10/10
·95 syf.·
Beğendi
·
2024 21. kitabı
Öğrenci Kız - Osamu Dazai Kitabı okurken o kadar beğendim ki hakkında neler yazabileceğimi toparlayamadım. Osamu Dazai den ilk kitabımdı. Hayatını araştırırken öğrendiğim şeyler hem şok edici hem de kitabının beni nasıl etkilediğini anlamamı sağladı. Japon kültürünü çocuklukta animelerle, lisede mangalar girdi işin içine ve üniversite sanırım tam olarak kültürü, tarihi, mimarisiyle inceleme fırsatım oldu. Beni üniversitede anime izleyen biri olarak anlayan hocam denilmesine kızan Canım Gökhan'a Digital Kültür dersi için yine selamlar... Yazarımız Meiji Devriminin (23 Ekim 1868-30 Temmuz 1912) sonuna denk gelen bir tarihte dünyaya gelmiş. Yakın zamanda okumuş olduğum Çay Kitabı kitabı tam bu dönemi de içerdiği için biraz incelememde değinmiştim. #236031900 . Meiji Restorasyonu Japonya'da sanayileşmeyi hızlandırmış ve bu durum 1905 yılından itibaren "Ülkeyi zenginleştir, orduyu güçlendir" sloganı ile askeri güç olarak yükselmesine neden olmuştur. İkinci dünya savaşı öncesi politikası ise "Asya bizimdir" diyerek emperyalist ülkelere karşı durarak ve Asyada sert ve cani hareketlerde bulunmuştur. Osamu Dazai sanat ruhlu biri olarak bu dönemde yaşama bakışı eserlerinde bolca işlediği görülüyor. Beş defa intihar girişiminde bulunan, alkolik ve uyuşturucu bağımlısı biridir. Batan Güneş kitabından denk geldiğim bir alıntı hayatını özetliyor gibi. "İnsanın yaşama hakkı olduğu gibi ölme hakkı da olmalıdır". Zengin bir ailede doğmuş olmasına rağmen bir geyşayla aşk yaşaması ve fikirleri ve aile geleneğine uymadığı için evlatlıktan ret edilen Osamu Dazai 39 yaşında son intihar girişiminde yaşama veda etmiştir. Öğrenci Kız kitabına gelecek olursak, bir genç kızın günlüğünden esinlenerek yazmış olduğu söylenen bu eserde aynı Zweig gibi bir kadını, genç kızın hislerini anlayıp sadece bir gününü yazmıştır. Bu kitapta sosyolojik ilişkiler, gelenekler, batı-doğu fikirlerinde çarpışan insan ilişkileri, bir kadına bakış açısı gibi birçok unsurun tartışması yapılabilir. Kültürü-tarihi oldukça eski, birçok savaş ve olaylara şahit olmuş bir coğrafyanın edebiyatının bu kadar sakin ve sade bir biçimde sunulması eserin ölümsüz olmasının nedeni olabilir. Genç kızın içsel monologları, düşüncelerini ele alınan eserde; ergenlik çağındaki kimlik arayışıyla çarpışan birini görmüyoruz sadece. Az buçuk Doğu kültürünü hakim olursanız, kadının, kız çocuğunun ne derece ikinci plana hatta hayvandan aşağıda sayılabileceğini görürsünüz. Modern romanlardan yola çıkarak bu etkileşimin sonuçlarına odaklanıp kadınların yaşamda bir yere sahip olduğunu gördüğümüz kitaplar değişimin sonuçlarını ele almışlardır. Genç kızımızın uyanışıyla başlayan eser, yine aynı dünyaya uyandığı için #237393782 karamsar, değişen hiçbir şey yok hayatında. Dış görünüşün önem kazandığı bir dönem olan dünyada hayvanlara bile güzelliğine göre sevgi gösterilmesi, doğru olan ahlaki bilginliğin uygulamada farklı deneyimlenmesini gösteriyor. Modernleşen ve sevdiği 'yeni' kültürler yerine vücudunun ve zihninin çok yakından tanıdığı kendi kültür benliğine ait davranışları göstermesine kızan hala iç çatışmada kendini bulamayan genç kızımız. #237394096 . Ve bunun hangisinin doğru olduğunu anlayamadığı için daha da bir karamsarlaşır. Sahi tek bir doğru var mı ki? Başkalarının doğrularına uyamadığı için hayata küsüp intiharı tercih edenleri kalanlar anlayabilecek mi ki? #237397536 . Bir genç kızın sadece gülümsedi diye evlenmeye zorlanması #237395151 , belki de kitabı günümüz Türkiye'de sevilmesinin nedeni tecavüzcüyle evlenmeye zorlanan kadınlarımızı hatırlattığı için olabilir mi? Japon bakış açısıyla -Taoizm ve Zen diyebiliriz- bir nesneyi sevgiyle bakma, içindeki güzelliği görme için bir genç kızın buna bakışını anlattığı alıntıda izlemiş olduğum animelerinde, dizilerinde de görmüş olduğum bir davranış. Senin görebildiğin küçücük bir detaydan doğan güzelliği farkeden biri tabiki kalp atışının ritmini değiştirebilecek etkiye sahiptir. Her şey aynı seyrettiği bir monoton hayatı değiştirmeyi umduğun o küçücük anların senin için ne büyük etkiye sahip olduğunu anlayan birisinin var olduğunu bilmek ne büyük mutluluk. "Trendeki herkesin benim gibi, bu furoshikiyi hayranlıkla izlemesini istiyorum ama kimsenin umuru değil, yazık! Bu güzellikteki bir furoshikiyi hayranlıkla izleyen bir genç adam görsem, içgüdülerime yenilip onunla hiç düşünmeden evlenebilirim herhalde." Kendi özünü bulduğunu sandığı beğenilerini, zevklerini anlatsa herkes tarafından dışlanacağını bilen biri bir maske takarak ne kadar yaşayabilir. Bunlardan kaçabildiği sayılı kitapları olmasa nereye sığınabilecek artık. Bunları biliyor, anlıyor, insanların farklılıklarını ya da geleneklerini kabul ederken kimsenin onu kendisi olacağı şekilde kabul etmeyeceğini bilmek... Sadece dayanabileceği kadar aynı güne uyanmayı devam edecek, bir gün küçük detayların hayatını değiştirebilmesini umarak. ithakinin neden Japon Edebiyatı serisi yaptığına dair bilgisiyle şuan günümüz çatışmasına ne gibi önemli noktada duracağını anlamış oluyoruz sanırım. youtube.com/watch?v=_ygHAZn... . Bununla beraber Osamu Dazai nin İnsanlığımı Yitirirken kitabı Aoi Bungaku anime serisinde animasyon olarak dönüştürülmüş olduğunu öğrendim. İthaki videosunda göreceğiniz gibi Bungou Stray Dogs animesi ise Japonya edebiyatında ünlü yazarları ve eserlerini ele alan bir çalışma olduğunu öğrendim ve hemen anime listeme ekledim. Arka planı dolgun, farklı eserleri, disiplinleri, kültürleri inceleyen anime ve filmler benim için daha doyurucu olduğundan konusu bile 5yıldızı hak ediyor. Sadece bir kitabı ile gönlüme taht kuran bir yazar oldu sayın Osamu Dazai . Bu dünyada yaşamaya daha fazla dayanamamış olsa da diğer eserlerinin hepsini okuyacağım. İyi okumalar dilerim.
Japon Edebiyatı
Öğrenci KızOsamu Dazai · Tokyo Manga Yayınevi · 202313,6bin okunma
··
1.382 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Seni seviyorum kadın! Öncelikle youtube videosunu izlediğin ve incelemene eklediğin için çok mutlu oldum, epey aydınlatıcı bir içerik. Nedensellik kurma kraliçeme de bu yakışır. Osamu Dazai ilginç bir adam ve hayatı üzerine düşünürken kafam karışıyor. Emil Michel Cioran ve Stefan Zweig da bana böyle hissettirir: Bunalımlarını sanata çevirmeleri hayran olunası ama kendilerini toplasaydı daha çok faydalanabilirdik onlardan. Ama ruh halleri böyle olmasaydı, bu cins işleri de ortaya çıkaramayabilirlerdi. Ya daha çok hayatta kalsalar ve daha çok eser bıraksalardı? Bir tez, bir anti-tez çelişkilerle kafa yoruyorum bunun üzerine. İnsanoğlu böyle, hep daha fazlasında gözümüz. En aydını bile kabullenmiyor “anormalliği”… Neyse hem yazar hem de kitabı üzerine bol bol konuşuruz zaten seninle. Ben de okuyayım eve dönünce bunu. Sen de Pandora’nın Kutusu nu okursun belki, çifte değerlendirme yaparız. (Ben de ona inceleme yazmıştım ama eksik kaldı, bitmiyoooor) Bu arada şöyle bir önerim var. Tokyo Manga Klasikleri toplayalım dediğimi biliyorum baskılarının estetiğine vurulduğum için ama, aynı yazarın İthaki baskılarından da okuma yapıp çevirilerini kıyaslayalım derim. Zaten ilk onlar çevirdi diye bir miktar saygı geliştirdi gönlüm. Nasıl yapalım?
Kültür Ebesi
Gönderi Sahibi
Tişikkirlir sipirmin 🙌🏻 senin de bana ve incelemelerime katkın büyük oluyor. Bilmediğim kaynaklar öğreniyorum. Pandora’nın Kutusu u da okuyup beraber inceleme fikrine bayıldım 🥰 Tokyo Manga Klasikleri de İthaki baskılarına da okeyim. Farklı yayınevi çevirilerinden birkaç alıntı dikkatimi çekti zaten birazcık farklılaşmış hangisi yazara daha uygun okudukça fark ederiz hem ❤️😍
Kültür Ebesi
Gönderi Sahibi
Meiji dönemi ve ilk modernleşme Japonya dönemi olmasa da Onur Ataoğlu Japon Ne Yapmış ve Japon Yapmış kitaplarının şuanki Türk-Japon kültür farkı için okunabilir. Basit ve eğlenceli bir anlatıma sahipti