"Geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım. Nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma ama sonunda yine kendimden nefret ederdim. Geceleri çok düşünmekten gündüzleri başım ağrırdı"
Geceleri gördüğümüz görüntülerin büyük çoğunluğu uyanıkken yaşadığımız deneyimlerin gerçekliğinden uzak, belirsiz düşünceler olabilir -çocukça simgeciliğiyle Freud buna karşı çıkmaktadır- yine de kavranılamaz ve olağandışı niteliği sıradan yorumlarla açıklanamayan, heyecanlandırıp rahatsız eden etkisi ile fiziksel yaşamdan hiç de daha az önemli sayılmayacak, ama bu yaşamdan aşılmaz bir engelle ayrılmış ruhsal varlık alanından anlık görüntüler olduklarını düşündüren çok sayıda düşük kalıyor geriye.
1.
gecenin karanlığında uzun adamlar
yanlış bir yağmurun iplerine dolaşmış
daha yanlış bir yalnızlığa doğru gidiyor
senin beklediğin gemiler hiç gelmeyecek
hiç gelmeyecek o uzun saçlı çocuk
hani geceleri dudaklarını boyayan
korkunç bir çetrefilliğin uçurumundaki
ne kimse onu bekliyor ne de o kimseyi
daha sonra kara trenler ışıksız trenler
uçuşur ateş böcekleri asker sigaraları
savaş henüz başlamamış eli kulağında
herkes kimi öldüreceğini tasarlıyor