Gökçe Han

Gökçe Han
@gokcehann
Tanrı Türk'ü korusun!
10/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2017 68. kitabı
Her Türk evladının okuması gereken bir eser. Ben bu büyük adama yalnızca bir yazar gözüyle bakmıyorum, daha ilk kitabını okuduğumda zaten bende büyük bir tesir bırakmıştı. Ona bir usta, üstad gözüyle bakıyorum. Yalnızca ırkçılıktan yana değilim onu söylemek isterim. Türk'ün ırk babında değil tarih bakımından üstün olduğunu düşünüyorum. Tüm andaşlarımın da birlik olmasını ve bütünleşmesini isteyenlerdenim. Tanrı Dağlarına çıkıp gezdiğim mısralarda Türklüğü tüm damarlarımda hissettim. Böyle bir his ve duygu anlatılamıyor, okurken öyle bir huzura kavuşuyorum ki bunu açıklayamıyorum... Benden sonra gelecek olan nesle de güzel kitaplar okumalarını tavsiye ediyorum. Tarihinizi öğrenin, soyunuzu, şecerenizi, ırkınızı iyi öğrenin evlatlar! Siz bizim umudumuzsunuz... Bizden sonra bu dünyaya, bu vatana, bu doğaya sahip çıkacak, onları koruyup kollayacak olan sizlersiniz. Duyarlı olun, bilinçli olun, okuyun, öğrenin, öğretin, iyiyi ve kötüyü ayırt edin, zulme göz yummayın, doğayı sevin, tarihi-matematiği-bilimi sevin, dilinize sahip çıkın, vatanınızı sevin, kitapları sevin, ne olursa olsun ve ne yaşamış olursanız olun ailenizi sevin... Çünkü siz yalnız kaldığınızda size aileniz, milletiniz, vatanınız sahip çıkıyor. Keşke edebi değeri olmayan ve birkaç satırda sanat yaptığını sanan yazarları değil de bu gibi usta yazarları okusanız. Temennim, sağlam kitaplar okumanızdan yanadır güzel gençlik. Esen kalın...
Şiir
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20198,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2017 49. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2017 00:12
İnsana çoğu şeyi sorgulatan, daha kafasındaki sorulara cevap veremeden yeni soruların beyne batan kıymıkları arasında bırakan bir eser. Sokrates Euthyphron'a birçok, delice, sorgucu, ilginç, mantıklı, bazen anlaşılması zor, bazen okunması zor olan sorular soruyor. "Her şeye de bir cevabı var" tabirine en uygun durumlardan biri de budur bence. Euthyphron ile Sokrates'in yolda karşılaşması üzerine yürüyen münakaşa (belki de sohbet?) nerelere kadar varıyor... Soru-cevap şeklinde ilerleyen diyaloglardan oluşan üstelik de ince olan bu kitabı okumak normalde kolay görünüyor öyle değil mi? Ama hayır. Sokrates'in sorduğu sorular, gerçekten anlaşılması zor, insanı düşünmeye iten, "aaa evet doğru ya, hiç de düşünememişim" dedirten cümleler. Genelde bu şekildeki ince kitaplar bizi yanıltır. Bazen çok kalın kitapların anlatmak istediklerini tek cümlede ve daha iyi anlatıyorlar. "İnce kitaptır bu çerezliktir" deyip geçmek doğru değildir. Zira çoklu bakış açısı gerektiriyor. Yani bir noktadan bakan insanlar "yahu bu adam ne zırvalıyor böyle?" diyebilir. Demem o ki, ince kitapları küçümsemeyin, her gördüğünüz ince kitaba "kolay okunur bu" demeyin, bazen bir cümlede dahi hayatınız değişebiliyor bunu unutmayın...
Siyaset
EuthyphronPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 20111,217 okunma
10/10
·406 syf.··
Beğendi
·
2017 40. kitabı
Bu kitabın yalnızca 143 okunması olduğunu görmek ürkütücü. Daha çok okunması olması gerekirdi diye düşünüyorum. Bir insanın daha doğrusu sinestezi hastalığına yakalanmış bir insanın dünyadaki birçok şeyi nasıl farklı algıladığını harika bir şekilde aktarmış yazar. Her ses duyduğunda kulağına cisimlerin demir balyoz gibi çarpması, karakteri (uzun çok uzun bir zaman önce okudum, bu yüzden kitabın karakterinin adını unuttum, mazur görüle) tuhaf bir iç dünya savaşına sokuyor. (Belki çok başka şeyler oluyordu, ama ben neden böyle hatırlıyorum bilemedim.) Dünyada böyle insanların olabilme ihtimali bile bana çok ilgi çekici gelmişti. Düşünsenize, her rengi, sayıyı farklı bir şekilde algılıyorsunuz. Ve her an bir düşünme halindesiniz -sadece bu kısmı yabancı gelmiyor. Bence daha fazla kişi tarafından okunması ve üzerine düşünülmesi gerekir. Ama tabi günümüze bakacak olursak bu hastalığın birçok insanda zaten varolduğunu anlayabiliriz. Neden mi? Çünkü insanlar, olayları, durumları, kişileri, fikirleri, düşünceleri hep farklı bir şekilde algılayan varlıklardır. Buna ben de dahilim normal olarak. Hatta hiç hiç hiç varolmamış bir evreni varolmuşcasına anlamlandırmaya çalışacak kadar bile çılgın olabiliriz... Kim bilir?..
SinestezyaJeffrey Moore · April Yayıncılık · 20101,579 okunma
10/10
·368 syf.··
2017 17. kitabı
Defterime kaydettiğim kitaplara baktım da... Kitabı yakın bir tarihte okumuşum. Pdf'den bulabilmiştim yalnızca. Ve çok beğendiğim kısım vardı, şu an pdf'yi açıp baksam neredeyse her satırın altı çizilidir diyebilirim. "Şöyle bir kitap, böyle bir kitap, herkesin kitaplığında bulunması gereken bir kitap, harika müthiş çok güzel bir kitap" terimlerinin klişe olduğu bir çağda farklı bakış açıları ve farklı bakış noktaları isteyen bir yapıt. Dawkins (kendisinin ateist olduğu kitabın isminden de belli) bu eserinde güzel bir iş çıkarmış. Ateist değilim, ama çoğu yazdığına hak verdim. Sorgulanması gereken bir çok şey olduğuna inanıyorum. Ve de insanların tüm evren tarihi boyunca kendi kafasında oluşturduğu Tanrı sembolünü sorgulaması gerektiğine...
Din
Tanrı YanılgısıRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20204,112 okunma