Beyazı bilmeyenlerin bozla karayı birbirinin tersi sandıkları gibi, onlar da asıl zevkin ne olduğunu bilmedikleri için acısızlığı acının karşıtı sanıp aldanırlar.
Geleceğe ya da geçmişe, düşüncenin özgür olduğu, insanların birbirlerinden farklı oldukları ve yapayalnız yaşamadıkları bir zamana; gerçeğin var olduğu ve yapılanın yok edilemeyeceği bir zamana..
Öyle hissediyordum ki, bende onlara yabancı gelen bir şeyler vardı, bu yüzden hiçbir şekilde aralarına karışamıyor, beni saran bu yoğun kitleden kopuk bir şekilde suyun üzerindeki bir yağ damlası gibi tek başıma yüzüyordum.