Gözlerinle dilin arasında gerili uçurumu seviyorum
Kekeme özgürlüğünü seviyorum
Susuşundaki hıncı seviyorum
Kalbinde ürperen kışı seviyorum
Ellerindeki bilge zamanı
Denizi yağmurdan korumaya çalışan
Çocukluğunu seviyorum
Alnın masamızda dört mevsime ufuk
Dudaklarında titreyen zamanı seviyorum
Yürüyorsun ya
Kalabalık dönüp bir daha bakıyor kendine
Boyunda çiçeklenen yedi rengi seviyorum
Her damlası ayrı bir hayat
Ne bilsin yüzüne düşmeyen
Gözlerindeki yaşı seviyorum
Beni uzaklaştırmaya çalışırken aklından geçenleri seviyorum
Kalbinden gövdene yürüyen utangaç karıncayı seviyorum
Ses nasıl menevişleniyor susunca ağzında
Ağzından gelecek her sevinci her azabı seviyorum
Gece ışıklarından topladığın o evler esrarını seviyorum
Susmanın da bir dili var elbet
Teri yastığına sızan rüyanı seviyorum
Geceden aldığımız haberleri ceplerimizde taşırdık,
Sabah olur olmaz göğe taşınırdık,
Mavilerin ruhumuzu sarmasını ister,
Ceplerimizden haberleri çıkarır maviye sunardık.
Mavi bizim haberimizden alırdı rengini,
Gün bizimle doğardı,
Yollara yıldız dökülürdü sabahlarda,
Ceplerimizde bin yaşamak,
Bir ölüm haberi..
Gökten bir haber var mı?