Git yat, zaten benim de uyku perilerim uçuşuyor tepemde.
Sayfa 101
Alıntı
bırak yolları, istasyonları, insanları, yabancıları, sevdiklerini, çocukluğunu, ölen uzaktaki insanlarını, bırak, bırak, bırak içinde seni kemiren seni bırak. Bak nerelere varıyor gökyüzü. Hangi zamanlara. Hangi sonsuzluğa. GİT
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sevdim bu sözü
"Her ne hayal ediyorsan onun peşinden git. Aksi halde hayallerini başkalarının ellerinde görmek sonsuza dek canını yakar."
Sayfa 286 - Peri·Kitabı okuyor
Bir şamanın ruha hitabı
Sen nasıl bir "Üzüt", nasıl bir kötü kara ruhsun (Jäk)? Her köşeye giriyor, Her çalılığa saklanıyorsun, Bir hortum kılığında dolaşıyorsun, Rüzgarın ruhu olarak çekip git buradan. Beyaz bir dağın üzerinden mi geldin? yoksa, bir sel gibi bir nehirden mi? Adını söyle bana ve yolunu, Dişlerini sıkma, Sorduğumda ağzını aç, Seni yeşil ateşe atar, ve kırmızı korlar üzerine yatırırım. Seni mızrağımla yok eder, Seni kılıcımla vurup düşürür, Mavi demirle kıstırıp, seni derin uçurumlara atarım. Acele et, çık oradan İsmini ve hangi kabileden olduğunu söyle bana! Senin için hazırlanan tabuta geri dön Senin için kazılan mezara geri dön Aldačy (ölüm meleği) ile beraber geri dön Acele et, çık dışarı Köpeğim seni ısıracak, İneğim sana boynuz vuracak, Tayım sana çifte atacak, Bana adını ve yolunu söyle, kendi yoluna git.
Sayfa 296·Kitabı okudu
1000Kitap
isterdim.
Ne isterdim biliyor musun? Görünmeden senin yanında kalabilecek bir şeye dönüşmeyi isterdim.
Alıntı
Evet, işte asıl dert bunlar.
Sen onu bunu kendine ne dert ediyorsun kardeşim? Sen kulübün başına kim geçecek onu düşün. Bak, hafta sonu maç var. İki bağırır, bir slogan atarsın. Bayrağı bir o yana bir bu yana sallarsın. İçin fe­rahlar. Evde yemek yokmuş, baban kirayı ödeyemediği gerekçe­siyle kendini asmak için nalbura ip almaya gitmiş, sana ne! Sen hiç o mavi gözlü kızın TV 'de, üzeri çikolata kaplı dondurmayı ne büyük bir şehvetle ve aşkla yediğini gördün mü? Al bir don­durma; ye, otur aşağı. Git bir de kredi çek. Farkında değil misin, bankalar seni senden daha çok düşünüyor. Hazır seni düşünen­ler varken, sen kendini düşünüp niye zahmet ediyorsun ki? Bak, Çatalca'ya bir kanal açılıyor şimdi. Artık İstanbul' da iki boğaz olacak. Bu hükümet başta kaldıkça üçüncüsü de olur, dördüncü­ sü de. Sen düşmüşsün kendi boğazının derdine. Ayıptır ya, yapmayın. Nankörlüğün bu kadarı da fazla. Ko­yun krediyi cebinize, dondurmanızı da şehvetle yalarken, bir de reklam şarkısı söyleyin: "Hayat ne güzel" diye. Verin oyunuzu da iktidara, dönün 4 "oda" bir salon olan evinize, pencereden denizi seyredin.