Haenni, Piyasa İslamı kavramını, İslam'ın burjuva sınıfı içinde şekillenen yeni yorum biçimlerine ve anlam kaymalarına dayanarak tanımlıyor. Bu kavram, İslam'ın ekonomik unsurlar ve şirket yönetimi anlayışıyla iç içe geçtiği bir dönüşümü gösteriyor. Geleneksel İslamcılık ve radikal akımlar hala baskın olsa da, "Piyasa İslamı" bunlardan farklı, alışılmışın dışında (atipik) bir oluşum olarak öne çıkıyor. Nitekim, modern Müslüman birey dini kimliğini geleneksel kalıplardan çıkararak, piyasa ve tüketim kültürü içinde yeniden şekillendiriyor. Müslüman kadın, artık örtünmenin klasik anlamından ziyade, lüks ve moda odaklı kıyafetlerle kendi iffetini ve kimliğini ifade edebiliyor. Aynı şekilde, İslami müzik de geleneksel cihadist veya ilahi tarzdan uzaklaşarak popüler müzik türleriyle (new age, pop, rap) hem ticari başarı hem de manevi yükseliş hedefleyebiliyor. Bu dönüşüm içinde yer alan yeni İslami aktörler için geleneksel İslamcılığın cihat, hilafet, şeriat ve İslami devlet gibi kavramları artık bir anlam taşımıyor. Eskiden İslamcılığın temelini oluşturan bu fikirler, hem eski nesil İslamcılar hem de yeni jenerasyon için güncelliğini yitirmiş durumda. Bunun yerine, bireysel manevi tatmin, ekonomik başarı ve modern kültürel değerlerle uyum içinde bir İslam anlayışı ön plana çıkıyor.
1990’ların ikinci yarısından itibaren yükselen Piyasa İslamı, dört temel etken etrafında şekilleniyor: İlk olarak, din artık militan bir ideoloji olmaktan çıkıp bireysel gelişim ve mutluluk ekseninde yorumlanmaya başlanmıştır. Büyük idealler yerine, tüketim kültürüyle barışık, kişisel başarı ve Batı’dan alınan bireysel gelişim tekniklerine dayalı bir anlayış öne çıkmıştır.
İkinci olarak, din ile ekonomi arasındaki etkileşim artmış, İslamcılığın siyasal yönü geri plana itilmiştir. Ekonomik başarı