Gönderi

9/10
·224 syf.·
2017 43. kitabı
Nice Alim dediğimiz kişiler var ki kalıplaşmış arkaik şeyleri sürekli tekrar etmekten başka bir şey yapmazlar. Ağır bir din dili kullanıp, üst perdeden nasihat buyuran, samimiyetsiz ağır bir üslupla
Din
Dirilt KalbiniNouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 201712,3bin okunma
··
4.164 Gösterim
19 Yorum
Öncelikle incelemeni çok beğendim, böyle bir tevekkülle inanan insanlara rastladıkça gıpta ile bakıyorum. Ben bu maneviyatı kaybettim, düşünüyorum da kazanmak adına da hiç bir şey yapmamışım. Yazdıklarını okudukça çok eskiden tanıdık gelen bir çok duygu oluştu içimde ve içimde hissettiğim boşluğu neyin iyi edeceğini bilmiyorum. Çevreme, ülkeme, dünyaya baktığımda bu boşluk daha da derinleşiyor. Akıl almaz kötülüklerin olduğu bir dünyada yaşıyoruz, her gün yüzlercesinin cinayet, tecavüz, ölüm haberlerini seyredip aldırışsızlıkla nasıl yaşamaya devam ettiğimizi hayretle izliyorum. Kendimde dahil bu kötülüğün içindeyiz. İç huzuru olmayan milyonlarca ruh olarak, her gün birbirimize teğet geçip aldırışsızca yaşamaya devam ediyoruz. Ben insanların iyileşebileceğine inanmıyorum, dünya istediğimiz şartlar altında çok mükemmel bir yer olsa bile mutlaka türüm yapacak bir kötülük bulur. Öteki dünya varsa şayet ki umarım vardır, belki tüm bu karmaşanın kaos'un neden olduğu açığa çıkar. Kalemine sağlık.
Önceki 3 yanıtı göster
Değerli yorumun için teşekkür ederim. Dilerim öyle olur.
okumam tam 8 dakika sürdü, kim bilir sen ne kadar sürede yazdın. öncelikle emeğine sağlık çok güzel bir inceleme, çok güzel bir yazı. ben Nouman Ali Khan'ı tanımadığım için kitap çok yerde karşıma çıkmasına rağmen pek dikkat etmemiştim ama bu incelemeden sonra en kısa sürede alıp okuyacağım inşallah. teşekkür ederim.
Okumaya değer bulduğun için ben teşekkür ederim. Fazla zaman alıyor ama değer yine de. N. Ali Khan'ı Youtube'tan uzun zamandır takip ediyorum, sohbetleri insanı gerçekten etkiliyor. kitabı da okuyun ama sohbetlerini kaçırmayın derim. Şimdiden iyi okumalar.
Proust incelemelerin bir yana, bu inceleme apayrı bir yana Sergen. Yorumu uzatarak incelemeye gölge düşürmek istemem. Hem Proust okuyorsun hem de Nouman Ali Khan'ın üslubuna güvenip onunla ilgili bu kadar emek verip bir de içindekileri mantık süzgecinde anlatıyorsun. Ne yalan söyleyeyim, bence tam ideal arkadaş tipisin.
İdeal arkadaş tipi. :) Epey oldu okuyalı, Nouman bir kitap daha çıkarsa da yine aynı zevkle okurum herhalde. Sadece edebiyat, sadece tarih, sadece felsefe bir müddet sonra bunaltıyor insanı, eksik olduğumuz şeyler muhakkak, yazarak zihindeki parçaları toparlayıp bir nebze kendimizi buluyorsak bu kazanç sayılır. Okuduklarımızın idealini kendimize yansıtsak da iyidir brnce. Tekrar zaman ayırdığın için teşekkür ediyorum, var ol.
Bu yorum görüntülenemiyor
Allah sizden de razı olsun, ebeden...Nasıl ümitle okudum tahlilinizi, bizi bu tefekküre ortak ettiğiniz için evvelâ minnettarım. Ben eseri iki ay evvel okudum.İyilikle ilgili şöyle bir cümle vardı eserde; "Eğer hata işlediyseniz, insanlara iyilik yapabilme fırsatını elde edebilmek için yana yakıla aranmanız gerekir." Biz, Allah sevgisinden doğan yoğun pişmanlığı, o pişmanlıkla gelecek olan rahmetin nelere kadir olduğunun muhasebesini ve yese karşı direncimizi yitirdik... Sergen Bey, beni en çok tesiri altına alan bölüm; okçular tepesinde ki Ashab'a Resulullah Efendimizin muamelesi idi.Okuduktan sonra günlerce düşündüm, inanın o aynada kendimi görmek çok çetin bir sınavdı benim için.Rahman'ın Ayet-i Kerime ile Efendimize destek olması, onu teskin edeceğinin sözünü vermesi...Şefkat başka nasıl izah bulur, nasıl aklın kalbine iner... Öfkenin menşei ve onunla başedebilmenin yolları, muazzamdı...Bilgelik ilmin kalp ile bütünleştiği bir lütuf... Son dönemlerde okuduğum ve en çok istifade ettiğim tahlillerdendi... Emeğiniz ziya bulsun...
Hepimizden inşallah Eylül Hanım. Etkilenmeniz çok mutlu etti beni, keşke sitede bu tarz okumaları daha sıklıkla görebilsek, ne güzel olurdu. Son zamanlarda ne tarafa baksak hüzün görüyoruz, dediğiniz gibi telafi etme durumu şöyle bir yana dursun, küfrünü görmeyenler, görse bile hafife alanların çoğaldığı o ahir zamanın eşiğinde gibiyiz sanki. Uhud'da "Vahşi kuşlar size saldırsa bile yerlerinizden ayrılmayınız." sözünü unutup ganimetlere koşan ashab da benzer yanılgıya düşmemiş miydi? Her şeyde hafife indirgenen bir dini kendi içinde ılımlı hale getiren ve bunu bağıra bağıra ifade eden sözde alimlerin egosu zemin hazırlıyor aslında bu günahlara... Onlardan kurtulabilmek için de küfrü iyi tanımak gerektiğini anlıyoruz... Naif katkınız için çok teşekkür ediyorum... Geniş yelpazede tefekkürlerimizin artması dileğimle... Var olunuz.
1 yanıtı göster
Reklam
“Eğer gerçekten inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz." (Âl-i İmran, 3/139) ayeti Müslümanların geri kalmışlığını adeta özetler nitelikte. Müslümanlar olarak gerçekten inanan toplumlar olamadığımız için bir Gazali çıkmıyor içimizden, böyle olduğu için Dini insanları gözlemleyerek anlama yanlışına düşüyoruz. Görüyoruz ki açlıktan ‘ağlayamayan’ çocuklar ve onları görmezden gelen, hiçbir mülteciye kapı açmayıp, bir robota vatandaşlık verebilen körfez babaları var. Ve bu Aptallar furyası ile İslam’ı bağdaştırarak lekeleyen bilinçsiz güruh toplulukları var. ->> Bu çok yerinde ve güzel ifade edilmiş bir tespit Sergen Bey. Bu uzun ve belli ki büyük bir emek harcanarak yazılmış incelemeyi çok beğendim. Okurken ne kadar güzel düşünceleri var dedim. Kaleminize sağlık..
Önceki 1 yanıtı göster
Ah en zor şey o. Çalışıyorsun kitaplar gözünün önünde, dünyanın en hüzünlü tablosu bilirim... :/ Üçüncü kitabım olsun bu kitap Rasim amcadan. Şeytana uy diyesim var da çalışmalar geri kalmasın :))
1 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.