“ Benim kız kardeşim. Gerçek olamayacak kadar güzel, sarp kayalıklarda bir avuç topraktan fışkıran çiçeğe benzeyen kardeşim. Direnmeyi ondan öğrendim. Birbirimize benzemesek de ikimizin de bu dünyada varoluş sebebimiz aynı. Birbirimize ömür boyu arka çıkmak. “
Seçkinler düşüşleri esnasında insani duygular ve merhamet sergilerler fakat bu iyilik, bir zayıflık olmamak koşuluyla gerçeğe göre daha aldatıcıdır. Seneca, gerçek bir stoacı olmakla beraber büyük zenginliklere, muhteşem saraylara ve sayısız köleye sahipti. Rousseau’yu alkışlayan Fransız asilleri fermier'lerine nasıl para ödeteceklerini biliyorlardı ve gözde olan erdem sevgisi onları fahişelerle yapılan sefahate dalmaktan ve açlıktan nefesleri kokan köylülerden zorla para almaktan alıkoymamıştı. Bugün Fransa’da bir arazi sahibi, hububat ve büyükbaş hayvancılık vergileri sayesinde yurttaşlarından binlerce liret toplar. Yüz lireti veya birazcık daha fazlasını bir "Halk Üniversitesine" bağışlar, elindeki şişmiş cüzdanıyla bu şekilde vicdanını yatıştırır. Buna ek olarak da seçimlerde seçilmeyi umar. Lüksün ortasında zavallı ve muhtaçlar için merhametle hareket etmek, tatlılıkla vicdanı rahatlatır. Bugünün pek çok arazi sahibi, yarının sosyalistidir, dolayısıyla aynı anda iki yemlikten beslenmektedirler. Bu gelecek çok uzaktadır ve ne zaman geleceğini kimse bilemez. Bu süre içerisinde, birinin zenginliğinin tadını çıkarmak, eşitliği tartışmak, arkadaşlıklarda ve kamu hizmetlerinde ilerlemek, bazen para kazanmak için de iyi fırsatlar bulmak ve ödemeyi gelecek için verilen sözlerle yapmak güzeldir. Güvenilir bir malı uzun ve belirsiz bir dönem için imzalanmış senetle değiş tokuş yaparak kazanç elde etmekte her zaman fayda vardır.