8/10
·368 syf.··
2026 22. kitabı
Asalak Fenomen | Kitap Yorumu Feyza Soysal , küçüklüğünden beri doktor olmayı hayal eden, genç bir kızdır. Yıllar süren çabalarına rağmen dördüncü kez girdiği sınavda da istediği başarıyı elde edemeyince kendisini kaybeder. Yaşadığı hayal kırıklığıyla kameranın karşısına geçerek sistemi eleştirir. Üstelik o videoyla bir gecede ülke gündemine oturur. Milyonlarca destek mesajı alır. Tanımadığı bir adam, eğitimine sponsor olmak ister. Feyza için yeniden bir umut doğar. Fakat bu umut, beklenmedik bir hamleyle yerle bir olur. Zaman geçer... Feyza Soysal, eleştiri videolarıyla kitleleri peşinden sürükleyen, şımarık, sivri dilli bir fenomene dönüşür. Yeni hedefi ise alaycı bakışları ve küçümseyici sözleriyle onu görmezlikten gelen kalp ve damar cerrahı Merthan Özkan'dır. "UYARIYORUM, DAHA FAZLA HASTA OLMAMAK İÇİN MERTHAN ÖZKAN'DAN RANDEVU ALMAYIN." Yorumum; Kitabı severek okudum. Cıvıl cıvıl yaz kurgusu diyemem çünkü çok fazla üzüldüğüm sahne oldu. Feyza , kitapta en üzüldüğüm karakter oldu. Yıllarca emek verdiği hayalini babası yüzünden kaybediyor. Gerçekten çok yalnız bir karakterdi. Etrafı kalabalık olabilir. Sosyal biri olabilir ama içten içe o kadar yalnız ki...Tam Merthan ile aradığı huzuru buldum dedim yine mahvolduk. Ben Feyza'ya kızamıyorum. Evet fenomenlik onu şımarttı ama kıyamıyorum Aşkı için çabalayan tek kişiydi. Sevgisi bana okurken geçti. Tek isteğim ikinci kitapta kendi geleceği için çabalayıp Merthan'ın peşinden koşmaması... Merthan'a gelecek olursam; seni hiç ama hiç sevmedim. Resmen duygularımızla oynadın. Miraç ile yalnız kalınca Feyza hakkında düşünceleri, suçlu olmasına rağmen günler sonra Feyza ile konuşması, sürekli kırıcı laflar söylemesi derken asla ısınamadım. İkinci kitapta bu fikrim değişir mi bilmiyorum ama bu kitapta kesinlikle
Asalak FenomenMerve Güner · Lapis Kitap · 202666 okunma
9/10
·424 syf.··
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 17:35
Çok fazla şey yazmayacağım ama benim için favori kasaba romantizmi hatta kovboy serim net bu seridir. O kadar güzeller ki. Yani devamının bir an önce çevrilmesini bekliyorum. Gerçekten kusursuz denecek kadar güzeldi. Kendimi çok mutlu hissederek okudum. Yani bir arkadaştan aşka romantizmi ama ben de bu kadar hoşuma gideceğini beklemiyordum. Jessica o kadar güzel erkek karakterler yazıyor kiii.. En favori kovboyum sensin Wyatt
WyattJessica Peterson · Artemis Yayınları · 20269 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·314 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Merhaba. Çok güzel bir kitaptı. Çok akıcı, başını şöyle bir açıp bakmayagörün elinizden bırakamıyorsunuz. İlk kitabı evde durup duruyordu elime bir kere alıverince bu şekilde okudum. Çok farklı bir atmosferi var. Zaten bildiğiniz üzere konusundaki ana unsuru (büyü müyü okulu) sadece fantastik malzeme olarak kullanıyor. Kitap gerçekten sizi içine çekiyor. Bu kısmında o gizemi o kadar iyi hissettirmiş ki... Öğrenmeden duramıyorsunuz zaten. SPOİLER Şahsen Ginny'yi tahmin etmiştim ama oradan da Voldemort'un fırlaması çok sürpriz oldu. Tahmin edemezdim. Kitapta birkaç çatlak ya da açıklanmayan yer vardı(sanırım), örneğin Crabbe ve Goyle, tıkıldıkları dolaptan çıktıktan sonra kimseye hiçbir şey söylemiyorlar mı ya da Basilisk o yerde yüzyıllarca nereden yiyecek buldu? Sırlar odası yapıldığından beri sadece iki kez açılıp sadece bir kişiyi öldürdüyse oradaki kemikler nereden geldi?(Belki bu önceki sorunun cevabıdır gerçi) Ama bunlar önemli değil zaten asıl hikayeye pek bir etkileri de yok. Spoiler bitti. Şu sıralar malum tatil geldi sürükleyici bir kitap okumak istiyordum bağımlılık yaptı. Bu kitap birincisinden daha iyiydi gibi geldi, güzeldi ama Harry Potter'ı hala Yüzüklerin Efendisi'yle karşılaştıramam onun çok ayrı bir yeri var. Stephen King'in dediği gibi bunlar tamamen eğlencelik. Bir puanı büyük ölçüde çeviriden kırdım. Eğer çevirmen iyi olmasaydı bu serinin birkaç kitabını ona çevirttirmezlerdi biliyorum, kitabın çoğu yerinin çevirisi de iyiydi belki de yazarın dilinden dolayıdır. Genel olarak yalın ve basit bir dili var kolay okunuyor. Ama bazı cümlelerin ne demek istediğini hiç anlamadım, bir garipti, hatam varsa özür dilerim ama çeviriden kaynaklandığını düşünüyorum. Yanlış düsünuyorsam çevirmen beni affetsin.
Harry Potter ve Sırlar OdasıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201949,1bin okunma
Öyle anlar oldu ki ölmeyi özledik..
10/10
·336 syf.··
2026 66. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 16:19
Nadire Mater'in Mehmedin Kitabı'nda Güneydoğu'da askerlik yapan gençlerin yaşadıkları doğrudan kendi anlatımlarıyla aktarılıyor. Bence kitabın en güçlü yanı da bu. Araya giren yorumlar ya da yönlendirmeler yerine askerlerin kendi seslerini duyuyorsunuz. Bu da anlatılanları çok daha gerçek ve etkileyici kılıyor. Kitabı okumak benim için hiç kolay değildi. Sayfalar ilerledikçe çatışmalarda hayatını kaybeden askerleri, mayınlara basarak uzuvlarını kaybeden gençleri, gazi olarak yaşamına devam etmeye çalışan insanları ve yaşadıkları psikolojik yıkımı okumak gerçekten ağırdı. Bir yandan da çatışmaların ortasında yaşamaya çalışan bölge halkının yaşadıkları vardı. Köylerin boşaltılması, insanların sürekli korkuyla yaşaması, gündelik hayatın bile büyük bir mücadeleye dönüşmesi insanın içini burkuyor. Kitabı okurken sık sık durup düşündüm. Çünkü anlatılanlar kurgu değil, yaşanmış hayatlar. En çok etkilendiğim noktalardan biri, bu askerlerin çoğunun henüz çok genç yaşta bu deneyimleri yaşamış olmasıydı. Daha hayatlarının başındayken ölümle bu kadar iç içe kalmaları, arkadaşlarını kaybetmeleri ve yaşadıkları travmaları yıllar sonra bile aynı ağırlıkla anlatmaları beni derinden etkiledi. Bazılarının anlattıkları birkaç cümleden oluşuyor ama o birkaç cümlenin taşıdığı yük çok büyük. Özellikle kaybettikleri arkadaşlarını anlatırken hissettikleri çaresizlik ve suçluluk duygusu satırlara açıkça yansıyor. Kitap boyunca hiçbir tarafın acısının diğerinden daha önemsiz gösterilmediğini hissettim. Hem askerlerin hem de bölgede yaşayan sivillerin hayatlarının çatışmalardan nasıl etkilendiğini görmek, savaşın aslında herkesten bir şeyler götürdüğünü bir kez daha gösteriyor. Okurken sürekli aynı düşünce aklıma geldi. Savaş bittiğinde bile insanlar yaşadıklarıyla yaşamaya devam ediyor. Fiziksel
Anı
Mehmedin KitabıNadire Mater · Metis Yayınları · 2012105 okunma
Puan vermedi
“Hayat, siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir.” Bayıldığım bir söz. Hatta hayat mottom diyebilirim. Ne yazık ki iyi olacağına inanarak verdiğimiz kararlar bazen bizi hiç beklemediğimiz bir mutsuzluğun içine sürükleyebiliyor. Hayatımıza olumlu bir yön vermeye çalışırken, bir bakmışız 81 yaşında, yalnız ve mutsuz bir ihtiyar olarak ömrümüzün sonuna gelmişiz. Matt Haig, Gece Yarısı Kütüphanesi’nde kurduğu paralel evren fikrini bu kez farklı bir bakış açısıyla Gece Yarısı Treni’nde okurun karşısına çıkarıyor. Hayata veda eden Wilbur, sonsuzluğa ulaşmadan önce bir trenin vagonundan kendi yaşamını yeniden izliyor. Pişmanlıklar, başarısızlıklar, ölümler, acılar, yas, aşk ve dostluk… İnsana dair ne varsa sayfalar boyunca iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Yazar, bu hikâyeyle yaşamı boyunca kitaplar okumuş bir insanın başka hayatlara tanık olmasının, farklı dünyalara yolculuk etmesinin ve her hikâyenin insana yeni bir pencere açmasının önemini güçlü bir şekilde vurguluyor. Geçmişte verdiğimiz tek bir karar gerçekten bütün hayatımızı değiştirebilir mi? Elbette değiştirebilir. Peki, yaşanmış bir geçmişi düzeltmek mümkün mü? İşte bu roman tam da bu sorunun peşinden gidiyor. Bu kitap bana bir kez daha hatırlattı ki hayat, keşke’lerle değil, bugünkü seçimlerimizle şekilleniyor. Geçmişi değiştiremeyiz ama bugünü yaşayış biçimimiz, yarının hatırası olacaktır. “Ölmek bir an sürüyor ama yaşamayı öğrenebilmek için bir ömür harcıyorsun.”
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026377 okunma
Çocukluk
6/10
·175 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 17:03
Derin bir inceleme yapmayacağım. Çocukluk hayallerinin, basit bir şeyin hayal gücü ile benzersiz olmasının , gelişen kişilikler, yatkınlıklar... Kendi çocukluğumu da hatırladım. Bana göre bazı yerler uzatılmış ya da gerçekten çocuklukta böyleydi ve bana ,40 yaş, artık fazla geliyor. Bizdeki mahalle maçları örnek gösterilebilir kitaptaki konuya.
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Olympia Yayınları · 036,3bin okunma