Puan vermedi·432 syf.··
2026 11. kitabı
Çıktığından beri listemdeydi. Hatta çevrilmeden önce seriyi toplamak istedim fakat gözümü korkuttu uzun bir seri ve orjinal basımın tuzlu olması. Dün başlayıp aynı gün içerisinde bitirdim ilk cildi. Bana Gece Evi Serisini hatırlattı ki o seriyi de severek okuyorum hatta bitmek üzere. Zodyak Akademisi ise ikiz kardeş olan Tory ve Darcy’ nin okula giriş kısmı ve o dünyaya ayak uydurmaya çalışmasını anlatıyor. Ben okula götürülmeden önce iki kardeşin hayatını da anlattıkları kısımları severek okudum. Okul 4 ana bölümden oluşuyor. Ateş, hava, su, toprak. Elementler ve burçlar üzerine , karakterlerin fantastik özellikleri olmasına kadar çoğu şey mevcut. Severek takip edeceğim seriyi. İkinci cildi sipariş ettim bile ve şu anda ilk üç kitap çevrildi. Devamını da sabırla bekliyor olacağım.
UyanışSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2025354 okunma
6/10
·400 syf.··
2026 509. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 10:58
Bana yüzeysel ve magazinsel geldi. Derinlemesine bilgi yok, popülist bir yaklaşım var. Belki Roma imparatorluğu ile ilk tanışmada okunabilecek hafif bir giriş kitabı.
Geldim Gördüm YendimPeter Jones · Say Yayınları · 201661 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7 Ekime Giden Yol
Puan vermedi·312 syf.··
2026 9. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 10:37
7 Ekim’e Giden Yol, Nekbe’den itibaren Filistin’de ortaya çıkan siyasi ve dini hareketleri, bu hareketlerin geçirdiği dönüşümleri, ideolojik duruşlarını ve yaşadıkları kırılma noktalarını ele alarak sürecin nasıl 7 Ekim’e uzandığını gözler önüne seriyor. Kitap; Filistin’deki iç ve dış dinamikleri, Hizb-ut Tahrir, İslami Cihad ve Hamas gibi yapıların kuruluş süreçlerini ve zaman içerisindeki gelişimlerini geniş bir kaynakça eşliğinde inceliyor. Bununla birlikte İran Devrimi’nin bölgeye etkisi, Arap Baharı’nın doğurduğu siyasi sonuçlar ve özellikle İkinci İntifada sonrasında Gazze’de yaşanan değişimler de sebep-sonuç ilişkisi içerisinde değerlendiriliyor. Yazar, 7 Ekim’e giden yolu yalnızca tek bir olayın sonucu olarak değil; yıllara yayılan işgal, direniş, siyasi ayrışmalar, bölgesel dengeler ve toplumsal dönüşümler üzerinden okumaya imkân tanıyor. Bu yönüyle kitap, Filistin meselesinin yakın dönem iç dinamiklerini anlamak isteyenler için giriş seviyesinde fakat kapsamlı bir başlangıç metni niteliğinde. Filistin’deki hareketlerin tarihsel arka planını, birbirleriyle ilişkilerini ve bugüne uzanan etkilerini anlamak isteyen okuyucular için faydalı bir eser.
1000Kitap
Yedi Ekim’e Giden YolErik Skare · Kutadgu Yayınevi · 202511 okunma
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 20:52
“Öldürmek bir suç değildir, öldürmek bir sanattır.” (s. 5) “Ben ne okudum!” diyeceğim türden, oldukça farklı bir çizgi roman okudum. Altarriba kesinlikle çok yetenekli bir yazar; Keko ise çizimleriyle adeta onun zihnini ve ruhunu çözmüş. İlk kez bir çizgi romanı anlamakta zorlandım. Hani bazen diline alışık olmadığımız düz metin kitaplarda birkaç kez başa dönüp okumamız gerekir ya, bunu bir grafik romanda ilk defa yaşadım. Kitap, üniversitede akademisyen olan ve “sanat ve zulüm” ile Goya’nın (Gölgelerin Ressamı) eserleri üzerine araştırmalar yapan bir adamın işlediği “sanatsal” cinayetleri anlatıyor. Bir yandan karakterin zihninden geçenleri, diğer yandan da konuşmalarını okuyoruz. Daha önce hiç karşılaşmadığım bu anlatım tarzı sayesinde kendimi sanki bir senaryonun ya da filmin içindeymiş gibi hissettim. Adamın karısı da en az kendisi kadar sıra dışı! :) O da bir kitap yazıyor ve Pamuk Prenses masalındaki üvey anneyi yücelten bir metin kaleme almış. Açıkçası gerçekten merak ettim; keşke böyle bir kitap olsa da okuyabilsek. Bu kitabın içinde yer yer o metine göndermeler şeklinde "kırmızı elma" doğurganlık, reglin sembolü olarak kullanılmış. Diğer yandan akademi dünyasının “Dallasvari”, insanların birbirlerinin kuyusunu kazdığı tarafları da oldukça ince işlenmiş. Ancak kitap çok sert eleştiriler içeriyor. Günümüz şartlarında her türlü zemine çekilmeye müsait bir eser. Üzerine tezler yazılabilir. Anti-karakterlerin yer aldığı kitaplara alışkın olabilirsiniz; ancak bu kitabın varlığı başlı başına “anti”. Her şeyin ters yüz edildiği bir dünyayı andırıyor. Katil cinayetleri yüceltiyor, sanat bambaşka bir yere çekiliyor, din ve sistem eleştirileri çok acımasız. Zaten daha giriş cümlesinden itibaren bunun sinyallerini de veriyor. Çevirmen murat tanakol, sayfa 72’de yağan
Ben, KatilAntonio Altarriba · Aylak Kitap · 201739 okunma
7/10
·344 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:01
İslam öncesi geleneklerimiz; Şamanlık, Kamlık hakkında giriş bilgiler içeren akıcı, dili ile okuru yormayan güzel yarı macera ve merak uyandırıcı roman. Olay örgüsü, konuların birbirine bağlanmaları iyi tasarlanmış fakat bu bağlantıları kurmak biraz okura bırakılsa bence daha aydınlatıcı olabilirdi tabii o bağlantıyı kurabilecek olan okular için. Karakterlerin içsel kırgınlıklarını illaki telefon zil seslerinden anlamamız gerekli miydi? Ve bu zil sesi şarkıların her defasında uzun uzun yazılması şart mıydı? Tek seferde anlamıştır bir çok okuyucu diye düşündüm. Savaş gibi sevgiye ve bilgiye cahil bir karakterin Defne ile yunus bağlantısını çözmesi garip geldi. Sosyal becerisi sınırlı bir karakter bunu nasıl yapabildi? Defne Kaman'ın nasıl saklandığı konusu doğaüstü konulardan biriydi, Umay Nineye rüyada gösterilenler gibi ama Şamanlıkda doğaüstü durumlar var mı bilmiyorum. Yoksa bile tabii ki romanda merak uyandırıcı unsurlara gerek var. Bir araştırma konusuna sahip oldum ve bence çok güzel. Teşekkürler
Edebiyat
SuBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20196,2bin okunma
O nasıl bir son !!
9/10
·128 syf.·
2026 39. kitabı
Tarık Tufan dan okuduğum üçüncü kitap. Diğer kitapları da çok etkili başlayarak şok etkisi yapan sonlarla bitiyor. Sanırım yazarın özellikle dikkat ettiğim özelliği bu. Bir yere kadar okuyup gelince bir anda şok etkisi yaratacak bir olayın içinde buluyorsunuz kendinizi ve gidişatı hiç de öyle tahmin etmiyorsunuz. Bunu yaparken de son derece yavaş ve emin adimlarla ilerliyor. Okuduğum kitapta yine kahramanımızin adı verilmemiş ilk bölümde 34 yaşında kanser hastası olduğunu doktorla yaptığı konusmadan anliyoruz. Hastalık ilerledikçe ailesinin evine gitmesi gerektiğini düşünüyor ve ailesine geliyor. Bu arada yavaş yavaş geçmişine doğru giriş yaparak İlknur ile tanisiyoruz. İlknur ile evlilik hayaller kuruyorlar ancak zamanla ilknurun yaşadığı gerçekler ile yüzleşen kahramanımız onunla yollarını ayırmayı seçiyor. Ve bir sabah İlknur mahalleden gidiyor. Tüm mahalleli kahramanımızı suçluyor. Hasta olunca mahalleye dönen kahramanımiz kitap boyunca iç monolog halinde yaşadıklarıni ,hissettiklerini aktarıyor. Yazar bunu yaparken kısa ve etkili şekilde yapıyor. Ki okudukça kahramanın yerinde kendinizi buluyorsunuz. Ve derken son iki sayfada etkili vuruşu yapıyor ve bitiriyor. Ben böyle bir son hayal etmemiştim. İnsanın zamanında yapmadıklarından ne kadar pişman olabileceğini acı bir gerçekle önümüze seriyor yazar. 120 sayfada bu kadar duyguyu biraraya getirmek ve barındırmak gerçekten büyük başarı. Tarık Tufan bundan sonra her zaman okuyacağım bir yazar.
Hayal MeyalTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20207,2bin okunma