Uygulama içerisinde okumuş olduğum 500. kitabın incelemesini yazmak kendi kitabıma nasip oldu. :)
Kitabın ana odak noktası: Thales'ten başlayarak Alvin Plantinga'ya kadar yaklaşık 50 filozofun görüşlerini, etkilendikleri ve etkiledikleri filozoflar sarmalında geniş kapsamlı ele almak oldu. Dahası, kitabı sadece filozoflarla sınırlı bırakmayıp ontoloji, epistemoloji, etik, siyaset, din, bilim ve dil felsefesi gibi felsefenin önemli alt dallarının Antik çağlardan günümüze serüvenini de kapsamlı bir şekilde kitapta yer vermeye çalıştım.
En çok emek verdiğim nokta ise dipnotları oluşturmak oldu.
Çünkü bu zamana kadar okumuş olduğum her felsefe kitabından notlar alma gibi alışkanlığım vardı. Bu yüzden yazmış olduğum her denemede kaynak olarak filozofların kaleme aldığı kendi kitaplarından alıntılarla kitabın alt yapısını bir yandan sağlamlaştırmaya (güvenilir) çalıştım, bir yandan da birinci kaynaktan almış olduğum görüşlerin sentezini yapmaya çalıştım.
Bu yüzden 741 sayfalık kitabın 440 sayfasını filozoflara, 160 sayfasını felsefenin alt kavramlarına ve 120 sayfasını dipnotlar ve ek okumaya ayırdım. Felsefeye yeni başlayan okurlar içinse son 20 sayfasına sözlük hazırladım.
Her zaman felsefe okumaya Pre-Sokratlardan başlamak gerektiğini söylemişimdir. Çünkü her çağın filozofu bir önceki çağın düşüncesini geliştirerek kendi felsefesini oluşturmuştur. Bu yüzden felsefeye ne kadar temelden başlayıp kademe kademe ilerlersek o kadar keyif alırız.
Örneğin: Jean-Paul Sartre'ın özgürlüğe mahkûm insanı, Soren Kierkegaard'ın kaygısından ve Friedrich Nietzsche'nin Tanrı'nın ölümünden beslenir. Immanuel Kant'ın zihni yapılandıran kategorileri, David Hume'un radikal şüpheciliğine bir cevaptır. René Descartes'ın "Düşünüyorum, öyleyse varım"ı, Skolastik otoriteye bir başkaldırı ve Augustinus'un iç gözleminin modern bir yankısıdır. Thomas Aquinas'ın devasa sistemi, Aristoteles'in İslam dünyası üzerinden Avrupa'ya yeniden armağan edilmesinin bir sonucudur. Ve tüm bu yapı, en nihayetinde, Platon (Eflatun), Sokrates ve onlardan da önce gelen Pre-Sokratların sorduğu o basit ama derin soruların üzerine kurulmuştu: Biz kimiz?
İçinde yaşadığımız bu evren nedir? Nasıl yaşamalıyız?"
Bu minvalde felsefeye temelden başlayıp günümüz felsefesine kadar tempoyu yavaş yavaş arttırdım.
İsterdim ki ülkemizde felsefe göz korkutan ağır konulardan ibaret sanılmasındı. Yine de hala hayatın sorgulanmaya değer olduğunu düşünen azınlığın sayısının artması dileğiyle incelememi burada bitiriyorum.
Kitaplarla, edebiyatla, felsefeyle ve en önemlisi sanatla kalın.
Felsefe grubundaki paylaşımlarınızı da severek okuyordum. Felsefe konusunda bu kadar bilgi birikim sahibi bir insanın kitabını da keyifle okuyacağımdan şüphem yok. Ama kitabın fiyatı bin lira, ah şu ekonomi... 🥺
Öncelikle güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Kitap fiyatları konusuna gelince inanın arkadaşlarıma dahi aldırmadım kitabı. Bu zamanda destek amaçlı da olsa bin lira para verip de kimseden kitabı almasını istemem (kitabın yazarı kitap satılmasın diye uğraşıyor gibi oldu benim durumum). 🙂
Bende sözlerimi ah şu ekonomi diyerek bitiriyorum..