Gönderi

Hem çok kalabalığız hem de çok yalnız.
9/10
·232 syf.··
2024 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2024 09:49
"Bir kuşu aldın iyileştirdin, sonra da uçmayı öğrettin. Nasıl ayrılacaksın? Ya da o bizden nasıl ayrılacak?" youtube.com/shorts/j42o79sj... Ayla... İzlemiş miydiniz? Bazı kitaplar yüzlerce film izlemek, bazı kitaplar yüzlerce duyguyu anımsamak: Bavula SığmayanBavula Sığmayan gibi... "Ölemeyenler hep böyle yapar; usul usul, sessizce erir," diyor Nermin YıldırımNermin Yıldırım bir kitabında. Biraz usul usul eriyenlerin, biraz erimesine fırsat verilmeden eritilenlerin kitabı... Yaşıyoruz değil mi hepimiz? Ama ne çok duygu öldü içimizde. İçimiz yangın yeri. Kimseye anlatamadığımız bir dünya yorgunluğu var üzerimizde. "Belki benim de birileriyle konuşup içimi dökmeye ihtiyacım vardır." Hadi döktün diyelim, döktüklerin içini toparlayacak mı sanıyorsun? İçinin dağıldığıyla kalıyorsun... Hiçbir hayat dışarıdan göründüğü gibi değil... Kimse gerçekten masum ya da gerçekten kötü değil. Herkesin bir nedeni var, kendi penceresinden bakınca haklı olduğu. Kimse diğerinin penceresini görmüyor, kimse kimseyi anlamıyor: "Anlamayacaklar seni, sevmeyecekler." En tuhafı da herkes anlaşılmamaktan dem vuruyor, başkalarını anlama derdine düşmeden." Ve bu kitapta en çok bunu sevdim, bir olayı o olayı yaşayan her kahramandan dinlemek... Hepsine hak verdim mi? Orası muamma... Mutlu musunuz? Hiç durup kendinize sorduğunuz oluyor mu, "Mutlu muyum," diye. Yıllar öyle hızlı geçiyor ve insanlar yaşamak istemedikleri bir hayatta öyle hızlı sürükleniyorlar ki... Bazen durup baktığında çok geç oluyor sorgulamak için. "Ben ne yaşadım," diyorsunuz, "Ne yaşadım amma be!" diyebilecekken... "İnsan hep bir gün çok mutlu olacağına inanır. Şimdi değildir, henüz değildir ama bir gün muhakkak, hak edilen o mutluluk gelip kendisini bulacaktır." Ne zaman? Bak yirmili yaşlar çabuk geldi, otuz mu? Ohoo... Ne der Lev TolstoyLev Tolstoy Anna KareninaAnna Karenina'sında: "Ha­yır, bizi bırakıp gitmeyeceksin, başka birisi olmayacaksın, na­sılsan öyle kalacaksın: Kuşkularınla, kendinden sonsuz hoşnut­suzluğunla, sonuçsuz kalan kendini düzeltme denemelerinle, yaşadığın düşüşlerle ve senin için olanaksız, sana nasip olmayacak sonsuz bir mutluluk beklentisiyle." "Evet, mutlu bir aile olmanın sırrı budur. Sık görüşmemek." Evet! Dönüp dolaşıp yine geldik aile kavramına! Sen ailende ne yaşadın be kadın, her kitapta buraya düşüyor yolumuz! Kimler ne yaşamadı ki ailesinde... Kime dokunsak benzer yaralardan kanıyor, hayat insanı vurabileceği en acımasız yerden vuruyor: "Bak, buradan vurunca ölmezsin ama ömür boyu acı çekersin, azar azar. Dokunmazsan çok kanamaz ama asla tam kabuk bağlamaz," dercesine. "Aile, ne kırılgan bir sözcük," İnci Aralİnci Aral, Arthur Conan DoyleArthur Conan Doyle, "Her insanın başına bir aile felaketi gelebilir." Kimileri için cennet olan yer, kimilerine cehennemi sunabilir. İnsanları yargılarken herkesin hayatla eşit şartlarda dövüştüğünü sanıyoruz oysa kimilerinin havlusu daha dövüş başlamadan atıldı. "Şimdiyse dinlenemeyecek kadar yorgunum," Uykuyla dinlenemeyecek kadar yorgunum, diyen bir John SteinbeckJohn Steinbeck kitabı gibi, "Ölüp dinlenmek istiyorum," diyordu Gazzeli bir çocuk. Öldürmeyen Allah öldürmüyor, acıları dindirmeyen Allah dindirmiyor. Bazen "Yürü ya kulum," dediği yerde yol çalışmaları oluyor. Durup beklemek, başka bir yol var mı sorgulamak gerekiyor. "Herkesin kendine göre bir yas tutuşu var hayatta. Kimi konuşarak, kimi susarak, kimi sessizliğe, kimi gürültüye boğularak acısını kucaklıyor." Kimi de okuyarak işte. Bu yüzden değil mi aynı kitaplarda benzer cümlelerde buluşmamız. Anlayın işte! "Anlamak dünyanın en feci şeyiymiş. Anlamanın dünyanın en feci şeyi olduğunu da o zaman anladım." Her hikayesi duygu doluydu. Kırgınlıklar, kızgınlıklar, pişmanlıklar, yaşanmışlık ve yaşanamamışlıklarla dolu... Ruhum yoruldu okurken. Zaten iyi gelsin diye okuduğumuz bütün kitaplar daha da kötü yapmıyor mu bizi? Olsun! Bize sorgulama bahanesi işte! Hayatımız trenin olmasını istediğimiz rayında mı? Geç olmadan gözden geçirmeli! Mutluluk insanı oturduğu yerde bulmuyor.
Edebiyat
Bavula SığmayanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20225,5bin okunma
··
3.056 Gösterim
9 Yorum
Başlığınız çok güzel hocam. Birçoğumuzun çevresinde tanıdıkları, arkdaşları var. Hatta telefon hafızasını zorlayacak boyutta belki. Ama bir yerde otururken. Etrafımıza baktığımızda başların eğik durumda bir ekrana kilitli olduğu( her nedense hiç vaktim yok diyip sevdiklerine, arkdaşlarına bir mesaj atamayacak kadar meşgul olan). Muhataplarıyla konuşmadan kalkıkan mekanlara dönüşen alanlar. Evet biz kalabalıklar içinde yalnızız. Hocam, açıklamam ile inceleme yanınızdan uzaklaştım, buradan da vaktinizi aldım. Afedersiniz🙏
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Katkınız için teşekkür ediyorum. 😊
Yine bir kitabı yolcu etmişsiniz Çok güzel olmuş kalemize sağlık 😊 Çok severek okumuştum
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum. Sevilmez mi...
Aile kırılgan bir kelime.. Doğru maalesef.. Ben de şimdi Rüyalar AnlatılmazRüyalar Anlatılmaz kitabından çıktım,ruhum yorgun gerçekten 🥺
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Her kitabı ayrı yoruyor...
Şimdi değildir, henüz değildir ama bir gün muhakkak... 🥺
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Muhakkak...
Bu yorum görüntülenemiyor
Reklam
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.