Fakat ruhunun derinlerinde bir sancı saklıydı: Olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz.
Buna nasıl tahammül ediyorlar? Her günü pes etmeden, umutsuzluğa kapılmadan, intihar etmeden, hatta siyaset tartışmaya devam ederek nasıl atlatıyorlar?
''Çünkü Catherine'le ilgili olmayan ne var ki? Onu bana hatırlatmayan ne var ki? Şu döşemeye baksam,taşların üzerinde onun yüzünü görüyorum.Her bulutta,her ağaçta o var.Geceleyin hava onunla dolu,her şeyde ondan bir pırıltı var; gündüzleri ise çevremde ondan başka bir şey yok,her yerde o! Rastladığım kadın ve erkek yüzleri,kendi yüz çizgilerim bile,bir benzeyiş içinde benimle eğleniyorlar.Bütün dünya korkunç anılarla dolu; nereye baksam onun yaşamış olduğunu ve benim onu yitirmiş olduğumu görüyorum!''