"Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur."
Yahuda başını eğdi. Bir süre sonra sordu: 'Efendine ihanet etmen gerekseydi, eder miydin?' İsa uzun uzun düşündü. Sonunda, 'Hayır, yazık ki edemezdim. Bu yüzden Tanrı bana acıdı da, daha kolay ödevi verdi: çarmıha gerilmeyi.'
“İçimde, Kötü Olan’ın, insansı, insanöncesi, ta ilkten var olan, karanlık güçleri var; içimde Tanrı’nın, insansı, insanöncesi o nurlu güçleri de var; ruhumsa bu iki ordunun karşılaşıp çarpıştığı savaş alanı.”
“Elbette güvenirsin, Zebedi, Tanrı karnını tok, sırtını pek yaratmış, işlerini de tıkırında yürütüyor; elli balıkçı kölen var, işleri için yeterince kuvvet sağlayacak, açlıktan ölmelerini engelleyecek kadar besliyor onları, bu arada zatıaliniz sandığınızı, kilerinizi ve karnınızı tıka basa dolduruyorsunuz. Böyleyken, elinizi göğe kaldırıp ‘ Tanrı adildir, ona güveniyorum, ‘ diyorsun! Dünya güzel, dilerim hiç değişmesin! Geçen gün çarmıha gerilen Partizan’ın, bizi özgürlüğe kavuşturmak için niye mücadele ettiğini neden sormuyorsun; bir yıllık buğday ikmalini Tanrı’nın bir gecede ellerinden aldığı köylülere niçin sormuyorsun, sorsana onlara.”