Gönderi

HABERİNİZ VAR MI
9/10
·372 syf.··
2019 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2019 22:39
YouTube kitap kanalımda Kardeşini Doğurmak kitabını yorumladım: ytbe.one/XvACJzZtwCM "Yetiştirdiğin ağacın meyvesini ilk sen yemez misin?" Ensest suçunu kabul eden bir "baba"(!) Uzun zamandır kurgu romanların arasında kaybolmamla birlikte oluşan rahatlığımı bozabilecek ve beni içindeki saf gerçeklerle rahatsız edebilecek bir kitap arıyordum. Kardeşini DoğurmakKardeşini Doğurmak kitabı doğru bir seçimdi. Peki, neden bazı gerçeklerden rahatsız olmalıyız? Marcel ProustMarcel Proust'un düşüncesine göre, merakımızın tam olarak uyanması için bir rahatsızlık duyuyor olmamız gerekiyor. Ray BradburyRay Bradbury, rahat bırakılmamıza gerek olmadığını, bazı gerçeklere kayıtsız kalmamak için arada sırada rahatsız edilmemiz gerektiğini belirtiyor. Sabahattin AliSabahattin Ali ise dünyada rahat yaşamanın aptalca olduğunu, aptal olmaktansa biraz daha rahatsız yaşamanın daha gerekli olduğunu savunuyor. Buraya başka sevdiğim yazarların da rahatsızlık hakkındaki düşüncelerini yazabilirdim ama şimdilik bu kadarı yeterli. Bir soru sorarak başlayayım. Bu yazıyı okuyan kadınlardan kendi kardeşini doğuran var mı? Aramızda böyle bir kişinin olduğunu hiç sanmıyorum. Peki bu durumda kalmış biri, hiçbiri, binlercesi için ne kadar oranda bir empati duygusuna sahip olabiliriz? Merakımızın tam olarak uyanması için artık bir rahatsızlık duyuyor olmamız gerekmez mi rahatça yaşayıp gülüp geçtiğimiz gerçeklere karşı? Türkiye'deki ve belki de mahallemizdeki komşumuza kadar inmiş olma ihtimali olan ensest gerçeği hakkında nelerden haberimiz var? Ensest: Başta aile içi olmak üzere her türden gayrimeşru cinsel ilişkiyi ifade eder. 1,5 aylık bir çocuğun cinsel istismar sonucu bağırsakları patlayarak öldüğünden haberiniz var mı? "Babanın ihtiyacını gider, ne olur, bak bize zarar verecek" diyen ve enseste aracılık eden annelerden haberiniz var mı? Babasının 24 yıl boyunca bir bodruma kapatıp yedi kardeşini doğurmasına sebebiyet verdiği Elizabeth F.'den haberiniz var mı? Küçücük çocukların tecavüzünde rıza arayıp, 12 yaşından büyük çocukların tecavüzcüsüyle evlendirilmesini yasalaştırmaya çalışan kurumlardan haberiniz var mı? Diyarbakır'daki bir mahkemede sırf tecavüz tamamlanmadığı için erken boşalma indirimi alan sanıktan haberiniz var mı? "Yetiştirdiğin ağacın meyvesini ilk sen yemez misin?" diyen ve kendi öz kızına uyguladığı cinsel istismar suçunu kabul edip hiçbir suçluluk duymayan babalardan haberiniz var mı? Ailedeki cinsel istismardan haberi olup da babanın Kuran'a el basabileceğini söyleyince ona inanan abilerden haberiniz var mı? 14 yaşındayken bir akrabasının tecavüzüne uğrayan ve evinden kaçan Güldünya'nın töre kurallarına uymadığı için vücuduna sıkılan kurşunlar tarafından öldürüldüğünden haberiniz var mı? Bir çocuğun kendi ağzından çıkmış olan "Ben çilekli süt istiyorum. İneğin sütünü istiyorum... Pipi sütü istemiyorum artık!" cümlelerinden haberiniz var mı? Kanınızın yıllardır süregelen sıcak akışından sonra kanınızı durduk yere dondurmak isteyeceğiniz bütün bu iğrençliklerden haberiniz var mı? Karnındaki bebeğin babasından mı yoksa kocasından mı olduğunu bilmeyen kadınlardan haberiniz var mı?! Benim haberim yoktu. Çok ama çok özür dilerim. Güldünya'dan, Elizabeth'den, tecavüzünde rıza aranan bütün çocuklardan, 1,5 aylık bağırsakları patlayan o çocuktan, karnındaki bebeğin babasından mı yoksa kocasından mı olduğunu bilmeyen bütün kadınlardan özür dilerim. Bunların hiçbirinden haberim yoktu. Büşra SanayBüşra Sanay olmasaydı haberim olmazdı. Çünkü ensest haberlerinde pek reyting yoktu. Daha çok tıklanacağı bilindiği için böyle gerçekleri yayınlamayı o kadar tercih etmeyip de durmadan sosyal medya kanalları aracılığıyla Şeyma Subaşı'nın Acun'dan aldığı nafaka haberlerini paylaşan, Arda ve Berkay'ın kavgasını Türkiye'nin gündemine oturtan, izdivaçlarda edilen kavgaların tecavüz ve ensest vakalarının önüne geçtiği bir iğrençlikler bütününde yaşadığım için o kadınların hepsinden özür dilerim. Sosyal medyaya yansıması o kadar istenmiyor bu tür haberlerin. Yansıması istenmiyor çünkü toplumun rahatını bozabilecek, iktidarın verdiği cezaların caydırıcılığını sorgulatabilecek cinsten haberler bunlar. Bize yansıyan sadece Palu Ailesi oldu, o da işin görünen yüzüydü. Çok ama çok özür dilerim hepsinden... Hiçbir şey yapmadım cesetlerine karşı. Yapmamayı geçtim haberim bile yoktu tecavüz edilmiş bedenlerinin masumluğundan. Haberim bile yoktu... Ben eminim ki, günlük yaşamlarımızda yanlarından geçip gittiğimiz insanların arasında bu tür sapkın insanlar var. Ben eminim ki, binlerce insan bu tür gerçeklere karşı hâlâ sessiz kalmaya devam ediyor. Ben eminim ki, çocukların anlattıklarına inanmayan, ensesti hâlâ hastalık olarak görmekle yetinip de sanıkların ceza almasını engelleyen, verilen cezaların eksikliğinden ötürü aramızda dolaşmaya devam eden insanlar var. PEKİ NE YAPMALI BU İLLETE KARŞI? *Bu tür olaylardan daha fazla haberimiz olmalı. *Çocuklara hayır demeyi öğretmeli. *Çocuklara cinsel eğitim verip, özel bölgeleri öğretilmeli. *Cinsellik konusu açıldığında çocuk ayıplanıp susturulmamalı. *Anneler çocuklarıyla yakından ilgilenmeli. *Çocuklara kendilerini nasıl ifade edebilecekleri öğretilmeli. *Çocuklara kendi vücutlarının özel olduğu ve ancak kendi izin verirse birinin dokunabileceği öğretilmeli. *Ailelerin, çocukların ve bu konuda bilinçlenmek isteyen herkesin Çocuk İzlem Merkezleri aracılığıyla bilgilendirilmesi sağlanmalı. *Eğer bir suça tanıklık ettiysen ya da suç şüphesi oluştuysa bunu adli mercie bildirmeli. Aksi takdirde sen de aynı cezayı alırsın. *Türkiye'deki ensest gerçeğine psikolojik, sosyolojik, hukuki, tıbbi, edebi, dini, nörolojik konularda tecavüzcülerle yüzyüze gelmiş cezaevi psikologlarının da aracılığıyla geniş bir fener tutan Kardeşini DoğurmakKardeşini Doğurmak kitabını okumalı. Belki 1 kere değil. 3-5 kere okumalı ki kafamıza bazı şeyler tam olarak kazınsın. Bu kitabın 1000kitap'taki okunma sayısı "419"da kalmamalı. Binlerce, milyonlarca insana ulaşmalı. *Bu tür konular hakkında yapılan yorumlara ve gönderilere salt kalp butonuna basıp geçmemeli, içimizdeki esas kalbimizin butonuna basmalı. Ben de dahil. *Rahatımızı bozacak görmezden gelinmiş, halının altına atılmış gerçeklerden daha fazla rahatsız olmalı. *Daha fazla rahatsız olmalı. *Daha fazla rahatsız olmalı...
Eğitim
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
··3 alıntı·
10bin Gösterim
54 Yorum
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Çektiğim en zor videolardan biri Büşra Sanay'ın Kardeşini DoğurmakKardeşini Doğurmak kitabı için oldu. İnceleme yazması nispeten kolay görünüyor fakat bu konular hakkında konuşması epey zor oluyormuş bunu anladım. İzleyip rahatsız olacak gerçekler duymak isteyenler için : youtu.be/XvACJzZtwCM Büşra Sanay'a bunca emeği ve özverili çalışması için çok teşekkür ederim.
Yazdığın çoğu olaydan haberim var maalesef. Evet maalesef diyorum çünkü sorgulama aşamasında ve mahkeme safhalarında görevim gereği bulunmak zorunda kaldım. Her sorgu ya da mahkeme sonrasında çocuklarım adına endişe ettiğim uzun süreli korku anları yaşadım. Tamam ben çocuğumu korurum, öğretirim, bilinçlendirim. Ya bunu yapamayan ailelerin çocukları onları kim koruyacak? Hiç unutmam yine böyle babasının tecavüzü sonucunda hamile kalan kız çocuğunun duruşmasında babanın yakınları " kesin bu çocuk babadan değil kim bilir gelin bunu kimden yaptı? İnsanın kendi evladını nefsi çekmez" yorumları yapacak kadar cahil duyarsız bir toplumuz. Türkiye'de olaylara karşı insanımızın duyarlılık alanı 24 saate endeksli Oğuz, 24 saat sonrasında yeni bir olaya hemen yönlenir öncesini unuturuz. Hani manavlar çürük meyveleri taze olanların altına gizler ve satarken arada pakete koyar ya eve gidince fark edip kızarız işte çoğumuzun tavrı da aynen böyle gerçekler haykırmaya başladığı anda duyuyoruz. Kalemine sağlık olsun. Yüreğine emeğine binlerce kez minnet.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Senin görevinden dolayı bu tür olaylarla yüzyüze kalmış olma ihtimalin belki de bu sitedeki herkesten daha fazladır abla, bu yüzden senin anlatacak çok şeyin var, bu yüzden sen de insanlara çok şey anlatmak istiyorsun. Daha o kadar çok olay var ki, ben işin sadece görünen yüzünü anlattım. Daha görünmeyen tarafta kalmış o kadar insan ve aile var ki, benim bugün gittiğim camide yanına oturduğum insanlar arasında o pornoları zevkle izleyip de midesi kalkmayan o kadar çok insan var ki... Ne desem boş bundan sonra. Onların hepsiyle beraber yaşıyoruz. Yadsınamayacak kadar gerçek bu. 24 saat olayı maalesef öyle fakat içimizdeki ruh yıllarını bu tür olaylarla saatlendirmeyi başarabilirsek bu tür gerçeklere karşı da daha fazla kayıtsız kalmamayı başarabiliriz. Umarım sen de bize karşılaştıklarını daha çok anlatırsın abla, değerli yorumlarınız için teşekkür ederim.
“Bu yazıyı okuyan kadınlardan kendi kardeşini doğuran var mı? Aramızda böyle bir kişinin olduğunu hiç sanmıyorum.“ Bu kısım dışında diğer tüm yazdıklarının altına imzamı atarım. Bu kısım dedim çünkü incelemende de bahsettiğin gibi maalesef herkes, hepimiz susuyoruz-susturuluyoruz! Ve belki şimdi burda bu yazdıklarını yaşamış kadınlar vardır. Bunu bilemeyiz bu yüzden genellememiz yanlış olur. Allah belalarını versin! Kahrolsunlar, yok olsunlar! İdam istiyoruz! demekle hiçbir yere varamayız. Önce 'Eğitim' sonra 'Hukuk' onların cezasını vermeli. Yine ilki bizim elimizde ama hukuktan pek emin değilim. Zira şu sıralar okuduğum Cinsel Şiddeti Anlamak kitabında şöyle diyordu. “Mesele tecavüz eden üç-beş erkeğin zaafından ibaretse ya da asıl suçlular kadınların kendileriyse, o zaman erkekler neden tecavüzle ilgilensinler ki! Statü ve iktidarın erkeklere ait olduğu bir toplumda bu ideoloji hiç de şaşırtıcı değildir.” Erkeklerin egemen olduğu ve yönettiği bir gezegende erkekleri erkeklere şikayet edip geri dönüş almamanın açıklaması bu olsa gerek. Ben geçenlerde; umudumu kestim, her geçen gün daha vahim bi hâl alıyoruz demiştim ama Necip G.Necip G. umudunuzu kesmeyin İçinde bulunduğumuz çağ, belki de tüm insanlık tarihinde bu konuda en fazla ilerlemenin gerçekleştiği bir çağ demişti. İlerliyorsak bile Caretta caretta adımlarıyla ilerliyoruz umarım adımlarımız daha sıklaşır ve hızlanır. Yine de umut etmeye devam edecem. İnsanları rahatsız etmeye devam et Oğuz. Orda olduğunu bildiği halde görmezden gelip üstüne toprak attığı ama canlı kanlı orda duran olayların üstünü açmaya devam et! Sadece sen de değil biz de bunu yapmalıyız. Yazı için koca bir teşekkürü borç bilirim. Ellerine, yüreğine sağlık. Ha bide bir yerlerde Sabahattin Ali’yi gördüm es geçmek olmaz. :) Zira şöyle de der Sabahattin Ali; "İnsan dünyaya sadece yemek içmek koynuna birini almak için gelmiş olamazdı daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı." Daha büyük ve insanca sebepler bulmamız ve sadece etimizle, kemiğimizle değil tüm benliğimizle insan olmamız dileğiyle.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Haklısın aslında bu sessiz kalmalara artık o kadar alıştırılmışız ki en yakınımızdaki insanların bile başına böyle şeyler gelmiş olabilir, yine de ben empati yapabilmenin zorluğu açısından dedim tabii ki. Tam olarak dediğin konuyla ilgili bu kitapta da bir bölüm var. Hatta bu tür davalara bakan hakimlerin kadın olması gerektiğini belirten bazı kısımlar var. Yani dediğinde çok haklısın bu yüzden. Necip Abi’nin zaman ve ilerleme konusunda dediği şeye katılıyorum. Çünkü milyarlarca yıllık bir evrende belki de gelişmelerin, teknolojinin en hızlı evrildiği çağdayız. Bu tür gelişmelerden tabii ki böyle konuların da etkilenmesini bekliyoruz. Fakat bilmiyorum, geliştikçe ve sosyal medya kullanımları yaygınlaştıkça daha yoz bir nesil mi geliyor yoksa daha bilinçli bir nesil mi geliyor diye çok fazla ikileme düşüyorum. Güzel sözlerin için teşekkür ederim, bunlar benim her zaman aklımda tutmak istediğim gerçekler değerli Gül. Aklımda ölmüş masum insanlara dünyanın üstünde tutmak istemediği fakat benim hafıza bahçemde varlığı ölümüme kadar her zaman devam edecek olan bir mezarlık var ve ben bu mezarlıkla birlikte adımlarımı atmaktan gurur duyuyorum, keşke daha çok kişi rahatsız olsa diyorum bu yüzden de. Sabahattin Ali’nin alıntısı konusunda da teşekkürlerimi sunuyor, insan olma dileğinin de baki kalmasını temenni ediyorum. Sevgilerimle...
Katiller, şerefsizler, insanlıktan nasibini almamış vicdansız insanlar el kadar yavrulara bakan gözleriniz kör olsun allah cehenneminden kurtulacak mısınız bu dünyada da diğer dünya da azap içinde yaşayın.
youtu.be/E2QZNrTcf9w Çocuklarımıza bedenleri üzerinde söz hakları olduğunu öğretelim.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Evet, "Çocuklara kendi vücutlarının özel olduğu ve ancak kendi izin verirse birinin dokunabileceği öğretilmeli." bu başlıkta bunu belirttim. Çoğu çocuk yaşadığı istismarın istismar tanımı dahilinde olduğunu bile arkadaşlarından, çevresinden duyuyor. Bu yüzden de incelemenin başlığını "eğitim" kısmına koydum.
Reklam
youtu.be/yK7PsjTRfwY bunu izlediğimde midem bulanmıştı ve yazarı çok takdir etmiştim. Onca yaşananlardan sonra hatta bunun utancını değil de gururunu ifade eden insanlarla muhatap olduktan sonra nasıl bir sağduyu içinde kaleme aldı tüm bunları gerçekten takdir edilesi. Çok güzel bir inceleme olmuş emeğinize sağlık. Umarım okuyabilirim bir gün!
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Bu konuşmayı defalarca izledim ve samimiyetine kesinlikle inandığım, sesinin ara ara titremesinden bile belli olan bir kadın. Bunları duyup da sesimiz hiç titremeden yaşamaya devam edebilen bizler için de daha gidecek çok yol var...
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.