Sekizinci yüzyıldan yirminci yüzyıla insanın değişmeyen zalimliği
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Bugüne dek çok inceleme yazdım. Bu kitapla ilgili ise ne yazacağımı bilemiyorum. Öyle etkilendim ki... Anlatım tarzından tutun da konusunun özgünlüğüne kadar bambaşkaydı: Bitirdiğimde elimden bırakmak istemedim. Gitmek mi, kalmak mı? Ölmek mi, yaşamak mı? Yükselmek mi, sürünmek mi? Ezilmek mi, ezdirmemek mi? Geçmişe sımsıkı sarılmak mı, geleceğe adım atmak mı? Önce "Omzumda işlemediğim günahlar...", ardından da "Belki de yanlıştı doğrularım..." yankılanıyor kulaklarımda. Bu kitabı okuduğum, bu deneyimi kaçırmadığım için mutluyum.
Uzun Sürmüş Bir Günün AkşamıBilge Karasu · Metis Yayınları · 20192,180 okunma
Değişim Zamanın mı Yoksa Deneyimlerin mi Getirisidir?
9/10
·384 syf.··
2026 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 03:05
Zaman mı insanı değiştirir yoksa zamanın beraberinde getirdikleri mi? Lucy Maud Montgomery'nin Yeşilin Kızı Anne-3 isimli kitabını okurken aklımda ilk beliren soru bu oldu çünkü olaylar kritik bir dönüm noktası olan üniversite yılları ile başlamakta. Eser; Anne'in Redmond Kolejinde eğitim gördüğü dönemi odağına almakta. Kitabı yaklaşık 10-15 gün önce okuyup bitirdim o yüzden bu incelememde bazı noktaları atlamış olabilirim. Eksiğim olursa affola, bunları belirtmeniz benim için eşsiz bir katkı olur. Bununla birlikte eserdeki bazı olaylara değineceğim için bu inceleme yazısı spoiler içermektedir. Olay kurgusu çok güzeldi. Herhangi bir mantık hatası gibi bir şeye rastlamadım yani olaylar doğal bir akış içerisinde verilmiş. Bununla beraber olaylar okuru doyurucu bir biçimde sunulmuştu; ne çok gereksiz uzun ne de çok üstünkörüydü. Roman okurken genellikle her kısımda üniversite yaşamına dair aşk, ev arkadaşlığı, okul yoğunluğu, tatilde memlekete gitmek gibi birçok temayı bana hissettirdi. Eser konu edindiği üniversite dönemini kitabı okurken adeta kendim yaşamış gibi oldum. Eserin bende bu denli karşılık bulmasını çok beğendim. Eseri bu açıdan çok başarılı buldum. Bence serinin bu kitabı gündelik hayata ve karakterlerin olgunlaşma süreçlerine de odaklanmasına karşın vurucu olduğu kısımlar vardı. Bu kısımlara şunları örnek verebilirim: 1) Ruby Gillis'in hastalanması ve ölümü: ölüm gerçekliğini ve beraberinde gelen hüzün, üzüntü, matem gibi duyguları hissettiğim bir kısımdı. Eserin olumsuz anlamda pik noktası burasıydı bence. 2) Anne'nin Roy Gardner'ın teklifini reddetmesi de kritik kararları almanın zorluğunu vurgulayan vurucu bir kısım olduğu kanısındayım. 3) Anne'nin Glibert'ın evlilik teklifini eserin sonunda kabul etmesi ise acaba bu ne zaman olacak diye
1000Kitap
Yeşilin Kızı Anne 3L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20205,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·440 syf.··
2026 28. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:22
Zafer Bahçesi.. okudumbitti. #zaferbahçesi En acımasız zamanlarda bile yeşerecek bir umut bahçesi her zaman vardır ..insanı hayata bağlayan…. merhaba kitap canlar..az önce bitirdiğim zafer bahçesi kitabıyla geldim..Rhys Bowen’in üç anahtar kitabını çok beğenerek okumuştum. Yeni bir kitabı çıkınca çok mutlu oldum.. diğeri gibi bu romanı da tarihe tanıklık eden ,hem tarihi bilgi sunan hem de duygusal yoğunluğu olan güzel bir kitaptı.. hikayemiz 1918 yılında 1. Dünya Savaşı’nın gölgesinde İngilterede başlıyor.. . Kahramanımız Emily, İngiliz aristokrasisinin aile fertlerinden biri.. ailesi tarafından her konuda iyi yetiştirilmiş, yediği önünde yemedigi ardında bir prenses kızımız.. yalnız aile iyi kız olma kriterleri ile çok farklı bir düşünceye sahip.. ahlaki ölçüleri kendi değerlerine göre biçimlenmiş, sözde vatansever fakat elini taşın altına koymayan her anlamda yargı dağıtan bir aile.. işte böyle bir ailede yaşayan Emily kardeşinin savaşta vefatından sonra bunalima girer.. baskılara dayanamaz ama karşı da koyamaz çünkü ailesinin tek çocuğudur.. kibirli annesi ve burnu düşse üşenip almayacak kadar donuk babasının onunla ilgili planları *yanımızda olsun sosyeteden birini bulsun ,çocukları olsun * gibi kalıplaşmış şeylerdir.. Emily ise tamamen farklı düşünür.. savaş gönüllüsü olup ülkesine bir yarari olsun ister.. ve gizlice gönüllü yazılır.. . Ve hikayedeki kırılma noktaları bundan sonra başlar.. Bir savaş pilotu olan Robbie ile yolları kesişir ..Robbie emily’nin ailesinin tam zıttı ,mütevazi ,romantik ,alçakgönüllü bir askerdir.. Emily‘ye bambaşka bir hayatın kapılarını aralar.. tabi bir zamandan sonra her şey böyle masalsı gitmez, savaş soğuk yüzünü göstererek hayatlarını altüst eder.. ve kız
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202641 okunma
Simyacı
Puan vermedi·184 syf.··
2026 200. kitabı
Santiago’nun çıktığı yolculuk aslında hepimizin hayat yolculuğunu temsil ediyor gibiydi. Hayallerin peşinden gitmek, korkulara rağmen ilerlemek ve bazen aradığımız şeyin aslında içimizde olduğunu fark etmek..
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2015247bin okunma
Düsüncelerimiz
Puan vermedi·232 syf.··
2026 1. kitabı
Bu kitabı okuduğumda düşüncelerimin ne kadar önemli olduğunu gördüm. Düşüncelerimi değiştirdiğimde davranışlarım değişmeye başladı. Kişinin bana davranışı değişti Düşüncelerimizi olmasini istediğimiz şeyler icin kullanabiliriz Farkettigim bir.sey de istemediğim düşünce geldiginde onu gerçekleştirecek olay silsilesi oluşuyor. Düşüncemi isteklerim icin kullanabilirim .o zamanda onlar icin olaylar silsilesi gerçekleşiyor. Değişmeye hazır olmak Kendimizi onaylamak Mesela kendimi onaylıyorum kelimesi bana iyi geldi başka birisinin onayına aramamk o kadar guzel ki Bir de direnclerimi farkettim bir şeyi istemediğimde ona direnç oluşturduğumu anlayabildin Bir yere gitmek istemeyince oraya geç gitmek Ertelemek bunlar bir.direncti Düşüncelerimiz önemli onları istediğimiz şeyleri düşünerek oluşturabiliriz
Düşünce Gücüyle TedaviLouise L. Hay · Altın Kitaplar · 20204,873 okunma
Üzülerek söylüyorum ki, bu kitap yarısında bıraktığım nadir eserlerden biri oldu. Erasmus'un 'Deliliğe Övgü' adlı eseri, hiciv türünün önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Kitapta Delilik kişileştirilerek bir karakter haline getiriliyor ve eser boyunca kendisini öven bir anlatıcı olarak karşımıza çıkıyor. Deliliğin kendi üstünlüklerini ve önemini anlattığı bu konuşmalar aracılığıyla dönemin din adamları, filozofları, yöneticileri ve toplumun çeşitli kesimleri eleştiriliyor. Bununla birlikte, eserle ilgili beni rahatsız eden bazı noktalar oldu. Bunların başında kadınlara yönelik ifadeler geliyor. Günümüz okuru açısından bu ifadeler oldukça aşağılayıcı görünüyor. Örneğin bir bölümde, kadının bilgi sahibi olmaya çalışması bir ineğin dağa tırmanmayı öğrenmesine benzetiliyor. Bir başka yerde ise kadınların hayattaki en büyük beklentisinin erkeklerin hoşuna gitmek olduğu ima ediliyor. Eserin 16. yüzyılda yazılmış olması ve dönemin toplumsal anlayışını yansıtması elbette göz önünde bulundurulabilir; ancak bu durum, söz konusu ifadelerin okuma deneyimimi olumsuz etkilemesini engellemedi. Kitapla ilgili zorlandığım bir diğer nokta ise mitolojik göndermelerin yoğunluğu oldu. Eserde sık sık mitolojiden örnekler veriliyor. Mitolojiye hâkim olmayan bir okurun, anlatılmak istenen bazı noktaları tam olarak kavramakta zorlanacağını düşünüyorum. Üstelik bu göndermelerin önemli bir kısmı dipnotlar ya da açıklamalarla yeterince desteklenmemiş. Bu da metni takip etmeyi benim açımdan daha güç hale getirdi. Tüm bunların sonucunda, edebiyat tarihindeki önemini kabul etmekle birlikte Deliliğe Övgü benim için keyifli bir okuma deneyimi olmadı ve kitabı yarıda bırakma kararı aldım.
Edebiyat
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,3bin okunma