Acınız, idrakinizi kaplayan kabuğun kırılmasıdır.
Nasıl ki bir meyve tohumu çatlatır kendini, kalbi güneşle buluşsun diye, sizler de tanımak zorundasınız acıyı.
Ve yüreğinizi yaşamınızın gündelik mucizeleri karşısında merak içinde tutabilseydiniz eğer, acınız da sevinciniz kadar mükemmel görünürdü.
Ve yüreğinizin mevsimlerini de tarlalarınızın üzerinden geçip giden mevsimler gibi kabul ederdiniz.
Kederinizin kış mevsimine dinginlikle bakardınız.
Acılarınızın çoğu kendi tercihinizdir…
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Konuşmasında, o sıralarda çevresinde konuşulan ve o zamanlar olduğu gibi şimdi de bilimsel bilgeliğin son sözü olarak kabul edilen her şey vardı. Soyaçekim de vardı, doğuştan suçluluk da, Lombroso da, Tarde da, evrim de, var olma savaşımı da, hipnotizma da, telkin de, Charcot ve dekadanlık da vardı.
Öz saygıyı geri kazanmak beyin sağlığına iyi gelir. Olumlu düşünmeyi ve önemsiz endişeleri görmezden gelmeyi sağlar. Kişi, başkalarının duygularından kolayca etkilenmez ve kendi muhakeme yeteneğini kaybetmez. Ancak bunun tersi de doğrudur; sağlıklı bir beyin, daha sağlıklı bir öz saygının önünü açar. Beyin sağlığını geri kazanmak için akılda tutulması gereken iki şey vardır:
Birincisi, beyin fiziksebir organdır. Sadece sağlıklı bir beyne sahip olmayı düşünmek, sadece dilemekle kolarınızda kasların belirmesini ummak gibidir, Zihin kontrolü de gereklidir ancak gerçek kaslar oluşturmak için ağırlık kaldırmanız gerekir. Harekete geçmek önemlidir.
İkincisi, beyin sağlığını iyileştirmek için gösterilen çabalarla bunların sonucları arasındaki ayrım her zaman net değildir. Bu nedenle, öz saygısını geri kazanmış bir insan gibi davranırsanız, beynin de sağlığı artar ve öz saygıyı geri kazanır.