Geceye, mermer levhanın altında nutuk söyleyen siyah ceketli adamların gözleriyle, geleceğin içinden, derinliklerinden bakıyordu. Her saniye, değerli ve kutsal, şimdiden geçmiş olarak karanlığın içinde akıp gidiyordu. Günün birinde bu gece geçmiş olacaktı, geçmiş ve zaferlerle dolu, Maldoror’un geceleri gibi, Rimbaud’nun geceleri gibi. Benim gecem.
“Şehzadem” der, “ne tefekkür edersin?”
Süleyman Paşa:
“Ayine ‘i deryada feth ü zafer müşahede ederim. Fikrim budur ki, bu deryayı öte geçem ve Rumeli’de vilayet açıp diyarı İslam eyleyem. Sizler bu babda nice tedbir edersiniz ki, dileğim yerin bula.”