2.paragrafınıza istinaden: Osmanlı'nın yıkılması tamamen iç etkenlerle gerçekleşmiş bir durumdur. Devlet, yıkılma belirtilerini zamanında fark edip bir şeyleri değiştirmeye gerek duymamış, çünkü koca! imparatorluk nasılsa yıkılmazdı! Ne zaman artık Avrupa'nın çoook gerisinde kaldılar, o zaman yeniliklere giriştiler ve fakat geç kalındı. Avrupa, sizin deyiminizle emperyalist güçler, Osmanlıdan bir şekilde pay alma çabasına girdiklerinde devlet zaten çökmüştü. Her şeyi dış güçlere bağlamadan önce ki varsayalım doğru bu durum, neden doğu toplumları sürekli oynanılan bir arena durumunda onu düşünmek gerek. Bu, Avrupa'yı belki saldırgan yapar ama bizi de vizyonsuz, misyonsuz, basit şeylerin peşinde olan milletler olmaktan kurtarmaz. Onların yaptıkları doğru değilse de bizim de artık " biz nerede yanlış yapıyoruz," u sorgulamamız gerek. Bunu anlatan çok çirkin bir ifade var da burada kullanmak doğru olmayacak ama her şeyi dönüp dolaşıp dine bağlamaktan bir yerde kurtulabilirsek belki Avrupa'nın boyunduruğundan da kurtuluruz. Naçizane...