Gönderi

Kendini Bulmanın İlk Adımı Kendini Kaybetmektir!
Puan vermedi·200 syf.··
2026 91. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 11:17
Hermann Hesse Demian adlı eserinde insanın varoluş sancısını ve varoluşunun adımları hakkında okuyucuya kendi iç sesinin adımlarını sunmuştur. Bu sunuşun izlerini takip ettiğimizde bireyin varlık, oluş ve bozuluş donelerini anlamaktayız. Bu anlamın ve mananın ontolojik olguları düşünüldüğünde inancın ve kavramlarının etkisini okumaktayız. Kısacası eser bize kendimize dönüklüğümüzde baktığımız yüzün kendimiz olacağı ve kendimizi bazen kendimizin dahi tanıyacağımız zamanların içinde olacağımızı bize tanıtmaktadır. Demian'nın bölümlerindeki hikayeleri göz önüne getirdiğimizde; bize Carl Gustav Jung'un Dört Arketip'ini, Friedrich Nietzsche'nin 'amor fati' kavramını, Albert Camus'unun sisifos söylencesinde kabul ve başkaldırısını ve yer yer Marquis de Sade'in eksikli bir sadomi yanlarını göstermektedir. Özellikle ilk bölümdeki ebeveyne tapış-kopuş, daha sonraki bölümlerdeyse kendini inşa etme sürecindeki bir taş oymacılığı gibi çekiç gibi tecrübelenmiş ve bu tecrübelerin kabullenilmişinin ağırlığını hissetmek olarak devam etmektedir. Bu kabullenişin kendi içsel ve eylemsel yanları ve yönleri hakkında okuyucuya bir hayat alıntısı vaaz etmiştir. Bu vaaz edişin psikolojik yargılaması düşünüldüğünde karşımıza hayal ile gerçek arasında ve kitabada adını veren karakter Demian çıkmaktadır. Demian kahramanımızın hayat öyküsünde, kimlik arayışında, varoluş sancılarında ve hatta estetik olgularında dahi temel bir yetkinliği bulunmaktadır. Bu karekteri iyice okuduğumuzda bize varlığının bedenselliğinden çok zihinsel bir etkinliğe sahip olduğunu dayatmaktadır. Bu dayatış kahramnımız olan Sincilar'ın yaşam nosyonunda öyle bir yere sahiptirki; çoklu kişilik, dualist tanrı gibi hem bireyin eylemsel hem de metafiziksel yön ve yönergelerini etkilemiştir.. Belki de bu pencereden Demian Sincilar'ın zihinde var ettiği, tıpkı Chuck Palahniuk'in Dövüş Kulübü eserinde olduğu kendiliği ve içsel olarak baskıladığı yan karakteri olarakta anlaşılabilmektedir. Bu karakter Sincilar'ın kabul edemediği ya da toplumun dışladığı durumları rahat bir şekilde yapan ve hayatı olduğu gibi hem dışlayan hem de kabul eden biri olarak 'olmak istediği' ve 'olduğu' arasındaki ayrımı da anlayabiliriz. Metafiziksel ve mitik bağlamda ele aldığımızda Hermann Hesse kendi ait olduğu coğrafyanın analitik ve pratik durumları yerine doğu mistisizmini anlatı olarak eseriyle harmanlayarak; insanın kendini bulmak ve aramak mesafesinde inancın yeri ve önemi bağlamında kök alanları anlamlandırmaktadır. Bu bağlamda eser bireyin hem kendiyle hem de kendini oluşturan olgularla karşılaşması olarak okunabilir. Özellikle eserin bir bölümünde geçen 'Habil-Kabil' kıssası insan oğluğun içindeki dualiteyi, iyi-kötü denklemini, doğru ve yanlış karşılaştırmasını bize sunmaktadır. Sonuç olarak; Hermann Hesse Demian eserinde bireyin varolmasının sancıları ve kaygılarını inanç ve inançsızlık arasında geçen 'ben' olmaklığı sorgulamış ve mistisizmi de kullanarak anlatmıştır. Bu anlatış hem metafiziksel hem eylemsel hem de hedonist yanlar açısından insanın neliği, nasıllığı bağıntısını göstermiştir. Bu gösterge aramanın ve bulmanın sorumlusu olan insanın kabullenme ve reddetme, inanma ve inkar gibi kavramların hem ruhunu hem de bedeninin maddi ve manevi olarak okuyucnun zihin haritasına bırakmış ve bu haritanın hakikat denizinde atacağı kullaçları göstermitir.
DemianHermann Hesse · Can Yayınları · 20216,5bin okunma
·
51 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.