Ölüm(suzie) varken kusursuz yaşam da nedir
Puan vermedi·408 syf.··
2026 6. kitabı
Reenkarnasyonun gerçek olabileceğini ve bu gelip gitmelerin bir amacı, sayısı(onbin:) olduğunu düşünün…. Her şey çok güzel tek bir yaşama sığıntı değilsiniz yapmak istedikleriniz için zamandan bol bir şeyiniz yok. Amaç, bu yaşamlardan birinde kusursuzluğa ulaşmak. Hayattaki amaçlarımızın yaşamın bize verdiklerine göre şekilleneceğini düşünen biriyim. Bu yüzlerce gelip gitmelerde, kusursuzlaşma sürecinde ölüm bir kadın ve sizde ölüme(suzie) aşık olursunuz ölüm de boş değil allahtan. Alışagelmiş bir Azrail tiplemesinden uzaktır, iç sıkıntısı yaşayan ve sıradanlaşmak isteyen bir kadın ve yüzlerce hayat tecrübesi geçiren ve her defasında ölümü özleyen bir millio. Kusursuz bir kitap değil, konu bütünlüğü hikayelere yayılı olduğu için kopmalar yaşanabilir, arada böyle kitaplar okumaya karar verdim çünkü yatarken başka bir hayatta nasıl devam ederdim neler yapmak isterdim hem de bilgilerim sıfırlanmadan. Böyle düşünüp uyurken fena da olmuyor. Fazla uzatmadan, fikri, kitabı beğendim. Kusursuz yaşam mı yüzlerce kez ölümü görmek mi?
Roman
Reenkarnasyon BluesMichael Poore · Domingo Yayınevi · 2020372 okunma
8/10
·112 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 16:22
Bütün gitmelerin ardında bıraktığı izler vardır. Aklın içindeki anısal kodlar açığa çıktığında duyguların karmaşıklaşması başlar. İşte bu kitapta gitmenin yüzleşmesi var. Yıllar önce ailesinden kendine özgü sebeplerden dolayı kaçan ve bir parçalanmış ailenin son nefesi verilirken geri dönen Bilge’nin hikayesi var. Elbette her gidişin kendine göre haklı sebepleri vardır yakınlarına göre de haksız. İşte bu çatışma içsel yolculuklarda sürekli bir sorgulamayı beraberinde getirir. Anıları zirveye taşıyan eşyalar odalar ve çocukluktan gelen bazı küçük alışkanlıklardır. Bunlar daima bize eşlik eder ve gitmelerimizin sorgulamalarını yüzümüze kimi zaman tokat gibi vurabiliyor. Hepimiz gitmek istedik ama çok azımız başardı. Çoğumuz geri dönmek istedi ve çok azımız hep daha fazlası için gitmek istedi. İşte bu duyguları yaşamak isteyenler için ya da hayatının bir yerinde yaşayanlar için güzel bir kitap. Türkiye edebiyatında kadının iç dünyasına dair okuduğum nadir güzel eserlerden biri oldu. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Babam, Ev ve Yumurta KabuklarıFatma Nur Kaptanoğlu · Can Yayınları · 2024638 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu hikâye biraz senden, biraz hepimizden uzun.
8/10
·129 syf.··
2025 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 00:00
Aylin Balboa, kelimeleri öyle bir yerden tutuyor ki, insanın içindeki kırık yerleri usulca yokluyor. Bu Hikâye Senden Uzun Osman’da; kayıpların, eksilmelerin, gitmelerin ardından kalan duyguların izini sürüyor. Kimi zaman bir ayrılığın, kimi zaman bir sessizliğin hikâyesi bu — ama hep çok tanıdık, çok insanca. Balboa’nın dili sade ama keskin; bir cümleyle kalbini burkuyor, bir diğeriyle gülümsetiyor. Öykülerinin arasında gezinirken, bazen birini okuyor gibi değil de sanki biri seni dinliyormuş gibi hissediyorsun. Hiç bağırmadan, hiç süslenmeden yazılmış bu hikâyeler, içe işleyen bir dinginlik bırakıyor. Özetle: Bu Hikâye Senden Uzun Osman, kısacık satırlarda derin izler bırakan, yavaş okunduğunda daha çok hissettiren bir kitap.
Edebiyat
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma
huzursuzlukta huzur
Puan vermedi·680 syf.··
2021 14. kitabı
Huzursuzluğun Kitabında yazar şöyle der: "İsterim ki bu kitabı okuyunca, şehvetli bir kabus görmüş gibi olun" nitekim dediği de olur. Siz sayfaları çevirirken o sizi parça parça ayırır. Varlığınızın her zerresini huzursuzluğun o baş döndürücü girdabında böler ve "öyleyse kim kurtaracak beni var olmaktan? hayatımı toprağa veriyorum." diyerek yeniden doğuşu müjdeler. Varlığın, anlamın ya da anlamsızlığın hüküm sürdüğü bedeni tıpkı bir nesne gibi parçalara ayırırken her bir parçanın huzursuzluğunu dile getirir. -Sahi nesnenin huzursuzluğu ne acı ve ne kadar insan! - Anlam denizinde sizi tutar, boğulmaya yakın "anlamak için, kendimi yok ettim. anlamak, sevmeyi unutmaktır. " sözleriyle nefessiz bırakır, öyle bir nefessizlik ki çıldırırsın. Şüphesiz Pessoa muhteşem bir yazardır. Her zerremize ince ince süzülen bir melodi, bir şarkı... Orfeas Peridis'in "Fevgo" (gidiyorum) şarkısı da Pessoa'nın yaptığını yapar insana. Gitmelerin kıyısına sürükler. Ve " gidiyorum, kalbimin daha da yakınına" der.
Edebiyat
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 201714,6bin okunma
7/10
·95 syf.··
2025 243. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 21:13
Her sayfa, sanki bir vedanın eşiğinde bekleyen duygularla dolu. Sessiz ama derin, kırgın ama umutlu, özlemle yazılmış bir tür içsel yürüyüş gibi. Telli’nin dizelerinde en çok hissettiğim şey, gitmelerin bile bir kalış biçimi olduğuydu. Sevdanın, isyanın, acının ve direnişin sözcüklere bürünmüş hali… Ne tam bir karanlık var ne de tam bir aydınlık; ama ikisinin arasında kıvranan bir insan sesi var. Belki biziz o ses. Belki de bir gün dönecek olan bir sevdanın hayali…
1000Kitap
Belki Yine GelirimAhmet Telli · Everest Yayınları · 20166bin okunma
UZUN HİKAYE BE ARKADAŞ
10/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Öncelikle yazarı ve kitabı D&R'da tesadüfi bir şekilde buldum. Kitaplığıma attım uzun bir süre bekledi. Şans eseri tatilde ve yıllık izinde olduğum bir dönemde okuma fırsatım oldu. Kitabı açıp okumaya başladığımda beklentim yüksek değildi ve ön fikri olarak hiçbir bilgim yoktu. Kitaptaki ön resimde Kenan İmirzalıoğlu'nun olması kitabın içeriğiyle birleşir diye tahmin ediyordum ki filme bir gönderme olarak tasarlandığını düşünüyorum. Yıllık izine giderken tesadüfi bir şekilde çantama attığım sahilde yanıma neyi götürsem diye şans eseri göz göze gelmemiz sonucunda okuma fırsatına eriştim. Kitabı açıp '' Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde. İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duruyor; ne yana ne geriye taranmıyor, beni deli ediyordu.'' ifadesi ile hızlı bir bağ kurmama , kitabın içine içine çekmesine ve bir çırpıda bitirmeme sebep oldu. Kitabın akışı; bütünselliği, olayların zaman geçişi, örgü ağı, duygusal vuruşları, diyalogların gerçekliği, olayların dışına çıkıp anlatım olarak kendini sunması muazzam şekilde işleniyor. Duygu geçişlerini güçlü bir şekilde hissediyorsunuz. Adeta kitabın içine girip Pelvan Sülüman'ın torunu Ali'nin yanında yaşıyormuşsunuz hissi veriyor. Kısacası büyüleyici bir anlatım tarzı oluşturmuş. Ayrıca dilin özgünlüğüne de değinmek gerekli yazar bölgelerin dil yapısını oldukça güzel betimlemiş. İlginç bir şekilde yazar diyaloglarında Çehov ve Yaşar Kemal esintilerini hissettim. Kitabın içeriğine dair daha fazla spoiler vermek istemiyorum. Okuyun, okutturun abi çok keyifliydi. Karakterler başta Ali ,Münire ve Mustafa olmak üzere kasabada bulunan çok özgün belediye başkanı, zabıta başı, musa çavuş, emin efendi , üçgen erdoğan, kara turan, celal vb oldukça başarılı. Aynı zamanda bir sistem eleştirisi çürümüş
1000Kitap
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma