Puan vermedi
Bu sefer Ursula K. Le Guin ablamız bize farklı maceraları uzun uzun anlatmak yerine sakin bir iyileşme hikayesi anlatmış. İyiki de öyle olmuş. Bana öyle geldi ki yazar seriye ara verdiği süre içinde kadın olmak üstüne uzun uzun düşünmüş. Kitapta gücü, gerçek gücü, güçsüzlüğü ve kadının sessiz gücünü anlatmış. Bazen de sessiz olmayan gücünü. Bir de bence Tenar, Ged kadar bu serinin ana kahramanı. Bütün kitap boyunca Ged’i bekleyip duruyoruz fakat hikayenin asıl kahramanı olan Tenar’ı farkında olmadan ciddiye almamış oluyoruz. Tıpkı hikayedeki diğer erkekler gibi.
TehanuUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20172,702 okunma
Puan vermedi
TEHANU.URSULA K.L.GUIN .23 NISAN 2020 MALATYA yerdeniz serisinin 4.kitabi TEHANU dil olarak diğer serilerine göre oldukça farklıydı. Konu olarak daha durağan fantastik öğelerin daha az kullanılması ve üstü kapalı diyaloglar sanki bir plani olmadan daldan dala atladığı olaylar ilk üç kitabındaki ritmi yakalayamadığı gibi oldukça bulanık da kalmış. Yanık yüzlü kız therru Tenarin koruması altında incitilmis, tecavüze uğramış bir ejdera kızıdır. Kadınların sosyal yasamdaki yerini her firsatta sorgulamayi kendine görev bilmiş Ursula k.l. guin bu konudaki hassasiyetini Therru nun içinde gizlediği o yakıcı ejderhanın gücüyle anlatırken " aa evet biz değerleyiz, güçsüz olduğumuz sürece " diyaloğu erkeklerin kadınlara bakış açısını ursulanin gözünden özetler. Ötelenmiş, örselenmiş therru ile onu koruması altına almış Tenar in sevgiyle iyileştirdiği Therru erkek olarak bir tek Ged den korkmaz çünkü ; GED Tenar için de Therru için de , Ursula için de bir erkekte bulunmasını ıstediği sevgi, şefkat kadına üstün değil eşit bir ruhtur.
TehanuUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20172,702 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Büyümek”
7/10
·192 syf.··
2026 5. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 01:43
“Söz sessizlikte, ışık karanlıkta, yaşam ölürken; bomboş gökyüzünde uçarken parlar atmaca,” Kitabımız, Yerdeniz takımadalarında yaşayan ve gerçek adı Duny olan, sonradan Ged adıyla tanınacak genç bir büyücünün hikâyesini anlatır. Olağanüstü yeteneklere sahip olan Ged, gençliğinin verdiği kibir ve hırsla kontrol edemediği bir büyü yapar ve dünyaya karanlık bir gölge salar. Gölge olarak betimlenen bu karanlık gücün de aslında Ged’in kendi içinde yarattığı bir imgelemden ibaret olduğunu anlıyoruz. Hikâye ilerledikçe Ged’in karşılaştığı en büyük tehlikenin dış dünyadan değil, kendi içinden kaynaklandığını görüyoruz. Bu yönüyle kitap, bir büyücünün macerasından çok bir karakterin olgunlaşma öyküsüdür. Aslında hikaye, yalnızca büyücülük öğrenme sürecini değil, Ged’in kendi hatalarıyla yüzleşmesini ve olgunlaşmasını konu alır. Yerdeniz Büyücüsü, her ne kadar Harry Potter havası verse de anlatılmak istenen çok farklı. Kitap, fantastik bir hikayeden çok bir insanın kendi hatalarının farkında olması gerektiğine ve insanın kendi ile olan içsel savaşında başkalarının değil sadece kendisinin öz çabasına ihtiyaç duyulduğuna odaklanıyor. Bu bağlamda monoton ve aksiyonu eh işte diyebileceğimiz bir okuma duygusu veriyor. Ama farklı ve ütopik bir orta dünya sunan bu eser, seri olmasının da verdiği coşkuyla Adalar diyarında neler olacağına dair merak bulutlarını üstümüzde gezdiriyor. Keyifli okumalar…
Düşünce
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 12. kitabı
Mirhicab Abdullayev - "Kənan və Aylin" Kitab çox sürətli oxunurdu, sanki yazıçı böyük bir hekayəni qısaldıb təqdim etmişdi bizə. Amma bu qədər qısa bir kitabda niyə bu qədər təkrar fikir var? Dəfələrlə eyni cümlələrin təkrarlanması süni şəkildə kitabın uzadılması deyil, bəs nədir? Tamam, kitab çox axıcı idi, amma niyə? Çünki hadisələr çox sürətli şəkildə baş verirdi. Yazıçı heç nəyi uzatmır, sanki kitab qısametrajlı film kimi kiçik-kiçik səhnələrdən ibarətdir. Hər səhnə bir-biri ilə bağlıdır, birini qaçırsan, hekayəni itirəcəksən. Obrazlara gah adları ilə, gah da "müəllim" deyə xitab edilməsi qəribə idi. Standart bir xitab tərzi seçilməli idi məncə. Bir obraz digər obraza bir səhifədə Kənan deyir, digər səhifədə Kənan müəllim deyir. Niyə? Əsas problemlərdən biri - təkrarçılıq. Birinci səhifədə oxuduğumuz bir şeyi növbəti səhifədə yenə oxuyuruq. Sizcə də bu yorucu deyil? Cümlələrin quruluşunda peşəkarlıq yoxdur, həvəskarcasına yazılmışdı sanki. Bədiilikdən söhbət belə gedə bilməzdi. Ard-arda gələn cümlələrin eyni sözlərlə bitməsi - vurulmuşdu, olmuşdu, yorulmuşdu, durmuşdu və s. hekayəni çox zəif göstərir. Kitabda çox gözəl fikirlər var idi, məntiqli və kamil düşüncələr. Və demək olar ki, bəzilərində yazıçı ilə həmfikir idim. Lakin üslub və tərz ədəbiyyatdan uzaq idi. Çünki yazıçı məişət, loru və ara söhbətləri ilə çatdırırdı bunları bizə. Deyilənlər ağıllı və mənalı olsa da belə, oxuduqca görürsən ki, cümlələrdə təbiilik əvəzinə sünilik üstünlük təşkil edir və bu da kitabın ciddiyyətini azaldır, səmimiyyətini itirir. O qədər loru dildə danışılır ki, sanki kitab oxumursan, məhəllədə kiminləsə qeybət edirsən. Amma yazıçının bir çox fikrini, təbliğ etmək istədiyini bəyəndim, fikirləri ilə həmfikirəm. Hər şeydən əlavə, mütaliə etmək mütləqdir ki, yazıçı da gəncləri
Kənan və AylinMirhicab Abdullayev · İmza Nəşrlər Evi · 20267 okunma
Kendi Karanlığını İsmiyle Sarıp Büyüyen Ruhun Kadim Sessizliği
10/10
·192 syf.··
2026 216. kitabı
Ursula K. Le Guin’in Yerdeniz Büyücüsü isimli o kadim ve zamansız başyapıtı, sadece ejderhaların uçtuğu, büyülerin yapıldığı fantastik bir dünya masalı değildir; insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesinin, büyümenin ve o ebedi dengenin peşinde savrulan bir ruhun derin, felsefi destanıdır. Kitap, bir çıraklık hikâyesi gibi görünse de, satır aralarından sızan o dingin hüzün, yalnızlık ve bilgece kabullenişle tam anlamıyla bir "kendini bilme ve gölgeyle barışma" romanıdır. ​Hikâyenin merkezinde, içindeki o muazzam gücün ve kibirli gençliğin esiri olan Ged (ya da çocukluk adıyla Çevik) yer alır. O, rüzgârları çağıran, kelimelerin gizli gücüne hükmetmek isteyen gururlu bir gençtir. Fakat bu ham güç ve sabırsızlık, onun büyük bir hata yapmasına; ölüler diyarından, dünyaya ait olmayan, isimsiz bir "gölgeyi" serbest bırakmasına yol açar. İşte romanın asıl manası ve o bahsettiğin bol hüznü bu andan itibaren başlar. Ged’in kaçışı, aslında kendi yarattığı o karanlıktan, kendi kibrinin ve korkularının somutlaşmış halinden kaçıştır. ​Le Guin’in kurduğu dünyanın felsefesi, Doğu’nun o kadim kadere teslimiyet ve denge (Taoizm) öğretisiyle yıkanmıştır. Büyü, bu romanda bir tahakküm aracı değil, evrenin o hassas dengesini koruma sorumluluğudur. Ged, Yerdeniz’in o uçsuz bucaksız, dalgalı ve yalnız denizlerinde teknesiyle tek başına yol alırken, taşranın sessizliğini, adaların yalnızlığını ve takımadaların üzerine çöken o puslu hüznü ciğerlerine çeker. O, gölgeyi yok etmek için dünyayı gezerken, aslında asıl savaşın dışarıda değil, kendi kalbinin o en karanlık dehlizlerinde verildiğini anlar. ​Yazarın üslubu, adeta bir mitolojiyi ya da eski bir halk şarkısını seslendirir gibi duru, ağırbaşlı ve şiirseldir. Kelimeler israf edilmez; her cümle, bir büyücünün asası gibi ağır ve manalıdır. Le
1000Kitap
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
10/10
·192 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 23:15
Kitap, Ged adlı genç bir büyücünün hayatını ve olgunlaşma sürecini anlatır. Ged, sahip olduğu büyük yetenek nedeniyle zaman zaman kendine fazla güvenir. Bir gün yaptığı büyük bir hata sonucunda karanlık bir gölgeyi dünyaya salıverir. Bundan sonra hem bu gölgeden kurtulmak hem de yaptığı yanlışın sonuçlarıyla yüzleşmek için zorlu bir yolculuğa çıkar. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken nokta, hikâyenin sadece büyü ve macera üzerine kurulmamasıdır. Yazar, Ged'in yaşadığı olaylar üzerinden insanın kendi hatalarıyla yüzleşmesini, korkularını yenmesini ve olgunlaşmasını anlatır. Bu yönüyle kitap düşündürücü bir eser hâline gelir. Yazarın dili sade ve akıcıdır. Yerdeniz dünyası oldukça ayrıntılı bir şekilde tasvir edilmiştir. Adalar, insanlar ve büyü sistemi gerçekçi bir şekilde anlatıldığı için okuyucu kendisini hikâyenin içinde hisseder. Olaylar bazı bölümlerde yavaş ilerlese de kitabın verdiği mesajlar hikâyeyi güçlü kılar. Kitabın en etkileyici yanı, Ged'in gölgeyle olan mücadelesidir. Bu gölge yalnızca bir düşman değil, aynı zamanda Ged'in korkularını ve hatalarını temsil eder. Bu nedenle hikâye, okuyucuya insanın en büyük mücadelesinin bazen kendisiyle olduğunu gösterir. Sonuç olarak Yerdeniz Büyücüsü, yalnızca bir büyücülük hikâyesi değil; kendini tanıma, sorumluluk alma ve hatalarla yüzleşme üzerine yazılmış etkileyici bir romandır. Fantastik edebiyatı seven ya da bu türle yeni tanışacak okuyucular için güzel ve düşündürücü bir kitaptır.
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma