"- Niye içinizde arıyorsunuz, saadeti dışınızda, hayatın kendisinde, insanlarla münasebette arayın. Eliyle müphem bir işaret yaptı. Bakın, dışarıda bütün dünya döğüşüyor.
- Hareketin sarhoşluğu. Fakat o da, emin olun, davet içimizden geldiği zaman güzeldir. Anlıyor musunuz, büyük olmak için güzel olmak şarttır. Ben eski bir dünyanın çocuğuyum, nereye baksam eski bir orman yeri gibi toprakta boğum boğum kenetlenmiş canlı kökler buluyorum. Kelimelerin benim için tek manaları yok. Hepsi bir yığın tezat içinde.
- O halde...
- O haldesi yok. Mademki ıstırap içimizdedir; çaresiz katlanacağız."
"Hakikatte ömrümüz bu cinsten bir yığın ölümlerle dolu idi. Ölmüş saatlerimiz, günlerimiz, senelerimiz olduğunu, yıllarca farkına varmadan bir hiçin sarraflığını yaptığımızı, yaşamadan yaşadığımızı kim inkar edebilirdi."