Beni Kuran’da en çok rahatsız eden şeylerden bir tanesi ayetlerin birçoğu ceza üzerine kurulmuş olması. Sonsuz azap kavramı ve “Şunu yaparsan, ayetleri inkâr edersen ve yalanlarsan, sonsuz azap çekeceksin” gibi anlayışlar. Tabii orada belli başlı somut tarihsel olaylar da kastediliyor, belirli kavimleri, Müslümanlarla savaşan kavimleri, toplulukları da kastediyorlar. Ama yalanlayanlar, inkâr edenler denince, mesela biz de o kategoriye girmiş oluyoruz belki şu anda. Çok oportünist ve pragmatik bir şey gibi geliyor bu bana. “Şunu yaparsan cennete gideceksin” durumu. Bir de cennet tasvirleri beni çok rahatsız etti. “Altından ırmaklar akan yerler, ipek elbiseler, çeşitli yemişler, tomurcuk göğüslü kızlar, ceylan gözlü kadınlar” falan. Bu da hoşuma gitmedi benim. Tamam, belki bunlar da mecazi denecek, ama, mesela iyilik yapacaksanız, cennete gideceğim diye iyilik yapmak bana ahlaken doğru bir yaklaşım olarak gelmiyor. Bu tamamen pragmatik oportünist bir yaklaşım. Dolayısıyla Tanrı’dan geldiği söylenen bir kitapta bunun bu kadar çok vurgulanması, o da bana ahlaken normal bir durum gibi gelmedi.