İnsan turist değil, seyyah olmalı. Bir yere turistik eğlence için değil, bir gezgin ruhuyla gitmeli. Şehrin ruhunu keşfederek kendi varlığının manasını kavramalı. Şehri var eden anlamı idrak ederek kendi manasını derinleştirmeli.
Gitmeli mi? Kalmalı mı? Kalan kalsın, canı
İsteyen gitsin. Kimi saklanır, kimi koşar
Kandırmak için uğursuz, uyanık düşmanı,
Zaman'ı! Bir de, yazık! boyuna koşanlar var..
Sayfa 131 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Sanki hiç yaşamamışım böylesine büyük bir yalnızlığı, belki de yaşamış da unutmuşum. En azından, dekor bu değildi. Ruhum giderek yakalıyor, unuttuğu bir şiirini. Şimdi anlıyorum ki çok ıraklara gitmeli insan, kafası çok karıştıkça... Birden kırk mum birden yanıyor beynimin ortasında. bir margarita, bir margarita daha! Şiir yazmayı unuttuğun zamanlar, demek ki, alacaksın çantanı, bir kalın defter, bir ince kalem, haydi bakalım atta!
-Dinle Louna, bunların hepsi palavra, beynimizi hamur gibi yeniden yoğurmaya çalışıyorlar...
Şaşkın şaşkın gözlerini kırpıştırıyordu:
-Onlar? Kim bu onlar?
-Bilmiyorum... Sahte insanlar, tekno-köleler, ast-makineler, aşırı vitamin almış zombiler... Geliyorlar... Kıra gitmeli, artık kimseyi görmemeli!