Demokrasi demagojiye açtır. Seçimle yürüyen sistemleri kolaylıkla etkileyebilen bir hastalıktır demagoji. Ama demagogları tanımak kolaydır. Bol bol el kol hareketi yaparlar; vaaz verir gibi konuşurlar; dinsel coşku çağrışımı yapan kelimeler kullanırlar; tanrı korkularını içtenliklerinin garantisi olarak gösterirler."
Evlilik sonrasında ise erkeğin babasının evinde yaşamak gelenektir. Çocuklar doğduğunda ve ailenin sürüsü arttığında genellikle kendi kendilerine yetecek hâle gelirler. Ama çocuklar evliliğe hazır oldukları zaman hanenin hay- vanlarının önemli bir yüzdesi başlık parası ve ileriye yönelik miras için harcanırdı. Her evlat kendisine sürüden ayrılan payı ve en genç oğlan en sonunda kendi payıyla beraber babasının hanesini miras olarak alır. Bu onun ebeveynleri için bir tür sosyal garanti gibi değerlendirilmelidir. Bu şekilde hanenin yaşlılarının otoritesi artar. Çünkü bir erkek yetişkin oğulları ile ailelerinin desteği ve iş gücüne güvenebilir. Hane döngüsü normalde erkek kardeş ve oğullarıyla şınırlıdır. Kardeşlerin ölümü grubun dağılmasına yol açar. Başka aileler ortaya çıkarak hayatlarına devam ederler.
İnsanların toplumsal yaşamında paranın geçerlilik ve egemenlik alanı daraltıldıkça, ücretsiz karşılanan ihtiyaçları, işçinin çalışmasından elde edilecek ürünün toplumsal fona aktarılan miktarını artırır. Bu toplumsal fonun arttırılması, komünizme ilerleyişin garantisi ve hızı açısından son derece önemlidir. Kitabın, sinemanın, tiyatronun paranın alanından çıkması, işçinin eski ücret düzeyinde ücret aldığı durumda elindeki para miktarını arttıracaktır. Bu para, giderek gereksiz bir para olacaktır. Öyleyse ücretlerin de düşmesi gerekir. Bu durumda işçinin aldığı ücret, onun refahının ölçüsü olmaktan çıkacaktır. Ücret ve kar geçmişin kategorileridir ve komünizme ilerleyen bir toplumda ölçü olarak kabul edilemezler.
Hiçbir zaman çok büyük arzularla istediğimiz şeylerin hoşlanacağımız şeyler olacağının garantisi yoktur.İstemek ve memnun kalmak, beyindeki iki farklı sistem tarafından ortaya çıkartılır ve bu sebepten istediğimiz şeyleri genelde sevmeyiz.