Ne zamana kadar gitmek gerek Bir diyardan başka bir diyara? Arayamam, arayamam ben Her zaman bir başka aşk, bir başka yar .....
Sayfa 11·Kitabı okudu
Şiir
"Kalabalık istemiyorum, ölümümü ilan etmeyin. Bu dünyaya garip geldim, garip gitmek istiyorum. Tantanaya gerek yok. Cenazeme çiçek getirmesinler. Tenha bir köye defnedin beni. Cenaze namazımı köyde kılın, sadece bir hafız Kur'an okusun o kadar."
1000k
Reklam
Heee şimdi işin rengi değişti hocam
Gün bakımı, gün batımıdır; gitmek için İstanbul'a gitmeye gerek yok. 𖣂
Sayfa 136 - Kırmızıkedi yayınları
Alıntı
10 yaşında kardeş talebi. Mecbur paylaşacağız:)
Kendi başımıza öğrenmediğimiz hiçbir şey öğretemezler, diye anlamıştı Mo bu 'sabah'. İnşa edebilir, biriktirebilir, gezebilir, savaşabilir . Ender Ejderhasının eviyle dış adalar arasındaki yol kadar açık düşünebiliriz. Hayatımızdan memnunum. Değişmesi için bir neden göremiyorum. Daha önce dediğin gibi. Ana dünyaya gitmek istemiyor musun? Ben de Kubbe'ye gitmek istemiyorum. İkiz olduğumuzu böyle anlarsın. Aymı ama farklıyız. Nasıl arkana yaslanıp eğleneceğini öğrenebilmek için aptal Ender Kubbesi'ne gitmene gerek yok.
Sayfa 24
Bu savaşçılara, hareketlerimizle, sözlerimizle ödememiz gereken bir borcumuz var. Bahtın onlara nasip etmiş olduğu yolculukta, bütün şehir, bütün yakınları, yanlarında gitti; ilk borcumuzu böylece ödemiş olduk. Şimdi artık, onlara karşı duyduğumuz saygıyı sözle belirtmemiz kalıyor. Bunu, kanun buyurduğu gibi, kendimize vazife de sayıyoruz; çünkü, güzel bir nutuk, güzel hareketlerde bulunmuş olanları, dinleyicilerin daima hatırlamasını, saymasını sağlar. Onun için, ölüleri gereğince övecek, yaşayanları tatlı tatlı teşvik edecek bir nutuk gerek. Oğullarını, kardeşlerini bu ölülerin erdemlerini taklide sürükleyecek; analarını, babalarını ve hayatta olan daha uzak atalarını teselli edecek sözler gerek. Nasıl bir nutuk söylemeli? Hayattayken, erdemleriyle bütün yakınlarına sevinç vermiş; yaşayanların sağlığını da hayatlarıyla ödemiş olan bu yiğitleri övmek için söze nasıl başlamalı? Bence, tabiatın, bunlara, o erdemleri verdiği sıraya göre gitmek yerinde olur. Onlar erdeme eriştiler, çünkü, erdemli anaların, erdemli babaların evlatlarıydılar. Onun için önce, böyle asil doğuşlarını övelim; sonra, gördükleri terbiye ve dersleri. Bundan sonra da o başardıkları yüksek işlerde, doğuşlarına ve aldıkları terbiyeye layık olduklarını nasıl ispat ettiler, onu görelim.
Acının üstüne acıyla gitmek gerek.
Reklam
Reklam