Kül Krallığı
4/10
·960 syf.··
2024 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 18:23
Not: Serinin tamamını okudum. Bu inceleme Kül Krallığı dahil tüm seri için genel bir değerlendirmedir. Lütfen bütün bunların benim kişisel düşüncelerim olduğunu unutmayın. Genel bakış olarak bu serinin bütün orijinalsizliğine rağmen çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyordum hep. Ve evreni, atmosferi ve temel fikirleriyle yeni nesil fantastikler arasında hâlâ güçlü bir yerde duruyor olsa da karakter yazımı, özellikle ana karakter tercihi bu potansiyelin önemli bir kısmını heba etti bence. En büyük sorun bu serinin bir noktadan sonra bir evren hikâyesi olmaktan çıkıp ana karakteri parlatma projesine dönüşüyor olmasıydı. Şimdi karakterler üzerinden düşüncelerimi anlatmaya çalışayım: AELİN Aelin benim için "iyi yazılsaydı efsane olabilecek ama kötü yazıldığı için tahammül edilmesi zor" bir karakter. Bütün popüler fan görüşlerinin aksine ben Celaena'dan Aelin'e geçişi bir karakter gelişimi olarak görmüyorum. Bu ani ve ikna edici olmayan bir kişilik kırılması sadece . Seri boyunca, hem Celaena hem Aelin odağında, okurdan beklenen şey onu sevmek çünkü o güzel, güçlü ve seçilmiş:) Ama bunların sürekli tekrar edilmesi, karakteri öyle yap-maz!!! Aelin emir veriyor, sorgulanmıyor, herkes ona körü körüne itaat ediyor... Bu bir liderlik değil, yazarın karakteri dokunulmaz ilan etmesi basitçe. Aelin'in ahlaki açıdan sorgulanması gereken davranışları ya hep romantize ediliyor ya da tamamen geçiştiriliyor. Basit bir örnek vereyim: Lysandra-Aedion planı, hani şu Lysandra'ya "sen fahişenin zaten, senin için o kadar da zor olmamalı" tarifesi uyguladığı, Lysandra'nın Aedion'la çiftleşerek Ashryver soyunu devam ettireceği plan. Anlamıyorum. Lysandra'ya yapılan şey fedakarlık değil, açıkça bir istismar. Buna rağmen karakterlerin bunu sorgulamaması, yazarın diğer karakterlerin birey olmasına izin vermediğini gösteriyor dümdüz. Bir de şu "Aelin her şeyi arka planda halletmiş" kolaycılığı var. Savaş, politika ve ittifak kurma gibi konular okurun görmek istediği şeylerdir -ya da en azından bilinçli okurların. Ama her kritik noktada bir mektup, bir gizli anlaşma, bir "merak etmeyin Aelin düşündü" çözümü geliyor niyeyse (⁠◔⁠‿⁠◔⁠) Sonuç olarak: Aelin'i olgunlaşmamış ve fazlasıyla merkezci bir karakter olarak görüyorum. Travmaları onu derinleştirmiyor. Sadece davranışlarına mazeret oluyor. Ve hayır arkadaşlar, Aelin bir anti-kahraman değil •⁠ᴗ⁠• Anti-kahramanlar bilinçli olarak gri alanlarda durur, Aelin ise hem mağdur hem kusursuz ilan edilmek isteniyor. Bu ikisi aynı anda işlemez, bunu kabul etmeniz lazım. ımmm, şey, Aelin'le ilgili söylemek istediğim birkaç şey daha var ama bunları incelemenin sonuna yazacağım çok uzamasın diye. Şimdi ROWAN İtiraf ediyorum, Rowan'ı ilk tanıttıkları hâliyle seviyordum ben. Celaena'yı görür görmez yelkenleri suya indirmeyen tek kişiydi sonuçta. Ta ki Aelin'e nasıl olduğunu hiç anlamadığım bir şekilde âşık olup kişiliğini tamamen kaybedene kadar. Bir noktadan sonra Rowan birey değil, karar verici değil sadece Aelin'in uzantısı haline geldi. Güçlü, vahşi, bağımsız fey prensimizden geriye sadece zorlama bir sadakat kaldı:) Bu romantik falan değil arkadaşlar, adamın resmen karakteri katledildi. MANON & ONÜÇLER Manon karakter gelişimi nispeten en iyi yazılmış kişi bana göre. Bu evrenin gerçek kraliçesi ve benim kişisel kraliçem:) Kendi halkına duyduğu sevgi, merhameti, fedakarlığı... Manon'la ilgili her şey Aelin'e kıyasla daha doğal ve çok daha inandırıcı. Amaaaa Dorian'la olan ilişkisi Manon'un hikâyesini tamamlamak yerine törpüledi bence. Yani kendimize gelelim, Manon Blacbeak hiçbir erkeğin karşısında diz çökecek biri değil. (mecazi anlamda söylüyorum diz çökmeyi) Sanki Aelin-Rowan ikilisinin önüne geçmesinler diye bilinçli olarak geri çekilmişler yazar tarafından •‿• Onüçler ise serinin en güçlü yanlarından bir diğeri ve Sarah J Maas'a bu seri dahilinde varlıkları için teşekkür etmemi sağlayan nadir kişiler. Bebeklerim. Fedakarlıkları bu serinin en etkileyici yaynıydı bence ama sonrasında yeterince yas tutulmadı, çok sinirliyim. Manon bebeğim tüm yükü tek başına sırtladı. DORİAN Şimdiiiii, Dorian'la ilgili çok fazla popüler olmayan görüşe sahibim. Bu adam ham büyüye ve Aelin'den çok daha güçlü yazılabilecek potansiyele sahip ama nedense bir kral olarak bile kişiliğini göremüyoruz. Aelin tarafından sürekli bastırılması ve bir kral değil de çocukmuş azarlanması yazım dengesini bozuyor. Kehanet sadece Aelin'e ait değil, Dorian da en az Aelin kadar ortaktı bu kehanete ama hikâyenin merkezinde yine sadece Aelin var. Ayrıca Dorian'ın bazı sahnelerde bilinçli olarak antipatik yazıldığını düşünüyorum. Bu da karaktere yapılmış başka bir haksızlık. CHAOL Chaol bu serinin günah keçisi. Gerçekten. Celaena'dan Aelin'e geçişte yaşadığı yabancılaşma son derece insaniydi. Çünkü hepimiz farkındayız ki Chaol ile limanda vedalaşıp "hep seni seçeceğim" diyen kızla döner dönmez yaşadıklarından neredeyse Chaol'u sorumlu tutacak olan kız aynı değil. O yüzden Chaol'u Celaena'nın yeni versiyonuna tapmadığı için suçlayamazsınız. Yazar Aelin yanlısı olduğu için yazımla bunu sürekli Chaol'un aleyhine çevirdi ama mantıklı davranan karakter çoğu zaman Chaol'du sadece. Dorian'ı valg prensi hapsinden kurtaran kişi de Chaol'du ama övgüyü yine Aelin aldı. Ve şunu da söylemek isterim ki Chaol'u günahım kadar sevmem fjcjhfjfj Onu sevmememin Aelin ya da onunla ilişkisiyle alakası yok. İlk kitaptaki ilk görünümünden beri bana hep kasıntı geliyordu, bir türlü umursayamadım onu. Ama sevilmemesi başka şey, haksız yere nefret alması başka. Ben ikisi arasındaki dengeyi kurabiliyorum ╮⁠(⁠◉⁠‿⁠◉⁠)⁠╭ Diğer karakterlere gelecek olursak... Aedion, Lysandra, Elide, Lorcan, Nesryn, Ygrette… Hepsinin ortak problemi şu: Aelin'e hizmet ettikleri ölçüde varlar. Her biri kendi başlarına parlayabilecek karakterler ama ana karakteri yüceltmek uğruna silikleşiyor. Özellikle Elide'nin potansiyel vaat edip hiçbir yere varmaması da tam bir hayal kırıklığıydı bana göre. Son sayfaya kadar bu kızın demir dişlerinin çıkmasını bekledim, niye bana umut veriyorsun hdhchfb. Genel sonuç şu: her şeye rağmen Cam Şato serisi güçlü bir evrene ve etkileyici fikirlere sahip. Evet, yazar açıkça bayağı toplama bir kurgu oluşturmuş. Witcher, Game of Thrones ama özellikle de LotR "esinlenmeleri" çok göze çarpıyor. Yazar Daenerys ve Aragorn'un karakterizasyonunu kopyalamış resmen, ünvanlarıyla birlikte chhchc. Dünyalar Arasında Yürüyen Kraliçe öyle mi? sevgili SJM, zamanın ve mekanın hanımı sadece Cirilla Fiona Elen Riannon'dur. the queen who was promised?? direkt Isildur'un Varisi de deseydin de sen de rahat etseydin biz de etseydik. Gerçek hükümdar ortaya çıkınca çiçeklerin açmasını da bir değil iki kere kullanmış:D Savaş sahneleri zaten direkt Yüzüklerin Efendisi'ndeki savaş sahneleriydi hatta itiraf ediyorum Ansel'in ordusunun başına gelenler beni ilk başta duygulandırdı, sarah'nın aklına gelir miydi böyle şeyler diye düşündüm ama abla??? resmen bakıp bakıp yazmışsın? ve buna rağmen yine oraya berbat bir iş çıkarmışsın tebrik ederim. Okuduğum en kötü savaş sahneleri bu kitaptaydı. Neyse, sadece diğer serilerle benzerlikleri başka bir incelemenin konusu olacak kadar fazla. O yüzden daha fazla uzatmayacağım bu kısımları. Dikkat çekmek istediğim nokta şu, yazar her taraftan toplamasına rağmen evren olarak ortaya olabildiğince iyi bir iş çıkarmış bence. Bu serinin dünya inşaasını sevdim ve güzel tasvir edildiğini de düşünüyorum. En sevdiğim özelliği de tasvir edilirken yazarın info-dumping'e başvurmaması. Okur olarak kendimiz keşfediyoruz ve bu da evreni daha iyi benimsememizi sağlıyor. Elbette ki yine çok fazla mantık hatası var ama yeni nesil fantastik kitaplar arasında bu serinin dünya inşaası altın değerinde resmen. Kurgu için aynı şeyi söyleyemeceğim ama. Yine toplama olmasına rağmen potansiyel vaat ediyordu ama anlatı çok dengesiz. Eğer yazar herkesi Aelin'in etrafında döndürmekten vazgeçseydi, her karakteri kendi hikâyesinin başrolü yapsaydı, kimsenin hikayesi Aelin'in hikâyesini tamamlamak için bir yan ürün görevi görmeseydi ve romantizm gereksiz yere bu kadar merkezde olmasaydı bu seri çok daha iyi bir yerde olurdu. Şimdii, Aelin söz konusu olduğunda fandomun kendini avutmak için sarıldığı birkaç klişe savunma var ve bunları net bir şekilde masaya yatırmak istiyorum, çünkü hiçbiri geçerli değil. En çok duyduğum savunma şu "Aelin kompleks bir karakter, sevmiyorsanız anlamıyorsunuz." Hayır canım. Aelin kompleks bir karakter değil. Tutarsız ve kötü yazılmış bir karakter. Kompleks karakter dediğimiz kişilerin çelişkileri olur, bu çelişkilerin sonuçlarıyla yüzleşirler,davranışlarının bedelini öderler. Aelin ise kibirli, kontrolcü ve bencil olmasına rağmen asla gerçek bir bedel ödemiyor. Hataları ya romantize ediliyor ya da yazım tarafından haklı çıkarılıyor. Bu komplekslik değil, yazar kayırmasıdır. Bir başka savunma "Bir seriyi sevmek için ana karakteri sevmek zorunda değilsiniz." Bu teoride çok doğru. Ama Cam Şato özelinde bu savunma çöker. Neden biliyor musunuz? Çünkü bu seri çoklu bakış açılı, geniş evrenli, çok karakterli gibi görünse de, pratikte her şey ana karaktere hizmet eder sadece. Diğer karakterlerin hikâyeleri ana karakteri parlatmak için var. Onlar birey değil, dekor. Ana karakterin bu kadar merkezde olduğu, herkesin kişiliğini onun etrafında kaybettiği bir seride "Aelin'i sevmeyin ama seriyi sevin" derseniz okurla dalga geçmiş olursunuz:d Ve en komik olan ne biliyor musunuz? "Sarah zaten Aelin'i sevilmesin diye yazdı." Bunu her gördüğümde gülüyorum xjhdhjdjdj. Bakın, eğer Aelin sevilmesin diye yazılmış olsaydı her iki sayfada bir güzelliği övülmezdi, herkes ona tapmazdı, yaptığı ahlaki açıdan problemli şeyler sürekli haklı çıkarılmazdı. Aelin 'ikonik' replikler söylesin, girlboss sahneler yazılsın, okur alkışlasın diye yazılmış bir karakter. Her hareketi "vay be" dedirtsin diye tasarlanmış ama içi bomboş. Bu yüzden Aelin güçlü değil, lider değil, zeki hiç değil:D Sadece güçlüymüş gibi yazılan ve sorgulanması istenmeyen bir figür. Ve en sinir bozucu kısmı da şu ki Aelin fedakarlık yaparken bile merkezde kendisi var. Elena'yı kurtarma kararı bunun en net örneği. Binlerce masumun tehlikeye gireceğini bilmesine rağmen sırf kendi ahlaki üstünlüğünü tatmin etmek için aldığı bir karardı bu ama yazar bunu 'bakın ne kadar da merhametli, ne kadar da özel' diye sunuyor. Bu fedakarlık falan değil değil, ahlaki şov. Ve hayır, travmaları onu daha katlanılır yapmıyor. Aksine bu kadar travmaya rağmen hiç olgunlaşmaması karakter yazımının başarısızlığıdır bana göre. O yüzden bu serinin hayranlarına şunu söylemek istiyorum, Aelin'i sevmemek kompleks karakterleri anlamamak ya da derinliği kaçırmak değil, kötü karakter yazımını reddetmektir sadece. Ve evet, bunu söylemekten keyif alıyorum :) Serinin diğer kitaplarına yazdığım incelemeleri de okumak isterseniz buyrun: Suikastçının Hançeri #224022053 Cam Şato #223977593 Karanlık Taç #224900277 Ateşin Varisi #225463722 Gölgeler Kraliçesi #229452435 Fırtınalar İmparatorluğu #229623453 Şafak Kulesi #230544719
1000Kitap
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,436 okunma
··
1.515 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ay bende acotari okumadım o düşme sahnesinde onları mi gördü diye düşündüm ama tam emin olamadım onlarmis demek harbiden tatlı detay. Genel olarak yorumlarımız tamamen zıt diyebilirim (Manon'un serideki en iyi karakter gelişimine sahip olması ve Chaol'u günah keçisi olması dışında) ama incelemeni okurken hiç "of ne alakaa" olmadım. Gerçekten takıldığın şeyler o kadar yerinde ve mantıklı ki. Ama garip bir şekilde Celaena ve Aelin arasindaki gecişi sevmemek haricinde kalan sıkıntılar bana sinir bozucu gelmediler. Bu arada diğer incelemelerini okurken zamanında çok eglenmistim. Kitabı bitirince direkt buraya uçtum jduxej
evet düşüncelerimiz kesinlikle tamamen zıt ama buna rağmen katıldığımız noktalar olmasına sevindim :) bu seriyi ne kadar sevmeye çalışsam da sevemedim genel olarak yazarı sevmediğim için sanırım. manon ve 13'leri çok seviyorum ve bu seriye katlanmamın tek sebebi onlardı. belki aelin'i de azıcık sevsem seriye bakış açım çok farklı olabilirdi ama bu kadar maalesef 😆
bunu yazdigima bende inanamiyorum ama feyre aelinden daha mantikli bir karakter, yine cok haklisin
ben kişisel olarak ikisine de bayılmamakla birlikte feyre'yi daha çok seviyorum. daha insani en azından 🤭 gerçi acotar'ı 2'den sonra okumadım onun da mahvedilmiş olacağından korkuyorum ama her türlü feyre >aelin benim için ❤️
ya her sey bu kadar mi dogru olur ya bu kadar iyi tespitler olamaz yani
Ben de senin gibi düşünüyorum çoğu yerde. Aelin karakterini sevmiyorum ve onun yüzünden diğer karakterlere de ısınamıyorum. Hatta bazen diyorum, eğer Aelin'ı sevdeydim diğer karakterleri de severim diye... Çünkü kurgunun başrolu Aelin ve o da bana geçmeyen bir karakter. Sürekli kendisini önce planda tutmak isteyen, başkalarının fikirlerini - kendi fikirleriyle uyuşmadığı sürece önemsemeyen ve başkasının kendi yanında parlamasını istemeyen bir karakter. O yüzden gıcık kapıyorum ona djdkdkkd. Oysa karakter güçlü ve zeki. Eğer başka bir tonda, vurgulamada yazılsaydı eminim ki severdim. Rowan'ı sevmiyorum. Oysa ideal bir eş adayı. Karısına destek olması vs, güçlü olması... Ama o koskoca bilmem kaç yıllık fey savaşçısı Rowan neden dörtte ve beşte bir halt yapamadı? Neden onun planları olmadı da bütün planları kraliçe yaptı??? Azıcık diğer karakterlerin de yardım ve sözlü destekleri dışında bir halta yaradığını okusaydık. Hep Aelin. Hep Aelin. Dorian benim içimde ukte kaldı. Ben onun gerçekten güçlü olmasını istedim. Çünkü seviyordum jsjsjdjs. Üçüncü ve dördüncü kitaptan sonra iyice suskun, pısırık birisi oldu. Oysa Aelin kadar önemli bir soya sahipti. Ayrıca Adarlan'ın kralıydı. Aelin'la müttefik ararken onun da bir söze ihtiyacı vardı. Ama ne var ki Dorian anca gözetleme kulesine gönderildi. Manon benim kraliçem. Seride sevdiğim birinci karakter. İkincisi de Dorian zaten jdksjdjd. Başka da pek yok. Ama yazar sırf Aelin için beşinci kitapta Manon'u ezikledi. Ne??? Manon, hırçın ve güçlü kadınken Rowan'ın yanında süt dökmüş kediye döndü. Birden okurken şaşırdım, acaba gözlerim mi yanlış okuyor diyip tekrardan okudum. Ama hayır. Yazar onu da küçümsedi. Manon ve Dorian için heyecanlıydım ama aralarındaki tek şey seks. Sex. Yazar keşke ikiliye daha fazla önem verseydi. Sürekli küçük Dorian'ın şaha kalkmasını okumazdık. Aedion zaten gıcık. Aelin'ı sorguluyor ama onu yaparken bile beni sinir ediyor. Chaol cidden ikinci Tamlin. Evet, suçlu filan hata yaptı ama yazık çocuğa djdjdjsjd. Gruptaki tek sıradan o. Ama gel gör ki dünyayı ateşe vermiş gibi davranıyorlar. Zaten dördüncü kitapta Aelin sırf hırsı için Dorian'ı öldürmek istedi. Yahu bu benim arkadaşım filan demedi hiç. Dorian sırf Chaol'un inadı sayesinde yaşadı ama sonda ne oldu; tüm övgüyü Aelin aldı. Kitapta sevdiğim tek ilişki Chaol ve Dorian dostluğu. Diğerlerinin shipleri bana hiç geçmedi. Belki Lorcan ve Elide azıcık... Keşke hep Celaena'yı okusaydık. Ergendi filan ama en azından okunuyordu. Yazar Aelin karakterini yılmak bilmeyen, güçlü yazayım derken hepten kibirli ve çıkarcı birine dönüştürdü. Benim de içim dolu jsjsjdjsj. Evreni seviyorum ama karakterlerini hiç sevmiyorum.
@Kitaptirtili1 ay ben hilal Şehir'i o kadar merak ediyorum ki dhbxhdj bir kısım çok seviyor bir kısım yerden yere vuruyor ne çıkacak acaba 🤭 yine de sarah'dan önce okumaya öncelik verdiğim daha iyi yazarlar olduğu için bu seriyi bir süre daha erteleyecegim. Bir de ÇOK kalın tuğla gibi seri katlanabilir miyim sanmıyorum 🥲🥲
o kadar iyi noktalara deginmissin ki 🫶🫶🫶
cok teşekkür ederim!! ♥️