Yozo, etrafına sürekli kendini sevdirmeye çalışan, sürekli komiklikler yaparak insanları güldürmeye çalışan bir çocuktur ama iç dünyası çok farklıdır. Yozo kendini hiç sevmez iç dünyası kapkaranlıktır.
Başkalarıyla tartışamıyor, kendini savunamıyor ve kimseye hayır diyemiyor (tüm hayatı boyunca hayır diyemiyor).
İnsanlara güvenmiyor. Bu dünyada kendini pislik gibi görüyor. Alkolizm,kadın, uyuşturucu berbat bir hayat yaşıyor. Çoğu kez intihara kalkışıyor.
Otobiyografi olması insanı etkiliyor ve yazarın hayatıda kitapla uyuşuyor, yazar 4. intihar denemesinde hayatını kaybediyor. Yazar üstü kapalı bir şekilde hizmetkarlardan istismara uğradığını yazmış detayına girmemiş. (Aşağıda kitaptan alıntılar paylaşacağım siz ona göre yorumlarsınız)
Benim düşüncem bu istismardan sonra böyle bir insan oluyor mesela hayır diyemiyor onaylanmak istiyor, insan sevmiyor, evden uzakta olmak ona daha iyi hisettiriyor. Kitabın ileriki bölümünde karısı tecavüze uğradığında karısına o kadar üzülüyor ki saçlarım o gece ağarmaya başladı diyor. Burdada bence o çocukluğundaki acıyı bir daha yaşıyor. Bütün hayatı aslında o istismarla mahfoluyor. Bütün duygularını, hissettiklerini açıkça yazan yazarımız, buraya hiç değinmiyor sadece kitapta iki yerde üstünkörü geçiyor. Ben kitaptan etkilendim ama yazdığım gibi neden böyle bir insana dönüştüğünü anladığım için çok etkilendim.
Kitaptan etkilendiğim alıntılar
"Bir çocuğa böyle şeyler yapmanın, insanların işlediği suçlar arasında en alçakça olanlarından biri olduğunu düşünüyorum. Fakat ben gizlendim. Bazen bunda insana özgü "özel niteliklerden" birini daha keşfettiğimi düşünerek zayıf bir şekilde güldüm bile. Şayet bende gerçekleri söyleme huyu olsaydı anneme ve babama gidip utanç duymadan onlara bu suçları anlatır ve yardımlarını isterdim. Ancak ben