Puan vermedi·104 syf.··
2026 196. kitabı
Insanın ayna karşısında kendine yaptığı en acımasız itiraftır. Baş kahraman Clamence, o kadar ikna edici ve o kadar bizden biri ki; onun "düşüşünü" izlerken kendi "düşüşlerimizi" hatırlamamak imkânsız. Kitap boyunca o kadar ustaca bir suçluluk duygusu işleniyor ki, okurken kendinizi yavaş yavaş sorgularken buluyorsunuz. "Gerçekten iyi biri miyim, yoksa sadece iyi göründüğüm için mi iyi biri olduğumu sanıyorum?" sorusu, metnin her satırında bir gölge gibi sizi takip ediyor. Camus burada ahlakın aslında bir maskeden ibaret olabileceğini, kendimizden kaçmak için başkalarını yargılamaya ne kadar meyilli olduğumuzu gösteriyor.
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
O Duva Cadısı neydi öyle ya?
8/10
·448 syf.··
2026 18. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:38
Benim bu kadar uzun sürede bitirdiğimde bakmayın kitap gayet akıcı. Sadece harita ile biraz sorun yaşadık. Kitapları normalde tahmin edemem ama bu kitabı garip bir şekilde tahmin ettim🫪 Birde o Duva Cadısı neydi öyle ya. Artık kurabiyelere eskisi gibi bakamayacağım. Her neyse işin özünde kitabı beğendim. Görsel hafızanız iyiyse haritayla sorun yaşamazsınız. Yaş sınırı: +14
Gölge ve KemikLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20247,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·80 syf.··
2026 44. kitabı
Robert A. Johnson tarafından Jungcu analitik psikoloji çerçevesinde yazılmış, erkeklik deneyimini arketipler ve mitolojik anlatılar üzerinden çözümlemeye çalışan bir eser. Kitabın en güçlü yönü, erkek kimliğini sadece toplumsal roller üzerinden değil, daha derin bir “psişik yapı” olarak ele alması. Johnson, özellikle kahraman, savaşçı, baba ve gölge gibi arketipler üzerinden erkekliğin farklı yönlerini açıklarken, okuyucuya kendi iç dünyasını sorgulatıyor. Bu yaklaşım, kitabı yalnızca bir psikoloji metni olmaktan çıkarıp, aynı zamanda sembolik bir okuma deneyimine dönüştürüyor. Özellikle erkekliğin bastırılan duygusal yönleri, kırılganlık ve güç arasındaki gerilim gibi temalar oldukça etkileyici bir şekilde işleniyor. Kitap, erkekliğe dair daha yüzeysel ve klişe anlatıların ötesine geçmeye çalışıyor ve bu yönüyle düşündürücü bir derinlik sunuyor. Buna rağmen 8/10 puanla uyumlu şekilde bazı sınırlılıklar da mevcut. Johnson’ın yaklaşımı büyük ölçüde Jungcu çerçeveye sıkıştığı için, modern psikolojinin farklı ekollerinden (bilişsel, gelişimsel, sosyokültürel yaklaşımlar gibi) yeterince beslenmiyor. Ayrıca bazı genellemeler günümüz erkeklik tartışmaları açısından fazla soyut veya dar kalabiliyor. Genel olarak, erkek kimliğini daha içsel ve sembolik bir düzlemde düşünmek isteyenler için güçlü bir okuma sunuyor; ancak akademik çeşitlilik ve güncel bilimsel yaklaşım açısından sınırlı bir perspektif içeriyor.
Psikoloji
Erkek Psikolojisini AnlamakRobert A. Johnson · Okuyan Us Yayınları · 202289 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 35. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Sefile: Düşen bir kadının sessiz çığlığı ve toplumun suçu. Romanın merkezinde, saf ve masum bir genç kız olan Mazlume yer alır. Babası İhsan Efendi’nin ölümünün ardından yapayalnız ve beş parasız kalan Mazlume, bir anda kendini korumasız bir şekilde sokağın ve kötü niyetli insanların insafına bırakılmış halde bulur. Toplumun sözde "namuslu" kesimi bu yetim kıza el uzatmazken, ona kucak açanlar karanlık dünyanın insanları olur. ​Mazlume, çaresizliğinin ve saflığının kurbanı olarak, İkbal ve ardından Mihriban gibi figürlerin manipülasyonlarıyla yavaş yavaş ahlaki bir çöküşün, "sefilliğin" içine sürüklenir. Kendi iradesi dışında bir bataklığa itilen genç kızın en büyük trajedisi, bu hayattan nefret etmesine rağmen oradan çıkacak hiçbir ekonomik veya sosyal gücünün olmamasıdır. Hikâyenin ilerleyen kısımlarında Mazlume, İlyas adında bir gence aşık olur. Bu aşk, onun için bataklıktan uzanan bir kurtuluş halatıdır. Ancak "kirletilmiş" bir geçmiş, yeni ve temiz bir geleceğin üzerine her zaman siyah bir gölge düşürmeye mahkumdur..
SefileHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,860 okunma
Ged'in Gölgesi!
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Yerdeniz Büyücüsü, Ursula K. Le Guin'in 1968 yılında yayımlanan fantastik romanıdır. Bu eser, yazarın Yerdeniz serisinin ilk kitabıdır. Bu, Le Guin'den okuduğum üçüncü kitap oldu. Daha önce Anlatış ve Mülksüzler'i büyük bir beğeniyle okumuştum. Yazarın bilimkurgu türündeki bu iki romanından sonra, Yerdeniz serisine de hiç düşünmeden başlama kararı aldım. İyi ki de başlamışım. Çünkü Yerdeniz Büyücüsü, büyümeyi, bilgeliği ve büyü dünyasını anlatan, farklı ve etkileyici bir eser olarak bende kalan etkisi yoğun oldu. Roman, yazarın kurguladığı Yerdeniz adlı adalar dünyasında geçiyor. Dikkatimi çeken noktalardan biri de Yerdeniz haritasının bizzat Ursula K. Le Guin tarafından hazırlanmış olmasıydı. Böyle bir harita oluşturmak bile başlı başına emek, sabır ve hayal gücü gerektiren bir uğraş. Bu harita sayesinde yazarın yarattığı dünyayı ne kadar önemsediğini ve ona gerçeklik duygusu kazandırmak için gösterdiği çabayı hissetmek mümkün. Dikkatimi çeken bir başka konu ise Yerdeniz serisinin, daha sonra yazılan bazı ünlü fantastik eserlere ilham verdiğiydi. Özellikle Harry Potter serisine yapılan benzerliklerden okuduğum ve dinlediğim pek çok yazıda da söz ediliyordu. Harry Potter dünya çapında çok tanınan ve sevilen bir seri olmasına rağmen, Yerdeniz Büyücüsü'nün aynı ölçüde bilinmemesi doğrusu beni biraz üzdü. Çünkü okudukça, bu eserin fantastik edebiyatın önemli yapıtlarından biri olduğunu hissettim. Ancak Yerdeniz Büyücüsü'nü benim için özel kılan şey, büyülerden çok insanın kendi yarattığı gölgesiyle yüzleşme olayını anlatması oldu. Romanın kahramanı Ged, olağanüstü yeteneğe sahip genç bir büyücü adayıdır. Güçlüdür, zekidir ve öğrenmeye son derece heveslidir. İlk büyücülük derslerini kendisini büyüten teyzesinden alır. Gont Adası'nda yaşayan Duny, henüz bir yaşındayken
İnceleme
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
KADER BİZLERİ GÖRÜNMEZ KILAR
Puan vermedi·107 syf.·
2026 30. kitabı
Bu kitap, sırlarla örülü, gizemli bir atmosferin içine çekiyor okuru. Anlatım tarzı, alışılmışın çok ötesinde, adeta bilinmeyenin kapılarını aralayan bir tınıya sahipti; bu yenilik beni derinden etkiledi. Santiago Nasar’ın ölümünü anlatışı, ilk cümlede onun öleceğini bilmenize rağmen, sizi bilinmezlik ve merakın karanlık labirentlerinde sürüklüyor. Her detay, her kelime, görünmeyen bir gölge gibi üzerinize çökerken, kurgunun içinde kayboluyor, gerçeğin ve kurmacanın sınırlarında gezinirken heyecan ve tedirginlik hissiyle dolup taşıyorsunuz. Kitap, anlatımındaki ince nüanslarla ve gizemli dokusuyla, sizi Santiago’nun son anlarının ardındaki sır perdesini aralamaya davet ediyor; her sayfa, bilinmeyene doğru atılan adımlar gibi, sizi derin bir merak ve büyülenme içinde bırakıyor.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma