7/10
·392 syf.··
2026 22. kitabı
Bir kadının geçmişiyle, kaybolan kız kardeşinin yarattığı boşlukla ve sırlarla dolu bir dünyaylala başladığımız hikayede, iz sürme sürecini ve karakterin içsel çatışmalarını daha ilk sayfalardan itibaren oldukça merak uyandırıcı bir atmosferle giriş yaparken,bir kardeşin yokluğunun bir hayatı nasıl şekillendirebileceğini okurken kitabın, bildiğimiz o hızlı ve aksiyon dolu gerilimlerden farklı olduğunu gördüm.. Yazar, kayıp hikayesini çözerken acele etmiyor; aksine her bir ipucunu, karakterlerin geçmişini ve psikolojik analizlerini adeta iğne oyası gibi işliyor fakat bu durum kitabın temposunu beklentimin aksine oldukça yavaşlatan bir unsura dönüştü:(( Detayların ve karakter analizlerinin yoğunluğu, gizemin heyecanını biraz gölgede bırakarak hikayenin adımlarını fazlasıyla ağırlaştırıyor. Olay örgüsünün bu sakin ilerleyişi, daha tempolu bir akış aradığım için olsa gerek sayfaları çevirirken beni biraz zorladı diyebilirim:)) ​ ​ Kayıp Kardeş, ters köşelerle savrulacağınız bir macera değil, sindirerek okunması gereken, karakter odaklı bir psikolojik dram diyebilirim. Hikayenin dramatik yapısı ve kız kardeşlik bağının getirdiği o hüzünlü gizem oldukça başarılı işlenmiş yinede. Eğer yüksek aksiyonlu bir polisiye yerine, insan psikolojisine ve karakterlerin iç dünyasına odaklanan sakin, puslu bir arayış hikayesi okumak isterseniz, doğru zamanda elinize aldığınızda sizi etkilemeyi başaracak bir kurgu diyebilirim..
Kayıp KardeşClaire Kendal · The Roman · 202062 okunma
İman etmek cesur adamların işidir.
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
Mehmet Salim Öztoksoy’un, İslamiyet’i kabul etme sürecinde yaşadığı tecrübelerden ve hatıralardan oluşan bu eser, yazarın kendi anlatılarına dayanmaktadır. Müslüman bir ülkede, sözde Müslüman bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Öztoksoy, tamamen Batı kültürüyle yetişmiştir. Türkiye’deki Batı hayranı pek çok insan gibi, İslam’a karşı önyargılı bir tavır benimsemiş; onu araştırmayı dahi gerekli görmemiştir. Ancak bir gün, mürtet olmuş eski bir müftünün (Turan Dursun) İslamiyet’i çürüttüğüne dair duyduğu bilgiler üzerine, İslam aleyhine kaleme alınmış bir kitabını okumaya karar verir. Başlangıçta amacı, İslamiyet’in yanlışlığını öğrenmek ve çevresini de bu düşünceden uzaklaştırmaktır. Fakat okudukça, eserde yer alan iddiaların ve iftiraların boyutunun tahmin ettiğinden çok daha ileri seviyede olduğunu fark eder. İslam’a karşı son derece olumsuz duygular besleyen Öztoksoy bile, yazılanların önemli bir kısmının gerçekle bağdaşmadığını kısa sürede anlar. Bununla birlikte, kitapta yer alan bir iddia özellikle dikkatini çeker: Kur’an’ın kendi ayetleriyle çeliştiği ve bu nedenle tutarsız olduğu ileri sürülmektedir. Yazar, bu iddiasını sure ve ayet numaralarıyla desteklemeye çalışmaktadır. Kur’an’a uzun yıllar boyunca mesafeli duran Öztoksoy, ailesini İslamiyet gibi bir düşünceden uzaklaştırmak amacıyla söz konusu ayetleri bizzat incelemeye karar verir. Ancak yaptığı araştırma sonucunda, adı geçen yazarın açıkça çarpıtma ve iftiraya başvurduğunu görür. Daha da dikkat çekici olan ise, bu yazarı referans gösteren pek çok kişinin, Kur’an’da gerçekten böyle bir ifade olup olmadığını araştırma ihtiyacı dahi duymamasıdır. Bu durumun farkına varan Öztoksoy, kendi ifadesiyle, sorgulamadan başkalarının düşüncelerini tekrar edenlerden biri olmak istemez ve okumaya, araştırmaya
1000Kitap
"Ol" Dedi OldumMehmet Salim Öztoksoy · Tin Yayınları · 2025172 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
kendime not
Puan vermedi·83 syf.·
2026 1. kitabı
satrancı bilmeye ve sevmeye gerek yok okumak için… eski veya yeni üstesinden gelemediğimiz travmalarımızın etkisiyle, yönetemediğiz stresinizin kararlarımızı ne kadar etkilediğini düşmanımıza zayıf tarafımızı gösterdiğimizde nasıl yenik düştüğümüzü gösteren harika bir psikolojik kitap
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma
İnceden inceye politik bir kurgu
10/10
·556 syf.··
2026 1. kitabı
İnsan aç kalınca ahlak tartışması bitiyor. İnsan evinden edilince umut bir duygu değil, hayatta kalma meselesi oluyor. Gazap Üzümleri romanında Joad ailesi yola çıkarken sadece iş aramıyor. İnsanlık da arıyor adeta. Ama sistem onlara şunu söylüyor; Açsan senin suçun. Yoksulsan tembelsin. Çok tanıdık değil mi? Zenginlik çalışmanın ödülü değil, başkalarının çaresizliği üzerine kurulmuş bir düzen. Bu belki size politik bir cümle gibi geliyor olabilir. Ama bu ekmek kadar somut, yaşam kadar gerçek. Ve evet… bu politiktir. Çocuklar aç. Anne süt veremiyor. Tarlada ürün var ama satılmıyor diye yakılıyor. Neden yakılıyor biliyor musunuz? Fiyat düşmesin diye... Steinbeck Gazap Üzümleri'nde şunu anlatmıyor sadece “Yoksullar çok zor durumda.” kesinlikle daha sertini anlatıyor. Yoksulların zor durumda olması gerek bu düzen için. Çünkü sistemin devamı, birilerinin çaresizliğine bağlı. Bu romanı okuyunca geçmişi değil bugünü de okudum sanki.
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma
Kaçırmayın muhakkak okuyun
Puan vermedi·404 syf.··
2026 17. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 08:28
Savaşa olan bakışımı o kadar çok etkilemedi. İnsanoğlunun savaş olmadan bile düşebileceğini okuduğum/ gördüğüm için o alanda çok büyük değişiklik olmadı. Ancak Rus insanı Türklere benzer derlerdi bu kadar olduğunu bilmezdim. Çoğu anıyı dinlerken gözlerim doldu. Kahramanlık, cesaret ve fedakarlık hikayelerini dinlerken sanki kurtuluş savaşını dinliyorum zannettim. Çarpıcı o kadar hikaye var ki hangisini not alacağımı hangisini insanlara anlatacağımi şaşırdım. Sık sık da devletlere ve yöneticilere kızdım. Bu insanciklarin devletlerden çektiği nedir arkadaş. 20 milyon insan sadece Ruslar kayıp vermiş. Kadınlar ve askerlik konusu da çok çarpıcı idi. Gerek toplumun gerek askerlik kurumunun kadına anneye, kız çocuğuna konu asker olmak olunca bakış açısı ne kadar farklılaşabiliyor. Savaşta çeşitli şekillerde görev alan kadınların asker dönüşü yaşadığı travmalar çok iyi resmedilmiş. Üzerinde çok çalışılası bir konu özellikle. Bir paragraf da 20. yy açmak lazım. Avrupa için karanlık çağ orta çağ olarak geçer ama sadece Rusya da bu yaşananlar dahi gerçek karanlık çağın 20. yy olduğunu gözler önüne seriyor. Savaş çığırtkanlarina okutmak anlatmak lazım. Hollacoust ile bu kadar film olup Rusya'nın Hitler karşısındaki direniş/savaş/ açlık/ölüm/tükenişi hakkında onun yarısı kadar çalışma olmaması içler acısı. Ne lobiymiş arkadaş. En azından bu ablamiz bir nebze sessizlerin sesi olmuş. ABD yi ikinci Dünya Savaşı'nın kahramanı bitiricisi olarak görüyorduk hep ama bir de hikayeyi Ruslardan dinlemek lazım. Uzun lafın kısası çok farklı gözlemlerin yapılabileceği harika bir kitap yaşı yeten herkes okusa keşke.
Kadın Yok Savaşın YüzündeSvetlana Aleksiyeviç · Kafka Yayınları · 20161,320 okunma
4/10
·416 syf.·
2026 110. kitabı
Kitabı ikinci okuyuşum, ilk çıktığı zaman orijinalden okumuştum ve yarısından sonrası benim için sınıfta kalmış bir kitap olmasına rağmen ortalama bulmuştum. Şimdi çeviri haliyle yeniden okumak istedim ve kaçırdığım bazı şeyleri yakaladım. Ki bu da sevdiğim anlamına gelmiyor maalesef daha da kötü buldum. Kendi turu içerisinde kitabı kesinlikle yargılıyor bu açıdan baktığımda da bir çok şey çok yarım ve eksik kalmış yani kitap iki karakterin arasındaki o çekime o duyguya yönelmiş bu arada da askeri olaylara çok güzel vermiş ama gerçekten çok eksik. Kitabın sadece askeri kısmını beğendim çünkü çok gerçekçi ve gerçekten dahil oldukları o ölüm gruplarına dair gayet güzel ve gerçekçi işlenmiş gerçekten ölüm görevine gidiyorlar gerçekten hiçbir acımaları yok bu açıdan baktığımızda evet yazar bunu güzel işlemiş ama karakterler arasındaki o duyguya geldiğimizde hem bu ölüm gruplarına dahil olan kişilerin artık duygusuz olduğunu belirtmek isterken birbirlerine olan karşı çekimlerinden dolayı da bir şeyler oluyor gibi görünüyor ama yani bazı şeyler gerçekten çok gereksizdi ne gerek vardı buna yani Bunny‘nin Eren’le yaşadıkları ne manaydı yani böyle bir şeyin gereği var mıydı? Sonrasında bonusla olanlar bence çok absürttü çok yarımdı ve kesinlikle kitabın sonu patlakdan ibaretti yani ne yazacağını bilememiş yazar zaman atlaması yapmış ve her şeyi bir anda bitirmiş ama oraya geldiği noktada çok saçmaydı yani kadın halinden memnundu onunla da olurdu onsuz da olurdu çok eksik kalmış. Çok güzel pazarlanmış bir kitap çizimler gerçekten çok güzel ama bu reklamın ve bu balonun hakkını vermiyor okuduğunuzla balon çok hızlı sönüyor.
1000Kitap
Beni Geride BırakK. M. Moronova · Pukka Yayınları · 2025491 okunma