8/10
·340 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Kitabın dili çok iyi, anlatım akıcı. Mizahi yönü de çok kuvvetli ve karakterlerin yaratımı başarılı. Gerçek birer insan gibi hissediyorsunuz onları. İki puanı bazı 2+2=4 eder şeklindeki kesin ve net ahlaki kıstasları beyin kirletecek şekilde bükmesinden kırdım. Tamam öznel anlatım tamam karakterler bozuk amaaaa…. Bu kadar da güzellemesi yapılamayacak bazı şeyler vardır. Yazar ileri gitmiş.
Margo'nun Paraya İhtiyacı VarRufi Thorpe · Domingo Yayınevi · 2025146 okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:19
Kitapta yer alan öyküler modern hikayeye çok yakın bir halde. Klasik öykülerlerde olduğu gibi giriş, gelişme, sonuç bu hikayelerde tercih edilmemiş. Olay örgüsü belirgin değildir. Gerçek ile kurmacının, hayalin iç içe geçtiğini görüyoruz.. Kitabın son sözünde Oktay Akbal‘dan yapılmış anekdot bize gösteriyor ki Sait Faik hikaye anlatmıyor, insanları dinliyor, onların duygularını içinde taşıyor.
Havuz BaşıSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20132,580 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·256 syf.··
2026 4122. kitabı
Okurken sürekli gülümsediğimi fark ettim. İlk bakışta kedilerle ilgili keyifli bir kitap gibi görünse de aslında çok daha fazlası. Kediler üzerinden kayıplarımızı, kırılganlıklarımızı, hastalıklarla ve hayatın kontrol edemediğimiz taraflarıyla nasıl baş etmeye çalıştığımızı anlatıyor. En sevdiğim yanı ise iyileşmeyi karmaşık reçetelere bağlamaması oldu. Bazen bir kedinin yanınıza gelip sessizce kıvrılması, mırıldanması ya da sadece sizinle aynı odada bulunması bile insanın içindeki gürültüyü azaltabiliyor. Kitap bunun hem bilimsel açıklamalarını veriyor hem de gerçek yaşam hikâyeleriyle hissettiriyor. Kediler bize öğüt vermez, sorunlarımızı çözmez, bizi değiştirmeye çalışmaz. Sadece var olurlar. Ama bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey de budur: Yargılanmadan yanında duran bir canlı. Okurken kendi kedili anılarımı, sakinleştiğim zamanları düşündüm. Kedilerin uyuyarak, oyun oynayarak, güneşin altında keyifle uzanarak aslında yaşamayı ne kadar iyi bildiklerini fark ettim. Bize de unutmaya başladığımız o basit şeyleri hatırlatıyorlar: anda kalmayı, dinlenmeyi ve nefes almayı. Hem bilimsel bilgiler hem de sıcacık hikâyeler içeren, kedileri sevenlerin ayrı bir keyifle okuyacağı, sevmeyenlerin bile kedilere farklı gözle bakmasını sağlayabilecek çok tatlı bir kitaptı. Benim için okuması huzur veren, sayfaları arasında mırıldayan bir kitap oldu.
Cat PowerUlrica Norberg · Koridor Yayıncılık · 202525 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 146. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:53
Selam kitap dostlarım Bugün sizlere Samet Karaveli'nin Adada Bir Sabah adlı hikâye kitabından bahsetmek istiyorum. Kitap, sekiz farklı hikâyeden oluşuyor ve hepsinin ortak noktası, insanı ve hayatı merkezine alması. Yazar; günlük yaşamın içinden karakterlerle bazen hüzünlü, bazen umut dolu, bazen de düşündüren olayları samimi bir dille anlatıyor. Okurken kendinizi bir adanın sakinliğinde buluyor, bir başka hikâyede yılların yükünü omuzlarında taşıyan insanların hayatlarına konuk oluyorsunuz. Kimi zaman özlem, kimi zaman mücadele, kimi zaman da hayata tutunma çabası satırlara yansıyor. Hikâyelerin en sevdiğim yanı ise abartıdan uzak, gerçek hayattan izler taşıması oldu. Yazar, insanın yaşadığı zorluklara rağmen yoluna devam edebilmesini, umut etmenin önemini ve hayatın küçük güzelliklerini fark etmeyi hatırlatıyor. Bunun yanında yalnızlık, gurbet, fedakârlık, aidiyet duygusu ve geçmişle kurduğumuz bağlar da hikâyelerin arasında kendine yer buluyor. Bazı hikâyeler yüzümde tebessüm bırakırken bazıları içimde hafif bir burukluk oluşturdu. Çünkü anlatılanlar kurgu olsa da hayatın içinden, hepimizin bir şekilde karşılaşabileceği ya da tanık olabileceği duygular taşıyor. Eğer hayatın içinden gelen, insanı yormadan okunan ama okuduktan sonra üzerinde düşündüren hikâyeleri seviyorsanız, Adada Bir Sabah güzel bir tercih olabilir.
Adada Bir SabahSamet Karaevli · Ceres Yayınları · 20262 okunma
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 178. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
"KRAL ŞAKİR LÖMPENCE MASALLARI" "Bir vardiya dört yoktu. Doğru ve yanlışın ayırt edilemediği yıllarda, Mirket adında bir bilim hayvanı yaşıyordu." "Ya bildiğimiz masallar aslında hiç de öyle olmasaydı?" sorusundan yola çıkan yazar, çocukluğumuzun ezberlenmiş hikâyelerini modern, sorgulayıcı ve muzip bir dille yeniden yorumluyor. Amaç ne eğitmek ne de ahlak dersi vermek; sadece eğlendirirken düşündürmek. Masallar denince genelde aklımıza ne gelir? Kurt tarafından yenilen kırmızı başlıklı masum bir kız? Cam terlikle prens avlayan bir külkedisi? Yoksa burnu uzadıkça uzayan yalancı bir çocuk mu? "Kurt geldi!" diye bağıran çobanı hepimiz biliriz. Ama ya bu çocuk aslında sadece önyargılı biriyse? Ya köylüler onu hiç ciddiye almadığı için o da "madem öyle, o zaman gerçekten yalan söyleyeyim" dediyse? Bu kitapta efsanevi yalancıya bambaşka bir pencereden bakıyoruz. Belki de asıl yalancılar başkalarıdır, kim bilir? Pinokyo'nun okulu asma ve maceradan kaçışını biliriz. Peki ya bu sefer gerçekten okula gitmek isteyen bir Pinokyo ile karşılaşırsanız? Burnu uzasın ya da uzamasın, bu tahta çocuğun tek bir hedefi var: sıraya oturup ders dinlemek! Ama tabii ki kader onun bu masum isteğine gülüyor ve işler hiç beklendiği gibi gitmiyor. Külkedisi bu masalda bir kurtarıcıya ihtiyaç duymuyor! Evet, yanlış duymadınız. Bu Külkedisi cam terliğini kaybetmiyor, prens bekleyen bir prenses değil. O kendi kendisinin kurtarıcısı! Cücelerle takılan, kendi sorunlarını kendi çözen ve kimsenin yardımına ihtiyaç duymayan bir Külkedisi. Prens arka planda kalsın, bu sefer işler değişiyor! · Mirket: Laboratuvarını korumaya çalışan, ama her seferinde kaos çıkaran bilim insanı. · Canan: Merakıyla yalan söylemezliği arasında kalmış, kendiyle çelişen bir karakter. · Keçi Necmi: Ne olduğu belirsiz, ama
Edebiyat
Kral Şakir Lömpence Masallar 2Varol Yaşaroğlu · Eksik Parça Çocuk · 20263 okunma
9/10
·155 syf.·
2026 9. kitabı
Viktor E. Frankl’ın İnsanın Anlam Arayışı adlı eseri, sadece bir psikoloji kitabı değil, insanın en ağır koşullar altında bile yaşama tutunma gücünü anlatan sarsıcı bir hayat dersidir. Frankl, Nazi toplama kamplarında yaşadığı acıları aktarırken insanın her şeyini kaybedebileceğini, fakat yaşadığı olaylara karşı takınacağı tavrı seçme özgürlüğünün elinden alınamayacağını savunur. Kitabın ilk bölümü, toplama kampındaki insanlık dışı şartları ve insanların bu koşullara nasıl psikolojik olarak uyum sağlamaya çalıştığını anlatır. Bu bölümün etkileyici tarafı, acıları abartılı bir dille değil, sakin ve gerçekçi bir anlatımla sunmasıdır. Bu durum okuyucunun olayların ağırlığını daha derinden hissetmesini sağlar. İkinci bölümde Frankl, geliştirdiği logoterapi yaklaşımını açıklar. Bu görüşe göre insanın temel motivasyonu haz veya güç arayışı değil, hayatında bir anlam bulma isteğidir. Frankl’a göre insan, anlamını bir işte, bir sevgide, bir sorumlulukta veya kaçınılmaz acılara karşı sergilediği duruşta bulabilir. Eserin en güçlü yanı, teorik bilgiyi yazarın bizzat yaşadığı gerçek deneyimlerle birleştirmesidir. Bu yüzden kitap, okuyucuya sadece bilgi vermekle kalmaz; kendi hayatını, seçimlerini ve değerlerini sorgulatan bir etki bırakır. Zaman zaman psikoloji terimleri nedeniyle bazı bölümler daha yoğun gelebilir, ancak kitabın verdiği mesaj bu zorluğu fazlasıyla karşılar. Sonuç olarak İnsanın Anlam Arayışı, insanın iç gücünü, dayanıklılığını ve yaşamın anlamını sorgulatan; her okuyucunun hayatının farklı dönemlerinde yeniden dönüp okuyabileceği değerli bir başyapıttır. En güçlü mesajı: “İnsanın elinden her şey alınabilir; ancak olaylar karşısındaki tavrını seçme özgürlüğü elinden alınamaz.”
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma