Yaşar Kemalİnce Memed 2
Özeti:
Memed, Abdi ağayı öldürdükten sonra uzun süre dağlarda kalır. Ancak yorgun düşmüş, içecek su, yiyecek ekmek bulamaz hale gelmiştir. Vayvay köyünde Koca Osman'ın ona yardım edebileceği gelir aklına toparlanır ve hemen yola düşer. Koca Osman'ın yanına gelir. Koca Osman büyük bir mutlulukla karşılar Memed'i. Ancak Memed'in orada olduğunu köyün ağası olan Ali Safa Bey'in duymaması gerekmektedir. Bunun için köyden kimseye Memed'in orada olduğunu söylemezler. Köylülerden Zeynel, Ali Safa Bey'in adamıdır. Onun söylemesinden korkarlar.
Koca Osman dili ile söylemese de hareketleri ile çok mutlu olduğunu söyler. İçi içine sığmaz. Tam da bu sıralarda köyden Yobazoğlu'nun evini yakar Ali Safa Bey. Köyden yavaş yavaş göçler olmaya başlar. Yobazoğlu'nun bir de atı vardır. Tarla karşılığında Ali Safa Bey'den aldığı bir Arap atıdır. At, bir peri gibidir. At, o yangından kurtulur. Ali Safa Bey ise adamlarından Adem'i atı vurması için peşinden yollar. Ancak Adem bir türlü atı vuramaz. Koca Osman'ın hareketlerinden yakalanacağını anlayan Memed, köyden kaçar. Kendi köyüne gider. Kendi köyünde Abdi Ağadan sonra başa kardeşi olan Hamza Ağa geçmiştir. Hamza Ağa köylüye daha büyük zulümler etmektedir. Bu yüzden köylü Memed'den nefret eder. Memed'in en yakın arkadaşı olan Topal Ali de Hamza Ağa'nın en baş adamlarından olmuştur. Hürü Ana, Memed'in karnını doyurur, yanına azığını verir ve kaçmasına yardım eder. Ancak jandarmalar ile çatışmaya girmesini önleyemez. Topal Ali'nin yardımıyla oradan da kurtulur Memed.
Arif Saim Bey, milletvekilidir. Çukurova da bir çiftlik kurmak ister ve köylülerin topraklarını zorla ellerinden alır. Zamanında bir bey olan İdris Bey'in de topraklarını zorla elinden alan Arif Saim Bey yüzünden İdris, dağlara kaçarak eşkıya olmuştur. İlk hedefi
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039bin okunma
Yaşar Kemal “ İnce Memed 1 “ adlı kitabı adaletsiz bir ağaya baş kaldırmayı anlatıldığı güzel betimlemelerin olduğu sürükleyici bir eser…
Özeti;
Abdi Ağa Çukurova Dikenlidüzü’ndeki beş köyün ağasıdır. İnce Memed bu köylerden birinden, Değirmenoluk köyünden dul bir kadının oğludur. Abdi Ağa’nın dayağından ve onun tarlalarındaki çakır dikenlerden bıkan küçük Memed annesine de söylemeden komşu köye kaçar. Orada Koca Süleyman adlı iyi niyetli birine çoban durur. Anasını yalnız bıraktığına üzülüp ona haber gönderir. Bu haberi ağa da duyar. Gidip İnce Memed’i köye getirir. Onları cezalandırmak için ürünlerinin dörtte üçünü alır. Çok sıkıntı çekerler. Memed büyür, Hatçe’yi sever. Hatçe de onu sevmektedir. Ancak Abdi Ağa Hatçe’yi kendi kel yeğenine nişanlar. İnce Memed bir gün kasabaya gider ve kasabadaki insanların ne kadar rahat ve özgür olduğunu görür. Kasabadaki özgürlüğü gören İnce Memed Hatçe’yi kaçırıp kasabaya yerleşmeyi planlar. Bir gece Hatçe’yi alır ve kasabaya doğru kaçarlar. Abdi Ağa ve adamları onları bir mağarada kıstırır. Aralarında çatışma çıkar; Abdi Ağa yaralanır, yeğeni ölür. Adam öldürmüş olan İnce Memed jandarmaya teslim olmaz ve dağa çıkar. Hatçe’yi ise köye gönderir. Abdi Ağa yalancı şahit ayarlayarak Hatçe’yi hapse attırır. Mehmed’in anasını da döve döve öldürür.
Bir süre sonra köye gelen ince Memed anasının öldürüldüğünü, karısının hapse atıldığını öğrenir. Tekrar dağa çıkar, Deli Durdu çetesine katılır. Deli Durdu’nun vicdansız, kötü biri olduğunu görünce ondan ayrılır. Kendi gibi ondan ayrılanlarla bir çete kurar. Hatçe başka bir hapishaneye nakledilirken yolda aracın önünü keser ve Hatçe ile Iraz adındaki bir başka hükümlüyü kaçırır. Alidağı’ndaki bir mağaraya hep birlikte saklanırlar. Orda Hatçe Iraz’ın yardımıyla doğurur. Abdi Ağa, İnce Memed’den korkusuna
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma
Ahmet Mithat EfendiÇingene
Kitabın içerisinde, durumu iyi, görgülü ve kültürlü olan genç Şems Hikmet, kendi ve saygıdeğer arkadaşları ile beraber Kağıthane’ye eğlenceye giderler. Burada yiyip içen bu arkadaş grubunun yanına bir çingene topluluğu gelir ve ortam daha şenlikli bir hale bürünür. Çingeneler ile beraber çalıp söyleyerek eğlenirler. Çingene grubunun içerisinde yer alan Ziba adında genç kız Şems Hikmet Bey’in oldukça hoşuna gider. Kıza ertesi günde oraya gelmesini söyler. Ertesi gün Hikmet Bey, oraya gider ve o kızı bulur. Kıza eğitim vermek istediğini söyler. Kızın ailesinden izin aldıktan sonra Çingene kızı bir tanıdığının yalısına yerleştirilir. Şems Hikmet, bu yalıda bir sene boyunca kıza adabı muaşeret ve müzik dersleri verdirir. Bu esnada yakın çevre bu olayı duyar. Arkadaşları Ziba’nın bu değişimini görmüş ve onu böyle kabul etmişlerdir. Ancak Şems Hilmet’in annesi ve eniştesi bu durumu kabul etmezler. Özellikle eniştesi, Çingenelerin durumu üzerinde kültürel ve etnografik tartışmalara girerek istemediğini belirtir. Delikanlı, Ziba’yı çok sevmektedir, ancak ailesine de karşı gelmek istemez. Böyle kültürlü ve mal varlıklı bir adamın, Çingene kızını sevdiği kısa bir süre sonra tüm İstanbul’un diline dolanır. Şems Hikmet mahalle baskısının altında ezilir. Ziba ise tüm olanlardan habersiz eğitimini sürdürerek tam bir hanımefendi olmuştur. Şems Hikmet, tüm bu olanlardan sıkılmıştır. Bir gün annesinin söylediği bir söz sonucunda tartışırlar. Delikanlı, bu duruma çok üzülür. Annesinden duyduğu bu ağır sözleri kaldıramaz ve intihar mektubunu yazarak kendini bahçedeki kuyuya atar. Beyin atladığını göre konak çalışanları hemen çıkarırlar. Delikanlı henüz ölmemiştir, ancak kafasına aldığı darbeler sonucunda aklını kaybetmiştir. Geçmiş olsun dileği için eğitmeni ile yanına
ÇingeneAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,985 okunma
İlk kadın romancımız olan Fatma Aliye Hanım’nın yazmış olduğu Levâyih-i Hayat (Hayattan Sahneler) adlı eserde evlilik hakkında düşünceler yer alır mektuplaşmalar eşliğinde ilerler.
Bu eserinde, birbirleriyle mektuplaşan beş kadın aracılığıyla, dönem kadınlarının evlilik hakkında neler düşündüklerini beş ana hatta toplamış ve mektuplar vasıtasıyla bunları okuyucuya yansıtmıştır. Dolayısıyla eserdeki karakterlerin her birinin temsil ettiği önemli “evlilik fikirleri” vardır. Ayrıca, üçü evli diğer ikisi ise bekar olan bu kadınlar, medeni hâllerinin farklı olmasıyla, evlilik kurumuna daha geniş bir perspektiften bakmamıza olanak sağlar.
Hüseyin Rahmi Gürpınar “Mürebbiye”adlı eseri insanlara güvenilmeyeceğini ve namus bekçiliği yapanların en namusuz insanlar olduğunu gösteriyor.
ÖZET:
Memurluktan emekli olan Dehri Efendi, babasından kalma mirası ve kendisinin emekli maaşıyla konağında iyi bir hayat yaşar. Konakta kızı, kızının içgüveyisi olarak evde barınan kocası, okula giden oğlu, ilk karısının ölümünden sonra bir cariyesinden doğma iki küçük çocuğu, dışarıda kendini idare edemeyip sonunda ağabeyinin koltuğuna sığınmış kırk beşlik züppe kardeşi, kâhya kadın, hizmetçi, uşak, aşçı hep birlikte yaşamaktadırlar. Dehri Efendi, küçük çocuğunu eğitmek üzere konağına genç ve güzelce bir mürebbiye alır. Bu mürebbiye başından çok olay geçmiş, ahlaki çöküntüye uğramış bir bayandır. Mürebbiye konakta kendi çıkarı için birçok kişiyle(Şemi,Sadri Amca Bey) ilişki kurar. Mürebbiye Anjel herkesi kendine aşık edip idare etmeye başlamıştır. Mürebbiyeye karasevdalı olan Şemi, onun başkaları ile olan ilişkisini öğrenince çılgına döner. Bir gece yarısı onu biriyle yan yana yakalamak için odasına baskın düzenler. Anjel’in görüntüsü ve davranışlarından şüphelenen Şemi, dolabı açar ve dolapta Efendi babası Dehri Efendi’yi yakalar.
Kahramanlar; Anjel, Dehri Efendi, Şemi, Damat Sadri, Kambur amca, Hizmetçiler Eda ve diğerleri
MürebbiyeHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,2bin okunma