Chase plastik bir bandı yaranın üzerinden aniden çekermiş gibi benden uzaklaştı. İlk adımıyla beni sıcaklığından mahrum etti ve o andan itibaren,artık Chase'le "ikimiz" diye bir şey kalmadı. Biz artık Chase ve Lilah'ydık.
Cenaze günü içmeye başlayan babam bir daha asla durmadı. Ölüm insanlara tuhaf şeyler yapabiliyordu. Hayatım boyunca hayran olduğum bir adamı,sokakta görsem yolumu değiştirebileceğim biri haline getirebiliyordu.
Son kitaptaki kahramanımız Pamuk Prensesin modern versiyonu yani Levana'nın üvey kızı Prenses Winter .Serinin her kitabında kızların her biri aşkı bulduğu gibi bu kitaptada Cress de tanıdığımız Sör Jacin Clay ve Winter arasındaki aşkı görüyoruz. Ben nedense iki karakterede bir türlü ısınamadım. Jacin çok değişik bir karakterdi. Aynı zamanda hem itici hemde çekiciydi. Winter a gelirsek,Aylı olmasına rağmen sihrini kullanmadığından dolayı saçma sapan halisülasyonlar görüyordu. Sihri kullanmamanın sonucu insanları bu şekilde etkiliyormuş. Ama sırf bu yüzden ve yüzündeki yara izlerine rağmen halk Winter ı çok seviyor. Bu kitapta Rampion Takımı tam anlamıyla mükemmeldi. Hepsi ayrı ayrı yerlere dağılmak zorunda kaldılarsa bile aynı anda aynı amaç için mücadele ettiler. Levanayı alt etme süreci ve halkı ayaklandırmak ne kadar uzun sürdüyse de Levanayı alt etmek bir o kadar kısa sürdü. Biraz aceleye gelmiş gibiydi o kısım ama yinede mükemmeldi. Scarlet ve Wolf,Cress kitabından beri ayrı kalmışlardı ve kavuşmalarına çok sevindim. Wolf resmen perişan halde,ruhsuz gibi dolaşıyordu etrafta. Aynı şekilde Kai ve Cinder da sürekli ayrı kalmak zorunda kaldılar. Favori çiftim Cress ve Thorne yine olağanüstüydü. Bu kadar zıt ama mükemmel bir çift daha görmedim. Sırf o ikisi için ayrı bir yorum yazabilirim. Kitap heyecanlı olduğu kadar komikti de. Özellikle İko ve alaycı konuşmalarının olduğu kısımları hep post-itledim. 800 sayfalık bir kitap olduğu için kesin uzun sürecek bitmesi diye korkmuştum ama yazarın kalemi ve akıcı anlatımı sayesinde nasıl bitti anlamadım bile. Winter ı okuduktan sonra yinede favorim değişmedi. Hala Cress serinin en sevdiğim,en heyecanlı kitabı olarak yerini koruyor. Sonlarına doğru duygulandığım yerler oldu. Hepsi mutlu sonuna ulaşsa da bir bedel ödeyerek oldu
Tam eşlilik. Sadakat. Gerçek aşk. Levana buna hiç şahit olamamıştı. Aşk ona çocukken anlatılan peri masallarındaydı. Ya da sarayda düzenlenen eğlencelerdeki piyeslerde. O kadar mutlu olmak nasıl bir şeydi kim bilir? Bir erkeğin sana öylesi bir sevgiyle bakması? Sırtında elini hissetmek? Bunca kalabalığın arasında birbirinize ait olduğunuzu belirten ufacık bir işaret.