Aslında aşağılık kompleksi psikanalizde nadiren kullanılan teknik bir terimdir. Bizim için basir bir anlamk, kısaca açıklaması yoktur. " Bireysel psikologlar " olarak bilinen grubun yapmayı sevdiği gibi olası organik kusurların öz algısı olarak kelimenin kökenine inmek bize dar görüşlü bir hata gibi gelmektedir. Aşağılık hissinin deein eeotik kökleri vardır. Bir çocuk sevildiğini fark ederse kendini kötü hisseder, bir yetişkin için de aynı şey geçerlidir.
"Hiç şüphesiz kader, seni hastalığından kurtarmayı benden daha kolay yapacaktır. Ama, senin histerik acılarını ikimizin ortak bir umutsuzluğuna dönüştürebilirsem, bu işten kazançlı çıktığına sen de kendini inandırabileceksin."
Sigmund Freud
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Âşık olmak/sevmek insanın eksikliğini, varlığının etrafında kurulduğu o aşılamaz boşluğu/yokluğu, aynı, "ontolojik kusur"la malul olan ötekine göstermesi, ilan etmesidir.
"Seni seviyorum" demek, "Eksiğim ve sen tam da buna, benim bu halime hitap et, bendeki bu eksiği açığa çıkar, zaten bunu, eksikliğe ilişkin farklı deneyimin yüzünden sadece sen yapabilirsin" demektir.
Freud’un bilinç dışı kavramı, karanlık güçlerin hüküm sürdüğü kötü ve kaotik bir yapıdayken; Jung’un bilinç dışında, insanın gelişimini dostça destekleyen figürler öne çıkar.