Nisa:34
Erkekler, (yeteneği oldukça ailede genel sorumlu olarak) kadınlar üzerine 'yönetici ve koruyucu'durlar. Bu da Allah'ın kimini kimine (cihad, imâmet ve aile reisliği gibi şeylerde) üstün kılması ve bir de erkeklerin (onlara) mallarından sarf etme (görevinin bulunma)sı sebebi iledir. İyi kadınlar hem (gönülden) itaatli, saygılıdırlar, * Buhârî ve Müslim'de geçtiği üzere bütün itaatlerde Allah'ın emrine uygun olma şartı aranır. hem de Allah'ın, korunmasını emrettiği şeyleri gizlide de (kocalarının bulunmadığı zaman bile ırzlarını ve kocalarının mallarını) koruyanlardır. Geçimsiz, kafa tutan, aldatmalarından endişelendiğiniz kadınlara gelince; onlara (önce) nasihat edin (günahı da hatırlatın), sonra (yola gelmezlerse) kendilerini yataklarında yalnız bırakın, daha sonra (yine edepsizliğine ve gayr-ı ahlâkî davranışına devam ederse), disiplini için hafifçe /sembolik olarak vurun. Eğer size itaat eder (eş olarak saygı gösterir)lerse, artık aleyhlerine başka bir yol aramayın. Çünkü Allah yücedir, büyüktür (haksızlıktan hoşlanmaz). İslâm'da olduğu gibi dünya genelinde aile reisliği, maddî ve mânevî nitelikleri ve ekonomik avantajları dolayısıyla, istisnalar dışında erkeğe verilmiştir. Ailede görevleri bakımından erkek ve kadınların ayrı ayrı sorumlulukları, birbirine karşı hak ve vazifeleri vardır. Birinin diğerine karşı saygısızlık ve serkeşlik etme, ezme ve eziyet etme hakkı yoktur. Aile sevgi, saygı ve müslümanca yaşamakla huzur bulur ve devam eder. Kadının, iffetsizlikte devam etmesi yani mahremi olmayan/kendisine nikah düşen kimselerle oturup kalkması ve gezmesi, kocasının izin vermediği yerlere gitmesi ve kocasına karşı cüretkâr hareketlerde bulunması halinde, onu hemen evden çıkartma veya boşama yoluna gitme yerine, meşru ölçüler dâhilinde, mecbûren uslandırma,
"Gitme, gideceksin biliyorum ama sen yine de gitme. Gidersen boynuna bir vebal yüklemem. Ama gitme. Çünkü gidersen böyle bir yıkımı bana ancak daha büyük bir yıkım unutturabilir."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hep döneceksin buraya, doğru; ama şunu eklemek isterim: Hiçbir zaman uzun kalmayacaksın burada. Bu konuda, sevgili küçük patron, düşlere kapılmak istemiyorum. Senin gibiler, damarlarında iki farklı kan taşıyanlar ne huzur bulurlar ne de memnun olurlar; oradayken burada olmak isterler, buraya döner dönmez de hemen kaçıp gitme isteği duyarlar. Oradan oraya dolaşıp duracaksın sen, hapisten kaçarmış gibi ya da birinin ardına düşmüş gibi; ama aslında kanına karışmış farklı yazgıların ardından gideceksin, çünkü senin kanın çifte hayvan gibidir, bir griffon, bir denizkızı gibi. Zevkine uygun arkadaşlar bula-bilirsin, dünyada rastlanan onca insan arasında; ama sık sık yalnız kalacaksın. Karışık bir kan nadiren arkadaşlarla birlikte olmaktan memnuniyet duyar: Onu gölgeleyen bir şey vardır hep, ama aslında kendi kendini gölgeleyen odur, birbirini gölgeleyen hırsız ile hazine gibi.
“Akçaköy’ de yetimdik, yoksulduk, gene de büsbütün ezilmezdim bunların altında. Bir şey yaptım mı en iyisini, kocamanını yapma tutkum vardı. Köyde kardeşlerim, yaşıtlarım içinde bir taneydim. Zorlukların üstüne gitme gücüm sonsuzdu. Sadece kalleşlikten yılıyordum. Beni kalleşlikle yıkabilirler. Bu özelliklerim çocukluktan bugüne kadar sürdü. Özüm bunlarla ta çocukluğumda doldu.”
Sayfa 107 - Literatür Yayınları·Kitabı okuyor
Giderken herkes hoşça kal diyor; ben de kimseye, “Gitme” demiyorum. Gitme demeyince, tekrar gelmiyorlar. Oturup hoşça kalıyorum lokantada.
Sayfa 43 - Kaybetmek Bizim İşimizdir·Kitabı okuyor
Alıntı
Sana gitme demeyeceğim, Ama gitme, Lavinia. Adını gizleyeceğim Sen de bilme, Lavinia.