Elini cigara paketine götürmek istedi. Kelepçeleri de, ramazanın son günü olduğunu da unutmuştu. Birden öfkelendi. Kanun çavuşunun tombul yumrukları dizlerinde rahat, faydasız duruyordu: Bir gün gelecek, kelepçeleri benden çözüp bu bileklere geçirecekler. Yani biz geçireceğiz. Bu düşünce Kamil Bey'i hiç sevindirmedi. "Buna değil elbet... Bu emir kulu. Asıl harp Divanı Başkanı paşanın bileklerine..." Suratını astı. "Bir insandan sök, bir başka insana tak! Peki ne çıktı bundan? Kelepçe denilen pisliği büsbütün def etmeli. Dünyada böyle bir rezilliğin bir zamanlar kullanılmış olduğunu çocuklar hiç bilmesinler."