Fikrim
5/10
·480 syf.··
2026 5. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:21
Dili akıcı bir roman olmasına rağmen sanki çok iyi bir noktaya eremeden tekrar sönen bir hikayesi var gibi. Potansiyeli çok olan ,ama bana çok da tesiri geçmeyen bir kitap oldu. Yine de okuması zorlamadığı için keyifli.
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:15
İmkânsızın Şarkısı benim için olayların peşinden sürüklendiğim bir kitap olmadı. Hatta dürüst olmak gerekirse, kitabı “acaba sonra ne olacak?” diye değil, karakterleri izlemek için okudum. Murakami’nin en sevdiğim yanı da bu zaten. Bir karakterin ne dinlediğini, ne okuduğunu, odasında ne olduğunu, hatta bazen nasıl oturduğunu bile anlatıyor. Bazı okurlar için gereksiz olabilecek bu detaylar benim zihnimde kocaman bir dünya kuruyor. O dünya kurulunca da karakterler sadece isim olmaktan çıkıyor, gerçek insanlara dönüşüyor. Bu kitapta da aynen öyle oldu. Toru’yla kilometrelerce yürüdüm ama itiraf etmeliyim ki kendisiyle çok da anlaşamadık Sürekli geçmişte yaşayan, her şeyi fazla düşünen, kendini mutsuz edeceğini bile bile o duyguların içinde kalan insanlara karşı sabrım pek yok Bir noktada “Tamam kardeşim, anladık üzgünsün ama biraz da yaşa artık.” deme isteği uyandırdı bende. Naoko’ya üzülmemek elde değil ama daha ilk sayfalardan onun hikayesinin çok zor bir yere gideceğini hissettim. Onunla ilgili hissettiğim şey sevgi değil, daha çok endişeydi. Sanki yanında otursam sürekli yanlış bir şey söylemekten korkacaktım. Camdan yapılmış gibi hissettirdi bana. Reiko’yu merak ederek okudum ama ona da çok yaklaşamadım. Hikayesini ilgiyle dinledim ama duygusal olarak yanına oturamadım diyebilirim. Sonra Midori geldi. Ve kitap benim için başka bir yere geçti. Midori bana göre romanın en gerçek karakteriydi. Çılgın, komik, dürüst, bazen saçma, bazen kırılgan… Ama hepsinden önemlisi yaşayan bir karakterdi. Ailesini kaybetmiş, yalnız kalmış ama yine de hayata küsmemişti. Onun içinde sürekli bir sevgi açlığı vardı ama bunu acındırarak değil, yaşamaya devam ederek gösteriyordu. Belki de bu yüzden kitap boyunca en çok ona bağlandım Karakterlerin derinliği, müzikler, kitaplar
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·344 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:01
İslam öncesi geleneklerimiz; Şamanlık, Kamlık hakkında giriş bilgiler içeren akıcı, dili ile okuru yormayan güzel yarı macera ve merak uyandırıcı roman. Olay örgüsü, konuların birbirine bağlanmaları iyi tasarlanmış fakat bu bağlantıları kurmak biraz okura bırakılsa bence daha aydınlatıcı olabilirdi tabii o bağlantıyı kurabilecek olan okular için. Karakterlerin içsel kırgınlıklarını illaki telefon zil seslerinden anlamamız gerekli miydi? Ve bu zil sesi şarkıların her defasında uzun uzun yazılması şart mıydı? Tek seferde anlamıştır bir çok okuyucu diye düşündüm. Savaş gibi sevgiye ve bilgiye cahil bir karakterin Defne ile yunus bağlantısını çözmesi garip geldi. Sosyal becerisi sınırlı bir karakter bunu nasıl yapabildi? Defne Kaman'ın nasıl saklandığı konusu doğaüstü konulardan biriydi, Umay Nineye rüyada gösterilenler gibi ama Şamanlıkda doğaüstü durumlar var mı bilmiyorum. Yoksa bile tabii ki romanda merak uyandırıcı unsurlara gerek var. Bir araştırma konusuna sahip oldum ve bence çok güzel. Teşekkürler
Edebiyat
SuBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20196,2bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 84. kitabı
Dört kitaplık serinin önsözü niteliği taşıyan bir kitap da diyebiliriz. Yazarın kendisiyle yaptığı iç çatışmaları Tanrı ile sohbet ediyormuş gibi yansıtması ve tanrı ile insan arasında nasıl bir ilişki olduğunu görüyoruz kitap boyunca. Okurken sorgulanması gereken ne kadar fazla olgunun olduğunu da görmekteyiz. Tanrı ya da yaratıcının kuranda belirttiği “Onu düzenleyip içine ruhumda üfledim” ayetine dolaylı olarak bir çok kereler vurguda bulunuyor. Beni başka yerde arama, ben sendeyim , sen de bendesin. Hallacı Mansur’un canıyla ödediği Enel Hak düşüncesi kitapta kendini sıklıkla gösteriyor. Kitap boyunca bireyin ben merkezci bir kişilik taşıması gerektiğine vurgu yapıyor. Önce kendini kurtaracaksın, kendisini kurtaran insan tüm dünyayı kurtarır. İnsanların başına gelen her şeyden kişinin kendisi sorumludur. Neyi düşünüp, neyi çağırırsan başına gelecek olan yine o olacaktır, vurgusuyla Tanrı bütün sorumluluğu insanın üzerine yıkmaktadır. Cennet, cehennem, siyaset, ekonomi, cinsellik ve başka konular ile ilgili yorumlarla karşılaşmaktayız kitap boyunca. Kitabın sonun da serinin diğer kitaplarının içeriğiyle ilgili bilgilere veriyor.
Tanrı İle Sohbet 1: Alışılmadık Bir DiyalogNeale Donald Walsch · Ötesi Yayıncılık · 20191,421 okunma
“Bir Paltoyla Gelen Değişim”
Puan vermedi·56 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 07:47
Nikolay Gogol’un “Palto” adlı hikâyesi benim için hem sade hem de biraz iç burkan bir hikâye oldu. Hikâyede Akakiy Akakiyeviç adında, çok kendi halinde ve sessiz bir adam var. İnsanlar tarafından pek fark edilmiyor, hatta çoğu zaman yok sayılıyor. O da buna alışmış, kendi dünyasında işini yapıp hayatını sürdürüyor. Bir süre sonra eski paltosu iyice kullanılamaz hale geliyor. Yeni bir palto yaptırmak onun için basit bir ihtiyaçtan çok, hayata tutunma sebebi gibi oluyor. Çünkü o palto sadece bir kıyafet değil; biraz değer görmek, biraz da “varım” diyebilmek gibi bir şey oluyor onun için. Uzun uğraşlardan sonra yeni paltosunu yaptırıyor ve onu giydiğinde ilk defa insanlar ona farklı davranıyor. Sanki o da önemli biriymiş gibi hissediyor. Bu durum onu çok mutlu ediyor ama bu mutluluk çok uzun sürmüyor. Bir gün paltosu çalınıyor. Ve bundan sonra hayatı tamamen değişiyor. Kimse onu ciddiye almıyor, yardım etmiyor ve o da yavaş yavaş içine kapanıp hastalanıyor ve ölüyor. Bana göre bu hikâye şunu anlatıyor: İnsan bazen sadece görünüşüyle bile değerlendirilebiliyor. Oysa bir palto ya da dış görünüş değil, insanın kendisi önemli olmalı. Kısacası “Palto”, çok sıradan bir insanın bile değer görmek için ne kadar kırılgan bir durumda olabileceğini anlatan çok etkileyici bir hikâye.
PaltoNikolay Gogol · Karbon Yayınevi · 201746,2bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 23. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 19:54
Gerçekler ancak bu kadar ustalıkla hikayeleştirilebilirdi. İlk bakışta karakterlerini hayvanların oluşturduğu masum bir çiftlik hikayesi gibi görünse de devrim, siyaset ve felsefe ustalıkla kaleme alınmış. Hikaye, haksızlığa karşı bir başkaldırıyla başlıyor; ancak iktidara gelenler de zamanla eskilerin yerini alıp aynı adaletsizlikleri sürdürüyor. Baştakilerin çıkarlarına göre değişen yasalar, değiştirilen sloganlar, şekillendirilen gerçekler ve gerçeğin yerini alan iftiralar... Hayvan Çiftliği, adalet arayışıyla başlayan bir mücadelede gücü elinde tutanların nasıl yeni bir baskı düzenine dönüşebileceğini etkili bir dille anlatıyor.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma