Jan Agir

Jan Agir
@georgesperec
Nevermore...
İşsizlik sigortası ile evini geçindiren bir erkek akşam eve geldiğinde, karısı bir süre onu kendi haline bırakıp sigarasını ve çayını içmesini hoş karşılar. Erkekler sandalyelerinde otu­rup dünyanın halini düşünür ve yorum yaparlar.
Edebiyat
Reklam
Büyüklerin çocukların soru sormasından hoşlanmadığını biliyorum. Ama onlar her türlü soruyu bize sorup duruyor­lar: Okul nasıl? Uslu duruyor musun? Dualarını ezberledin mi? Biz kalkıp da onlara, dualarını okuyup okumadıklarını sorsak, kafamıza bir şey yeriz muhakkak.
Edebiyat
Leamy'de altı öğretmen var ve hepsinin de kayışları, ka­mışları ve dikenli sopaları var. Sopayla insanın omuzlarına ya da kıçına, bacaklarına ve özellikle avuçlarına vururlar. Okula geç kalırsan vururlar, gülersen vururlar, kalemin mürekkep akıtırsa vururlar, konuşursan vururlar, dersini bilmezsen vu­ rurlar. Tanrı'nın bu dünyayı neden yarattığını bilmezsen, Lime­ rick'in koruyucu Azizi'ni bilmezsen, Apostles Duası'nı ezbe­re okuyamazsan vururlar. On dokuzu kırk yediyle toplayıp birbirinden çıkartamazsan vururlar. İrlanda'nın otuz iki böl­ gesinin büyük şehirlerini ve ürünlerini bilmezsen, vururlar. Duvardaki mürekkep lekesi ve tükürük izlerinden geçilme­ yen haritada Bulg aristan'ın yerini gösteremezsen vururlar. Haritayı bu hale getiren yaramaz çocuklar okuldan sonsuza dek atılmıştır.
Edebiyat
Tanrı kendi oğlunu tanıyor mudur diye merak ediyorum sık sık
Edebiyat