Freud'a ve izinden giden psikanalistlere göre çocukluk, öncelikle, hatta sadece kayıpla tanışma dönemidir. Gelişimimiz dediğimiz şey kayıptan ne anlam çıkarıyorsak odur.
Sayfa 138·Kitabı okudu
İnsanların çoğu ondan hoşlandığı ya da hoşlandığına inandırıldığı için ondan hoşlanmış taklidi yapmam için hiçbir neden yok.
Sayfa 177 - Olympia Yayınları·Kitabı okuyor
İnsan ve Duygular
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Freud'a göre, yetişkin kişiliğinin tohumları çocuklukta atılır. Freud'un kuramında yetişkin kişiliğin altında yatan güdüler, çocukken davranışlarımızı yönlendiren dürtülerin bir yansımasıdır. Ancak Allport, çocukluk davranışlarının yetişkin davranışlarına benzemesine karşın, altlarında yatan dürtülerin aynı olmadığını söyler. Örneğin, anne ve babalarının kitap okuması konusunda ısrar ettiği çocuklar, yetişkin olduklarında iyi bir okuyucu olurlar; ancak bir insanın yetişkinliğinde kitap okumasının altında yatan nedenle, çocukluğunda kitap okumasının altında yatan neden aynı değildir. Bir amaca hizmet eden davranış ( anne babayı mutlu etme), işlevsel olarak otonomlaşmıştır. Yani, okuma artık kendi başına eğlenceli bir hale dönüşmüştür.
Sayfa 241·Kitabı okuyor
Ayna evresiyle, ötekiyle yabancılaştırıcı imgesel özdeşleşmem sayesinde tam kalbimizde açılan bir yarılmayla, biyolojik/organik varlığımla ilişkimde temel bir değişiklik ortaya çıkar. Keşke anlayabilmiş olsaydık ötekinin aslında kendimiz olduğunu dedirten bir yarılmadır bu.
Sayfa 113 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Psikoloji
Kendi ayna imgesiyle özdeşleşme, demek ki narsisistik bir özdeşleşmedir. Bu özdeşleşme sayesinde ve o düzeyde, kendimi bir bütünlük ve tamlık olarak bulduğum bir imgeyimdir artık. Ama aynı özdeşleşmeyle birlikte, kendimi kendimden ayıran bir bölünmeye/yarılmaya maruz kalırım. Öznenin imgesel kimliğinin kendinin dışında olması, "ben bir başkasıdır" uğrağıdır bu.
Sayfa 113 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Psikoloji
Toplumun hastalığı çok basittir...
Galileo çıkıp dünya güneşin etrafında dönmektedir dediğinde de deli demişlerdi çünkü. Kilise ayaklanmıştı. Nasıl olurdu bu? Dünya Tanrı'nın bir yansımasıydı çünkü. Olsa olsa güneş dünyanın etrafında dönebilirdi sadece. Darwin evrim teorisini ortaya attığında tüm dünya ayağa kalkmıştı. İnsan Tanrı'nın bir yansımasıydı. İnsanın da bir hayvan olduğunu iddia etmek kutsala başkaldırıştı. Bu yüzden Freud dışlandı, Hazreti İsa çarmıha gerildi, Gandhi öldürüldü, Hazreti Muhammed Taif'te taşlandı. Bu isimlerin tek ortak yanı, alışılmışın dışına çıkmalarıydı. Toplumlar öylesine yalan ağlarıyla kuşatılmıştı ki, alışılmışın dışında ortaya çıkan bir hakikat herkese tehlikeli görünmüştü. Toplumun hastalığı çok basittir. Yaşamdan ve kendilerinden bihaber olmaları.