“Bombalı saldırının hemen ardından, İsrail ordu birlikleri Sabra ve Şatilla kamplarını yeniden kuşatma altına aldı. Giriş çıkışlar tamamen engellendi. Ariel Şaron'un izniyle 16 Eylül gecesi kamplara baskın yapan silahlı Falanjist milisler, Cumeyyil suikastının rövanşı olarak, 3 bin 500'e yakın Filistinli ve Lübnanlı sivili katletti. Öldürülenlerin çoğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşuyordu. Eli silah tutan erkekler, kamp dışında cephede ve çatışmalardaydılar. Cumeyyil suikastını Filistinlilerin düzenlediğine dair hiçbir kanıt olmasa da, Falanjistler öçlerini sivillerden almayı seçmişti.”
Mart başlarında ekonomik -yiyecek istihkaklarının azalması, ama aynı zamanda politik -sosyalist militanların tutuklanması sebeplerle başlayan grev, 10 martta 45. Piyade Alay'ının şehir merkezinde yürüyüş
yapan isçiler üzerine ates açmayı reddetmesiyle çığırından çıktı.
Grevci işçilerle birleşen askerler, Bolşevik Parti binasını ateşe verdi ve birçok yetkliyi öldürdü . Bölge Devrimci Askeri Komitesinin Bașkanı Sergey Kirov "her tūrlū yol kullanıarak Beyaz Muhafız piçlerinin acımasızca ortadan kaldırılması " emrini verdi. Rejime Sadık birlikler ve Çeka müfrezeleri metodik biçimde işgale girişmeden önce şehrin tüm giriş ve çıkışlarını kontrol altına aldılar. Tıka basa dolu hapishaneler çatırdamaya başlayınca , isyanclar ve grevciler, mavmalara dolduruldu ve yüzlercesi boyunlarna taş bağlanıp Volga Irmağına atıldı. 12 marttan 14
marta kadar 2 000 ila 4 000 arasında isyancı ve grevci kurşuna dizildi veya boğuldu. 15'inden itibaren, "işçi ve askerlerin" sadece mașa hizmeti gördükleri "Beyaz Muhafız " komplosuna "ilham
kaynağı" oldukları bahanesiyle sindirme harekâtı șehrin "burjuvalarına" yöneldi. İki gūn boyunca, Astrahan'ın zengin tüccarlarının evleri yağmalandı, sahipleri tutuklandı ve kurşuna dizildi.
Kesin olmayan tahmini raklamlara gõre, 600 ila 1000 arasında "burjuva" katledildi. Toplam olarak, bir haftada 3 000 ila 5 000
arasında kişi idam edildi veva boğuldu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...
romantiklerden biri, Osmanlı Devlet memurları yetistirmiş iyi bir aileden gelen 19 yaşındaki şair Nâzım Hikmet'tir. Nâzım, 3 Ocak 1920'de Ankara'ya giden yolcular için ilk durak olan Karadeniz kıyısındaki İnebolu limanına, yanında üç genç yazar arkadaşıyla birlikte gelir. Mustafa Kemal'in meclise açıkladığı gibi Karadeniz kıyısındaki milliyetçi yetkililer öylesine dikkatliydi ki "uçan kuştan dahi haber vermektedirler." İnebolu Kaymakamı, boyunlarında kırmızı eşarpları bulunan ve komünizm yanlısı olduklarını gizlemeyen genç yazarlara giriş izni verilip verilmeyeceğini Ankara'ya sorar ve izin verilir.
Nâzım Hikmet Ankara'ya varınca aralarında milliyetçilerin Basın Müdürü, gazeteci Muhittin'in (Birgen) de bulunduğu sol-kanat İttihatçılarla dost oldu. Meclise götürülüp Mustafa Kemal ile tanıştırıldı. "Bazı genç şairler," dedi Mustafa Kemal, “modern olsun diye mevzusuz şiirler yazmak yoluna sapıyorlar. Size tavsiye ederim, gayeli şiirler yazınız.” Nâzım Hikmet, bu sözleri Mustafa Kemal'in açıklamak istediğinden farklı bir biçimde yorumladı__. Türkiye'nin en iyi ve modern şairi, yeteneğini Bolşeviklerin hizmetine sundu. Stalin'in upuzun diktatörlük döneminde bile Moskova çizgisinden şaşmadı. Nâzım Hikmet Ankara'ya vardığı zaman, Çerkez Ethem'in yenilgiye uğraması, ‘resmî olmayan' komünistlerin yargılanmasına yol açmıştı. Hayal kırıklığına uğrayan genç şair bir köy okulunda öğretmenliğe başladı. Birkaç ay sonra da Sovyet Rusya'ya gitti.
Sayfa 358 - Remzi Kitabevi- İkinci kez okunmakta.·Kitabı okudu
Yanlışa düşmekten kurtaracak şeyler:
-Önyargılardan sıyrılmak.
-Doğru yöntemi uygulamak.
Bilimin amacı algıları yıkıp kanunlara ulaşmaktır.
Bacon kanunları bulmak için bazı levhalar oluşturur.
1)Varlar Levhası
2)Yoklar Levhası
3)Karşılaştırma ve Derecelendirme Levhası
Pisagor’un düşünceleri matematiğe dayanıyordu. Onlar aritmetik hesaplar için çakıl taşlarını kullanıyorlardı. Çakıl taşları ile geometrik şekiller kuruyorlardı. Mesela bir üçgen oluşturabilmek için 1,3,6,10… tane çakıl taşının kullanılması gerekiyordu. Bunlara “üçgen sayılar” diyorlardı.