Bir yetimdir dedim ya gönlüm, Sustum, sustum ve sadece sustum...
Sonra, Büyüdüm, öyle diyorlar...
Sanki büyümek isteyen varmış..
Bi de ne garipmiş şu büyümek, Büyürken, insanları tanımak, Ya da tanıyamamak...
Garip işte, şu gönlüm eskisi gibi olamıyor,
Eksilen tarafımı telafi edemiyor...
Olmuyor işte,
Tüm sarılmalarım eksiktir benim
Bir an da döne döne, sonsuz bir girdabın içerisinde savrulmuş gibi olmuştum. Öldüm mü ben. Ben öldüm mü yani! Artık yok muyum? Mezarda mıyım yoksa! Allah'ım, bu içimden yükselen şey de ne? Dünyaya ait tüm duygularım; sevinçlerim, mutluluklarım, acılarım, korkularım, endişelerim birer ikişer benden kaçıyorlar sanki. Kocaman bir kapıdan girer gibiyim. Ölüm böyle bir şey miymiş? Yaşarken bizi korkuttukları, tüm yaşamımıza yön veren şey bu muymuş? İnsanın öldüğünü bilmesi ne garipmiş! Yaşarken, öldüğümüzü sandığımız anlarda ki korku ve dehşetten eser yok gerçeğinde. Aman Allah'ım! Ölmüşüm!..Bundanmış meğer bunca koşturmaca, ağlama ve feryatlar. Sevdiklerimin yanıma gelmesi... Nasıl da anlamadım? Anlamamam gerekiyordu belki de. Torunum geldiğinde olmasa da -ki bu tür delilikler yapar- oğlumun gelmesinden kesin anlamalıydım.İçim boşalıyor sanki. Boşaldıkça hafifliyorum. Yüzümde, huzurun gülümsemesi var, hissediyorum. Belirsizleşiyor hisler duygular firar ettikçe. Sadece düşünceler yerli yerinde.
Hayat ne garipmiş! Birkaç gün önce yanımda biri ağlasa gözünün yaşı sefasından dökülüyor zannederdim.Bugün kulağıma kahkahalar,matem sedası gibi geliyor!