İnsanın çok çalışması nedeniyle diğerinden daha fazlasına sahip olması gerçeği ona zarar vermemeli ve kendi hatası sebebiyle daha azına sahip olan kişiye yardım etmesine engel olmamalı. 
Toplumun bizi, onun yöntemine göre hayatı sürekli ölçüp biçmeye zorlayarak, yaşamı kendimizinkine göre düzenlemekten gitgide daha fazla aciz kıldığı çok doğru. Şüphesiz, bazılarımız için, kaybedilen zamanın en az (ya da başka bir anlamda en çok) pişmanlık duyduğumuz zaman olduğu gerçeği baki kalacak. Ancak bunlar istisnalar.
Ben rol yaparken neşeli bir şekilde yaşamaya devam ediyorum. Yoksa yaşama özgüvenine sahip insanları anlamam mümkün değil. İnsanlar bu acı gerçeği bana hemen söylemedi. En azından bunu biliyor olsaydım insanlardan bu kadar korkmaz ve umutsuzca bu oyunları oynamazdım.
Bizim idrakımız, gerçeği algılamamız, o kadar da gerçek değil.
Algılayabildiğimiz azıcık şeye eklemeler yaparak, kendimiz bir resim yapar ve sonra da bunun gerçek olduğuna inanırız.