Gönderi

Hepimizin içinde bir "öteki" vardır!
9/10
·188 syf.··
2022 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2022 00:00
“Bay Goldyatkin yalnızca kendinden kaçmak istemiyor, bir daha geri dönmemek üzere ortadan kaybolmak istiyordu” (s.46). Ne zaman Fyodor Dostoyevski’nin bir kitabını okumaya başlasam derin bir nefes alırım. Zira onun kahramanlarının hikâyesi üzerinden insan ruhunun dehlizlerinde dolaşmak ve dolaşırken şahit olunanlara dayanmak o kadar kolay olmuyor. O bir insanın kalbinde ve ruhunda yaşadığı/yaşayabileceği gelgitleri, acıları, ıstırapları ve hastalıkları öylesine etkili bir şekilde ortaya koyuyor ki ister istemez kendinizle yüzleşmekten kaçamıyorsunuz. Kendinizle yüzleşirken de sınırlarda dolaşıyor ve haliyle yorgun düşüyorsunuz. • • • Dostoyevski’nin “Ezilenler”den sonra henüz 24 yaşındayken kaleme aldığı “Öteki”yi okurken de benzer duyguları yaşadığımı söyleyebilirim. Romanın kahramanı Bay Golyatkin, 9. dereceden sıradan bir devlet memuru olarak görev yapıyor. O, etrafındaki insanlara kendini kabul ettirebilmek için sürekli toplumsal konumunu daha iyi gösterme çabası içerisine giriyor. Ama toplum tarafından dışlanıyor. Nitekim onun hikâyesi üst kademeden insanların arasına kendini kabul ettirmek için gittiği bir davetten kovulmasıyla başlıyor. Sonrasında ise içindeki “öteki”yle karşılaşması ve bu karşılaşmada yaşadığı gelgitler, mücadeleler, hezeyanlar, sanrılar ve paranoyalarla devam ediyor. • • • Yunus Emre’nin “Bir ben vardır bende benden içeru” dediği gibi doğrusu hepimiz iç dünyamızda bir “öteki”yle yaşıyoruz aslında. Çocukluğumuzdan itibaren “bireysel benlik” ve “toplumsal benlik” olmak üzere iki benlik geliştiriyoruz. Günlük yaşamımızda bu benliklerimiz uyum ve barış içerisinde geçinip gittiği sürece çok da sorun yaşamıyoruz. Ne zamanki bu benliklerimizden biri, özellikle de toplumsal benliğimiz, bireysel benliğimizi bastırmaya ve yok etmeye çalışırsa, işte o zaman benliklerimizden biri “öteki”leşerek bizi tehdit etmeye başlıyor. İlk zamanlar benliğimize yönelik bu tehditlere karşı savunma mekanizmalarıyla mücadele etmeye çalışıyoruz. Savunma mekanizmaları yeterli gelmediğinde nevrozlar, nevrozların da yeterli gelmediği durumlarda psikozlarla bu tehditleri aşmak için çaba harcıyoruz. • • • Gerçekten de “Öteki”, yazıldığı dönemde çok ilgi görmemekle birlikte sıradan bir roman değil. Onun sıradan bir eser olmadığını Dostoyevski’nin daha sonra kaleme aldığı “Yeraltından Notlar”, “Suç ve Ceza”, “Ecinniler”, “Karamazov Kardeşler” gibi dev eserlerini okuduktan sonra çok daha iyi anlıyorsunuz. Bu yönüyle “Öteki”nin Dostoyevski’nin gençlikten olgunluğa adım attığı bir hazırlık dönemi eseri olduğunu söylemek mümkün. Elbette eserin değeri bundan da öte modern psikoloji ve psikiyatrinin gelişmesiyle birlikte daha iyi anlaşılıyor. Çünkü Dostoyevski bu eserinde modern psikoloji ve psikiyatriden çok daha önce adını koymadan “çoklu kişilik bozukluğu”* ve “şizofreni”** gibi ruhsal hastalıkları kahramanı Bay Goldyatkin’in yaşadıkları üzerinden anlatıyor. • • • Doğrusu Goldyatkin’in hikâyesini okurken bir yandan da Franz Kafka’nın “Dönüşüm”ündeki bir sabah uyandığında böceğe dönüşen Gregory Samsa’nın hikâyesi zihninizde dönüp duruyor. Nasıl Kafka kahramanı Gregor Samsa’nın hikâyesi üzerinden modern yaşamı eleştiriyorsa, bir yönüyle Dostoyevski de yıllar öncesinden ayak sesleri duyulan modern yaşamın insanlarda kişilik bölünmesine yol açarak yaşamlarını nasıl tehdit edebileceğinin ipuçlarını ortaya koyuyor. Adeta Freud’dan yıllar ve yıllar öncesinde modern yaşamın insanlara “nevrozlar”la nasıl bedel ödetebileceğini gözler önüne seriyor. O nedenle diğer eserlerinde olduğu gibi bu eserini okurken Stefan Zweig’in “Üç Büyük Usta”da Dostoyevski’ye neden “Psikologların psikologudur” dediğini daha iyi anlıyorsunuz. • • • Özcesi, okurken kişilik bölünmesi yaşayan Bay Golyatkin’in gelgitleri, hezeyanları, tutarsızlıkları, paranoyaları, monolog ve diyalogları insanı yoruyor. Buna rağmen “Öteki”nin, insan ruhunun dehlizlerinde dolaşma ve insanın farklı yüzlerini anlamada ilham verici bir eser olduğunu belirtmeliyim. Tüm bunlarla birlikte Dostoyevski’nin hikâyesi ve eserleriyle ilgili herhangi bir bilgi sahibi olmayan okurların tıpkı “Yeraltından Notlar”da olduğu gibi bu kitabı da okurken sıkılıp yarıda bırakma ihtimalleri bulunuyor. O nedenle Dostoyevski’nin diğer eserlerinde olduğu gibi bu eserini de okumadan önce yazarının hikâyesi ve psikolojinin “id, ego, süperego; bilinç, bilinçaltı, bilinçdışı; savunma mekanizmaları; nevrozlar ve psikozlar” gibi önemli konularıyla ilgili genel bir bilgiye sahip olmalarının kitaptan istifadeyi artıracağını düşünüyorum. • • • Öteki’yi başta felsefe, psikoloji, sosyoloji ve edebiyat eğitimi alan ve psikolojiye ilgi duyan okurlar olmak üzere insan ruhunun arka odalarında dolaşmak ve kendisiyle yüzleşmek isteyen tüm okurlara tavsiye ediyorum. Bu eserden uyarlanan “The Double (2013)” filminin ise kitabı okuduktan sonra izlenmesini öneriyorum. İncelemeye son verirken, “Kuş, avcısına kendi ayağıyla gider derler. Doğru ve bunu kabul ederim: Ama bu meselede avcı kim, kuş kim? Sorulması gereken soru budur beyler!” (s.25) sözlerini merak eden okurlara… Keyifli okumalar dilerim!  ........................................... *Çoklu kişilik bozukluğu ile ilgili Bknz. "Çoklu kişilik bozukluğu - Vikipedi" tr.m.wikipedia.org/wiki/%C3%87oklu.... **Şizofreniyle ilgili Bknz. "Şizofreni - Vikipedi" tr.m.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eizof....
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
··
12,6bin Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Dostoyovevski'den okuduğum ve beni en çok etkileyen eserlerden biriydi Öteki. Okurken kahramanın iç çatışmalarını derinden hissetmiştim. Beni bu denli etkilemesi bundandı belki. İncelemeniz, yerinde ve güzel saptamalarla bütünlüyor diyebilirim kitabı. İnceleme için teşekkür ediyor film önerinizi not alıyorum. Esen kalın. :)
nalkan
Gönderi Sahibi
Kitabı okumuş değerli bir okurdan bunları duymak benim için çok memnuniyet verici. Kıymetli yorum ve katkınız için çok teşekkür ederim.🙏 Keyifli okumalar dilerim.📚🎈
İlgi duyduğum türden bir kitap. Yunus Emre'nin sözüyle de desteklemeniz ayrıca etki yarattı bende diyebilirim. İyi ki incelemeler var.. Emeğinize, yüreğinize sağlık.. 👏💫
nalkan
Gönderi Sahibi
Dostoyevski'nin eserlerini okumak ve anlamak gerçekten kolay değil. Ama sabırla okumaya devam edip kahramanlarını anlamaya çalıştığınızda bir anda kendi yaşam serüveninizi, kimliğinizi, kişiliğinizi, huy ve mizacınızı, korkularınızı, kaygılarınızı ve umutlarınızı karşınızda buluyorsunuz. O yüzden Dostoyevski okumanın bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. Okumadıysanız mutlaka bu eserini de okumanızı öneririm.👌 ... Kıymetli yorumunuz için çok teşekkür ederim.🙏📚🦋
O kadar güzel, detaylı, bilgilendirici incelemeler yazıyorsunuz ki öncelikle tebrike ederim. Eserin konusu ve düşüncelerinizin yani sıra verdiğiniz bu kapsamlı bilgiler içinde kendi adıma teşekkür ederim. Keyifle, heyecanla incelemelerini takip ettiğim isimlerden birisiniz 😊 Öteki romanını birkaç ay önce okuduğum bir eser olup, düşüncelerinize katılıyorum. Dostoyevski'nin büyük bir yazar olacağına dair kendini belli ettiğini düşündüğüm ilk romanı. Emeğinize, kaleminize sağlık 🙏📚😊
nalkan
Gönderi Sahibi
Kitabı okumuş sizin gibi değerli bir okurdan bunları duymak benim için gerçekten çok memnuniyet verici. Kıymetli yorumunuz ve katkılarınız için ben de çok teşekkür ederim.🙏📚🦋
Varlığınız 1k için büyük bir şans. Bu ve daha önceki birbirinden güzel incelemeleriniz için çok teşekkür ederim. Şahsen çok şey öğrendim sizden, minnettarım.
nalkan
Gönderi Sahibi
Hocam emin olunuz okuduğunuz her bir kitabın altına yazdığınız her biri inceleme değerindeki yorumlarınızdan ve yaptığınız alıntılardan ben de çok yararlanıyorum. Değerli yorum ve katkılarınızla verdiğiniz destek için ben de çok teşekkür ederim.🙏 Keyifli okumalar dilerim📚🦋