“ Kurallar diyor ki bir general, bir adamından kendisinin yapmayacağı bir şeyi istemeyecektir. “
Kitap Alıntısı
POLIS MEMURU (Telâș ve heyecan içinde, komiserin odasına girer): Kapıda general kılığında bir deli var komiserim! KOMISER (Yerinden fırlar.): Eyvah! Akıl hastanesinden kaçıp da bir generali öldürmüş olmasın? Nereden anladın deli olduğunu? POLIS MEMURU: Ifadesini aldım da komiserim. KOMİSER: Ifadesinin neresinden anladın? Deli olduğunu itiraf mı etti? POLIS MEMURU: Tam tersine komiserim. Ben durumundan şüphelenip biraz sıkıştırınca, akıl hastası olduğunu inkâr etti. Bir dergide okumuştum komiserim: Akıl hastaları bir türlü kabul etmezlermiş hasta olduklarını. KOMISER: Adı neymiş? POLIS MEMURU: General Gustav Schlick olduğunu ileri sürüyor komiserim. KOMISER: Ifadesinin neresinden şüphelendin? POLİS MEMURU: Karısını öldürdüğünü söylüyordu. KOMISER: Bunda ne var şüphelenecek? POLİS MEMURU: Karısını yıllardır her gün öldürdüğünü söyledi komiserim. Cinayeti ikiye ayırdı: O kısmını pek anlamadım. Bazı işkencelerden de bahsetti. Bunları yapacak bir insana benzemiyor. Hele bir cümlesi çok garip: Austerlitz savaşı sırasında, hayalinde karısını âşığıyla birlikte yakalamış ve ikisini de kafasında kurşuna dizmiş. KOMISER: Kimin kafasında? POLIS MEMURU: Kendi kafasında efendim. Bu yüzden kafatasında iki delik olduğunu ileri sürdü; fakat ben ısrar edince delikleri göstermedi, evde unuttuğunu söyledi. KOMISER: Saçmalama. POLIS MEMURU: Kendisi saçmaladı komiserim. Bu sözlerine inanırsam, daha başka itiraflarda bulunacağını söyledi. Bu günlerde sözlerine inanacak yakın bir dost bulmakta güçlük çekiyormuş. İçimdekileri anlatabilecek birini bulsaydım, belki de bu cinayetleri işlemezdim, dedi. Yalnızlıktan bu duruma gelmiş.
Sayfa 283·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
M. Kemal’in General Harbord’a verdiği cevap
Bir ulus varlığını ve bağımsızlığını korumak için, düşünülebilen girişim ve özveriyi yaptıktan sonra mutlaka başarır. Ya başaramazsa demek, o ulusun ölmüş olduğu kararına varmak demektir. Öyle ise, ulus yaşadıkça ve özverili girişimlerini sürdürdükçe başarısızlık söz konusu olamaz.
Mustafa Kemal'in corinne'e gönderdiği on ikinci mektup
Siirt, 6 mart 1916 Aziz Madam, Bu defa hakiki dostluğumuzu hatırlatmak için ilk önce ben kalemi elime alıyorum. Batıdan doğuya kadar devam eden uzun ve yorucu bir yolda iki ay kadar seyahat ettikten sonra bir istirahat anı bulunabileceğine inanılır, değil mi? Fakat heyhat! Görülüyor ki, bu ancak ölümden sonra mümkün olacak. Fakat bu hayali rahata kavuşmak için Allahımızın cennetine gitmeye kolay kolay razı olacak değilim. Yarın başka bir seyahat istikametine gideceğim. Diyarıbekir'e gelen Nuri'ye beni, bugün bulunduğum Siirt'ten üç gün uzakta Miyafarkin'de bulmasını emrettim. Nihayet üç gün sonra birbirimizi göreceğiz ve eminim geçmiş günlerden ve bilhassa sizin aziz varlığınız sayesinde yaratılan iyi ve sevimli hatıralardan hararetle bahsedeceğiz. Bu satırları yazarken Doktor Hüseyin Bey yanımda, size ne yazdığımı soruyor ve bunların Matmazel Edith'e ait olacaklarını anlamakta ısrar ediyor. Çok memnun olsun diye, aziz Edith'in melekane tavırlarla fala baktığı tatlı anları hatırlamaklığınıza müsaade ediniz Valideniz hanımefendiye seçkin hürmetlerimi arz ederim. Doktor, Matmazel Edith için yazdığım cümleyi dinledikten sonra beni yalnız bırakı. Ben yalnızım, fakat her şeyi tasvirden acizim! Bu sayfanın geri kalan kısmını önümde bulunan bir kitaptan aldığım bazı sözlerle dolduruyorum: "Orduların hala devam eden mekanik hareketleri sona ermek üzereydi. Zira halkın hareketi sündüğü zaman askerler bulunmaz. Ruhların takati bittiği zaman generaller kendilerine gelemezler ve zaferler askerlerle, generallerle ve para ile birlikte sona erer..." Mignet. Son söz: "ya hiç doğmamış olmak veya hiç unutulmamak isterdim." Chateaubriand. M. Kemal Adres: General Mustafa Kemal Diyarıbekir.
Sayfa 58·Kitabı okudu
-kısacası, seni delice muzipliklere sürüklediğim için- yani, demek istediğim, bu yüzden benim kalpsiz ya da en azından kalp atışlarını duymamak için üzerine kalın bir soytarı kıyafeti geçiren su katılmamış bir maskara olduğumu düşünüyordun! - Duygusallığınla, gözyaşlarınla övünme dostum: çünkü bak işte, senin sık sık yaptığın gibi, ben de hüngür hüngür ağlıyorum, ama yaşını başını almış biri, yüreğini bir chambre garnie(Dayalı döşeli oda ) gibi gençlere açacaksa, her şeyin canı cehenneme!
Sayfa 214 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
1000Kitap
When abnormal general movements are followed by normal fidgety movements, recovery from brain lesions and a normal outcome are expected. When the fidgety movements are absent, however, cerebral palsy is very likely to occur.
Sayfa 105·Kitabı okuyor