Gönderi

8/10
·146 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 11:41
Merhaba arkadaşlar. Bir roman bekliyordum, daha iyisiyle karşılaştım. Tam bir vicdan reddi olduğunu söylemek istiyorum. Vicdani ret olarak söyleyemiyorum çünkü o bambaşka bir duruma eviriyor meseleyi. Ama burada bir vicdan ve büyük bir protesto olduğu aşikar. Kendi dini Hristiyanlık olduğu için öğretiler ve emirler üzerinden nasıl yanlış yönlendirmeler yapıldığını özetleyerek kaleme aldığı kitabında bizler özellikle ‘Güç’ unsuruna odaklanıp bunun yanlış yönlendirmesinin nelere sebep olabileceğini görüyoruz. Eğitilmemiş (eğitimsiz değil yani yanlış eğitilmiş), yorgun ve bunalımda gördüğü Hristiyanların öğretilerle kıyaslandığında ne durumda olduğunu göstermesi bakımından çok ilgi çekici bir eser olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuda benimse tek fikir sahibi olduğum konu, Hristiyan inancını Katoliklerin olabildiğince içten yaşadıkları ve dinlerine aşırı derecede bağımlı olduklarıdır. Hatta bu bağlılıklarına hayranım. Şöyle ki bizim inancımızın gereği olan namaz ibadeti Hristiyanlığın Katolik mezhebinde olsaydı, kalabalıktan sabahları camiye giremezdik. Söylemek istediğimi sanırım en iyi böyle örnekleyebilirim. Ve muhteşem bir kıyaslama daha bizleri bekliyor. Saf haldeki İsa’nın Dini (gerçek Hristiyan inancı ve öğretileri) ile Yuhanna (kimileri Patnoslu diye söyler kimileri de Elçi Yuhanna olarak) öğretileri kıyaslanıyor. İsa’nın inancının bireylerin inancı olduğunu özellikle vurgular ve gözlemlerini birkaç maddede açıklar. Bunlardan biri de devletin dininin olamayacağıdır. Eğer devlet din adı altında aptalca şeylerle yönetiliyorsa birilerinin çıkarından başka halkı asla düşünmüyorsa kesinlikle aynı fikirdeyim. Ancak dinsiz devleti bu şekilde savunurum. Eğer din ile yönetilen bir devlette adalet, saygı, hoşgörü kısaca insana ait insani ne kadar değer varsa bunlar da koşulsuz herkese sağlanabiliyorsa o zaman bu hangi din olursa olsun, dini olan bir devleti savunmak boynumun borcudur. Mesele ayrıcalıklı değil adaletli yönetimle yönetilmektir. Diğer yandan her kutsal dinde olduğu gibi diğer semavi (yani Allah tarafından gönderildiğine inanılan) ve uydurulan tüm dinlere inananların -eğer Hristiyan değillerse- cehenneme gideceklerini savunur. Ancak bunun için bir cehennem, yani kötülerin cezalandırılacağı bir yere ihtiyaç vardır. Gerçekten bu bir inanç arayışı değil midir? Yoksa herkes kötü olur ve kötülükten başka bir şey de asla yapmazdı. Çünkü iyilerin ödüllendirileceğine inanırken kötülerin cezasız kalacağını düşündüğümüzde bizi kötülük yapmaktan ne alıkoyabilir? Bu yüzden inançlı olunsa da olunmasa da bir cezalandırma sistemi mutlaka vardır ve düşünen her insan bunu kabul edecektir de. Mesih yani İsa’nın da gerçekleşecek olan (gerçekleşmesi beklenen demiyorum çünkü kesin görüyorum) Kıyamet sahnesinde dünyaya yeniden geleceği biliniyor. Onun önder ve öncü olacağı da kutsal dinlerin kabullerinden birisi olarak göze çarpıyor. Bazı benzerlikler hoşuma gitti. Belki bu söylediklerim kendi dinim açısından yanlış bile sayılıyordur bilemiyorum dini içtihat kısmını. Ama bildiğim bir şey var ki o da kurgunun orijinal olduğu. İncelemeler: #44393159 #290427507 #290939181 #291133155 #291803527 #292324097 #292499264 #292860126 #292918843 #293508755 #293726130 #293902467 #294258287 Okumalar: Aaron’ın Asası Adaları Seven Adam Ak Tavus Kuşu Anka Kuşu Aşık Kadınlar (Brangwen Ailesi Serisi 2) Atını Sürüp Giden Kadın -İki Mavi Kuş -Güneş -Atını Sürüp Giden Kadın -Gülümseme -Sınır Hattı -Jimmy ile Umutsuz Kadın -Son Kahkaha -Aşık -Adaları Seven Adam -Mutlu Hayaletler -Hiçbiri -Şampiyon Sallanan At -Hoş Hanımefendi Bakire ile Çingene Çizgiyi Aşmak Deniz ve Sardinya Adası Gökkuşağı (Brangwen Ailesi Serisi 1) Harman Yerinde Aşk -Harman Yerinde Aşk -Uğur Böceği -Tilki -Yüzbaşının Bebeği İtalya’da Alacakaranlık Kayıp Kız Kıyamet Hepimize iyi okumalar dilerim..
KıyametD. H. Lawrence · Dost Yayınevi · 200818 okunma
·
90 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.