HABİL Mİ KABİL Mİ?.. KADER Mİ İRADE Mİ?
10/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 19:25
İnsan kötü mü doğar, yoksa bir noktada mı kötüleşir? İyi ya da kötü insan olmayı biz mi tercih ederiz yoksa genetik olarak mı aktarılır? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Uzun zamandır okumak istediğim o kitabı sonunda okudum. İki ailenin kuşaklara yayılan hikâyesini katman katman işleyen; iyilik ve kötülük kavramını Habil ile Kabil anlatısı üzerinden sorgulayan, kader ile irade arasındaki o ince çizgiyi düşündüren; aile içindeki sevgi eksikliğinin ve onay arayışının insan ruhunda açtığı yaraları gösteren; unutulmaz karakterleri ve güçlü mekân tasvirleriyle bana “roman dediğin tam olarak budur” dedirten Cennetin Doğusu ’nu inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım… John Steinbeck çok çok sevdiğim bir yazar. Daha önce okuduğum üç kitabında; toplumsal gerçekçilik akımını mükemmel bir şekilde işlemişti ve bunun yanında insan ruhu ve psikolojisiyle ilgili analizleri de mükemmeldi. Cennetin Doğusu ise uzun zamandır okumak istediğim, yazarın bizzat kendisinin “Bugüne kadar yazdıklarım bu kitaba hazırlıktı.” dediği, çevremde güvendiğim birçok kaliteli okur arkadaşımın öve öve bitiremediği, dolayısıyla bekletimin çok yüksek olduğu bir kitaptı. Daha önce de söylemiştim, bir kitaba beklentim çok yüksek başlayınca genelde tam olarak karşılamıyor beklentimi; doğal olarak temkinli başladım esere… Ama sayfalarda ilerledikçe bütün bu övgüleri sonuna kadar hak ettiğini anladım. Birazdan detaylı anlatacağım ama baştan da söyleyeyim: bu eser her ayrıntısıyla sonuna kadar hak ediyor hakkında söylenenleri ve kesinlikle tam bir başyapıt! Kitapta, Hamilton ve Trask ailelerinin kuşaklara yayılan hikayesi direk yazarın ağzından anlatılıyor. Şöyle ki; kitabın ana karakterlerinden Samuel Hamilton, John Steinbeck’in büyük dedesi oluyor. Yani bu kitabı okurken yazardan ve onun aile büyüklerinden izler buluyoruz. Tabii ki tam olarak otobiyografik bir roman değil ama genel anlamda yazarın, ailesini ve aile büyüklerini böyle ölümsüz bir başyapıtta yaşatmış olması çok nahifçe geldi bana. Yazar hemen her yapında olduğu gibi memleketi Salinas Vadisi’ni yine muhteşem betimlemelerle tanıtmış. Onun bu memleket sevgisi bizim Yaşar Kemal ’imizin Çukurova sevgisini hatırlattı. Memleket sevgisi bakımından birbirleriyle yarışabilecek iki yazar bence :)) Eser’de ilk iyilik-kötülük mücadelesini Cyrus Trask’in oğulları Adam ve Charles üzerinden görüyoruz. Açıkçası ilk başlarda Kabil Charles diye düşünmüştüm, beni ürküten bir karakterdi. Kardeşine tavrı, kolayca yalan söylemesi, öfkesi, acımasızlığı vs… Adam ise sessiz sakin, vur başına al ekmeğini bir karakterdi… O yüzden çok üzülmüştüm ona. Fakat sonra sayfalar ilerledikçe gördüklerim fikrimi biraz değiştirdi. Charles’a da üzülmeye başladım çünkü aslında onun istediği tek şey babasının sevgisiydi… Ve bu sevgi eksikliği zamanla onun karakterine dönüştü. İçindeki öfkeyi, şiddeti, kötülüğü besledi bu sevgisizlik. Okudukça dedim ki kendi kendime; tamam sevgisizlik insanın karakterini kötü etkileyebilir ama gerçekten sevgisiz büyüyüp de sevgi dolu olan, melek gibi bir sürü insan da var. Kötülüğün kaynağı tamamen sevgisizlik demek, kötülüğe kılıf uydurmaktır diye düşündüm. Ve sayfalar ilerledikçe gördüm ki Steinbeck’ciğim de tıpkı benim gibi düşünüyormuş. Çünkü kitaba Lee ve Samuel karakterleri baskın şekilde fikirleriyle girdi ve “Timşel” kavramı üzerinden özgür irade diye bir şeyin olduğunu, iyiliği de kötülüğü de genetiğimizden, çocukluk yaşantılarımızdan bağımsız olarak seçebileceğimizin mesajını kitap boyunca mükemmel diyaloglarla verdi… Aslında kitabın asıl Habil-Kabil hikayesi ve Samuel ile Lee ikilisinin asıl dahil olduğu kuşak Adam’ın oğulları Aron ve Cal kardeşlerin üzerinden anlatılıyor. Bu çocukların anneleri ise Cathy… Bu anne(!)’ye ayrı bir paragraf ayıracağım zaten, ama çok kötü kalpli bir karakterdir kendisi. İşte bu kardeşlerden Cal da içindeki kötülüğün kaynağının annesinden geldiğini ve ne yaparsa yapsın içindeki şeyin üstesinden gelemeyeceğine inanır. İyi bir insan olmak ister ama içindeki “şey”i de durduramaz. Kötü şeyler yapar ama sonra deli gibi pişman olur, vicdan azabı çeker.. İyi şeyler yapınca deli gibi mutlu olur.. Kısacası kötüdür ama iyi bir insan olmak için çırpınıp durur. İşte yazarımız tam da bu karakter üzerinden veriyor bize bütün söylemek istediğini… Kötülük genlerinizde yani içinizde olsa bile onu seçmeyebilirsiniz diyor. Geçmişte kötü şeyler yapsanız da bundan sonra değişebilirsiniz diyor… Yeter ki “Timşel”e inanın! Yeter ki değişmek isteyin… Yeter ki iyiliği tüm kalbinizle seçin diyor… Gelelim meşhur Cathy’e… Şimdi şeytan diyeceğim, olmayacak… Çünkü şeytanın bile kötülük yapmak için bir motivasyonu var. Cathy öyle bir karakter ki kötülük taa en derininde.. Sanki özünde çamur değil de kötülük var gibi… Kitabı okuyup neler yaptığını bilenler beni anlayacaktır.. Üstelik gayet de sevgi dolu ebeveynlerle bir çocukluk geçirmiş. Yani öyle aile travmaları felan da yok. Bu karakteri okurken tüylerim diken diken oldu gerçekten. Yazar abartmış mı acaba, böylesine realist bir yazar nasıl böyle uç bir karakter yazabilir diye düşünürken bizzat muhatap olduğum özü kötü insanlar geldi aklıma.. Ve evet, ben ikna oldum bazı insanların bu derece saf kötü olabileceklerine… Ve bence yazar böylesine bir karakteri kullanarak demek istemiş ki bazı insanlar saf kötüdür. Gerçek anlamda kötü; köpkötü: tıpkı Cathy gibi işte.. Bazı insanlar ise saf iyidir; tıpkı Adam gibi… Cathy’nin gerçek yüzünü göremeyen, ömrü boyunca bazen saflık derecesinde iyi kalan Adam gibi… Ama insanların çoğu Cal gibidir demek istemiş... Bazen öfkelenir kötülükler yapar, bazen yalan söyler, bazen iftira atar.. Ama içinde iyilik hep vardır. Önemli olan suçu genetiğe, kadere, şartlara, çevreye, aileye atmadan “Benim özgür iradem var, istediğimi seçebilirim” diyebilmekte… “TİMŞEL” diyebilmekte… Eserde ayrıca bu güçlü mesaj dışında da bir sürü mesaj vardı ve birçok konu işlenmişti. Askerlik kavramı, dönemin siyasi eleştirisi, aile içi ilişkiler, Birinci Dünya Savaş’ı ve etkileri, göçmenlerin sorunları… Daha neler neler… Dikkatli okuyan okurlar çok şey bulacaklardır bu eserde. Kesinlikle sindirilerek araştırarak okunması gerekiyor bence… Ben böyle uzun soluklu, bir insanın baştan sona ömrünün ya da kuşaklar boyu ailelerin hikayelerini okuyunca çok değişik ruh halleri içine giriyorum. O insanların her dönem yaşadıkları sorunları dertleri, bunların bir şekilde çözülmesi ve yerlerine başka sorunların gelmesi, hayatın her daim bir şekilde devam etmesi, karakterlerin zamanla değişimi… vs. vs… o kadar çok şey katıyor ki bana, inanılmaz keyif alarak ve de dersler çıkararak okuyorum. Bu kitabı bu anlamda da çok sevdim. Kitabın sonu biraz oldu bittiye gelmiş gibi geldi bana. Son 15-20 sayfada oldu bütün vurucu kısım sanki. Keşke biraz daha sindirerek yazsaymış yazar. Ama bu haliyle bile çok etkileyiciydi… Son olarak şunu söylemek isterim: Birçoğumuzun içinde Habil de var Kabil de… Suçu içimizdeki şeytana atıp kendimizi Cennetin Doğusu’na mı süreceğiz, yoksa kalıp kendimizle mücadele edip, irade gösterip, özgürce seçimler yapıp sorumluluk mu alacağız? İşte bütün mesele bu… "Hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir." George Orwell Kitap ile, iyilik ile, sevgi ile kalın; görüşmek üzere…
Edebiyat
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
··
1.403 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Emine İnen
Gönderi Sahibi
“Çünkü birey olmak bir sorumluluktur. Havada bir yer kaplamaktan ibaret bir şey değil. Nasıl birisin sen?” Sayfa:495
Kitabı bitirdiğinizde incelemeyi bekliyordum. İncelemelerinizi, özellikle okuduğum ya da listemde olan kitaplarla ilgili olanları okumak, hem çok keyifli hem istifadeli, emeğinize sağlık Emine İnen Hanımcım 💐☺️ Yakın zamanda listemde olan eser ve yine o heyecan dolu, kapsamlı analiziniz sayesinde hemen başlayası geliyor insanın.. 🥳 Gazap Üzümleri ile bu kitabın okuma sırası konusunda kararsızdım,🤔 birkaç inceleme de okumuştum zaten, ama sanırım önce bu kitabı okuycam..🫠🥳 Kaleminiz kavi olsun, nice güzel eserlerle güzel yolculuklar dilerim.. ☺️💐✨📚📖🥰
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Hatice ℘ ֶָ֢⋆ Umarım hemen çağırır 🫠🤭 Görüşürüz, bol okumalı, huzurlu günler 🌸💞
“İncelemeniz harika ötesi yüreğinize ve dilinize sağlık. Cathy saf kötülükten başka bir şey değildir. İnsanın düşüncelerin de bile kötülük olmamalı.”:::!!!
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Mehmet mcmem Üçü de çok kalite yazarlar. Marquez’i okumakta ben biraz zorlansam da eserleri muhakkak okunmalı tabii ki..
"Kötülüğün kaynağı tamamen sevgisizlik demek, kötülüğe kılıf uydurmaktır diye düşündüm." Kısmına katılıyorum bende. Yani ilerleyen satırlarda dediğiniz gibi "Önemli olan suçu genetiğe, kadere, şartlara, çevreye, aileye atmadan “Benim özgür iradem var, istediğimi seçebilirim” diyebilmekte…" Ve yine katıldığım bir nokta var. Bazı insanlar gerçekten köpkötü. Onları değiştirmenin imkanı yok. Mesleki tecrübe ile edindiğim bir şey var , suç işlemiş on binlerce kişi suçu başkasına atma eğiliminde. Kimi yaptıkları için sistemi suçluyor, kimi kendisine sahip çıkmayan ailesini , kimi patronu, kimi öğretmeni, kimi Hacı yi ,kimi hocayı... Kimse de çıkıp"evet ben yaptım ve cezayı hak ettim , çekmeliyim ; çıkınca daha iyi biri olacağım/ olmalıyım demiyor. Elbette istisnalar vardır. Fakat çoğunluk dışarı çıktığında gayri meşru ve gayri ahlaki hayatına devam etmeyi düşündüğünü dile getirmekte. Alıntı ve incelemelerinizi beğenerek takip ediyoruz. Kitapla kalın. Okuma ve yazmanız daim olsun. Emine İnen
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Okuyan us Çok teşekkür ediyorum incelememi böylesine detaylı okuduğunuz ve de bu güzel yorumu yaptığınız için. 🙏 Aynı fikirleri paylaşmak, aynı duyguları hissetmek çok kıymetli.. 📚🍀 Tüm söylediklerinizin altına imzamı atarım ben de.. Zira insanların büyük çoğunluğu özeleştiri yapmaktan yoksun, kendine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapabilme potansiyeli çok yüksek.. Ama her şeye rağmen iyi ve güzel kalpli insanlar da var. İyi insanlara denk gelebilmek duasıyla diyeyim o halde… İyi geceler diliyorum. ✨📚🙏
Kankacım kankacım döktürmüşsün ama bu esere neler yazsan yetmez bitmez. Ben çok tartıştım cevremle bu kötülük iyilik konusunu genetik mi tercih mi diye ? Herkes fikrini söyledi ve uzun uzadıya tartışma oldu güzel oluyor bir ara bizde bu konu hakkında fikirlerimizi belirtebiliriz güzel bir tartisma fikir alış verişi olur. Eline, yüreğine sağlık kankacım eseri bu kadar seveceğini biliyordum zaten ben ne zaman seni görsem övüyordum eseri.Su da iyi tesadüf oldu sen benim övdüğüm bir eseri ben senin övdüğün bir eseri okudum (okudun) Bende demlensin yazicam birşeyler 😁
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Sağ olasın kankam 🙏 İnşallah unutmayız 🤭 Iyyyy Cathy’den ben de nefret ettim 😵‍💫🫣 İyi geceler ✨🍀
Reklam
Yazdığınız ilk cümle son okuduğum Kevin Hakkında Konuşmalıyız kitabında beni fazlasıyla düşündürdü, gerçekten bu sorunun cevabının çok zor olduğunu düşünüyorum. İnsanoğlu sırlarla dolu, çok güzel bir aktarım olmuş, yüreğinize sağlık.
Emine İnen
Gönderi Sahibi
LULU Mutlaka okuyacağım, teşekkür ediyorum 🌸