"was that where you lived with him at the end?"
"yes."
"it looks nice."
"it was."
"do you wish you could have stayed there?"
"no."
"why not?"
"i could never have lived there without him. i would just have lain awake at night waiting for him to come home. i would have had to throw away all the eggs, because he was the only one who ate them, but i would have forgetten not to buy them. i would have forgetten that he didn't exist, all the time. i would have gotten angry because the light in the bathroom was turned off, because i used to get so annoyed with him for always leaving it on. i would have saved all his shoes, all his shirts, and i would have been angry with the spring and hated flowers when they appeared because they drowned out the last smells of him. i would have always laid the table for two on the balcony. i would have had to eat all the popcorn myself. i would never have been able to pick a film."
Dedesi Kırım Savaşına Katılmış: 1919’da İran’da doğuyor çünkü babası 20 sterlin maaşın yanı sıra Türk Kırım Harbi Madalyası ile dört tokalı Kırım Madalyası kazandı (21).
Bizim zamanımızda milyonlarca insan, kendilerine, hayatın daha özgür, daha dürüst, daha rahat, hep daha iyi olacağına dair bir söz verilmiş gibi davranıyordu. Kimin tarafından? Ne zaman? Reklamlar yalnızca aklımızda bu beklenti konumunu daha da mı sağlamlaştırıyordu (69)?
Çocuk bakımı Doris Lessing açısından önemli çünkü annesinin erkek çocuk istediğini ve kendisini sevmediğini öne sürüyor. Bu feminist yaklaşımını destekliyor olabilir.
Çocuk Bakım Farkı: Bu zamanlamaya uymanın amacı ve hedefi, bebeğin üç veya dört saatlik aralıklarla günde dört veya altı kere beslenmesini sağlamaktı. Aradaki süreçte bebek ağlamaya ve haykırmaya terk edilecekti. Aksi takdirde, bebeğin borusu ötecek, bebeğin sözü geçecek (93).
• Doğru zamandan önce meme isteyen bebekler ağlatılıyordu. Kimin sözünün geçtiğini öğrenmesi gerek (844)
• Hayır, o dönemde bugün arasındaki fark şiddet, hatta pornografi ve sadizm değil, çocukların himaye altına alınmaması, onlardan çok daha fazla şey beklenmesiydi. Annemle babamın bu senin için çok zor dediklerini hiç hatırlamıyorum (323).
• İngiliz aileleri çocuklarına sevgi gösterme yollarını öğretmezler. Manastırda hayatta kalma, yalnızlık, sürgün becerilerini öğreniyordum (433).
Erkek Kardeşi Daha Çok Seviliyor: Hatırladığım şeyler, sert bir şekilde saran eller, sabırsız kollar ve annemin tekrar tekrar kız istemediğini, erkek istediğini söyleyen sesi. Başından itibaren annemin küçük kardeşimi koşulsuz bir şekilde sevdiğini ve beni sevmediğini biliyordum (101).
Lessing’in babası çiftçilikten anlamayan aslında diplomatik katip filan gibi orta düzey memur olacak birisi ama Güney Afrika’da
“the mere fact that we no longer remember what we have done does not exempt us from moral responsibility for our acts. Experiences and acts continue to constitute our moral identity even after we have forgetten them.”