Gönül Demircioğlu

“Adam bu seferki izni hakkında özellikle gizemli bir tutum takınmış, iş arkadaşlarından hiç kimseye gideceği yerden bahsetmemişti. Sadece susmakla kalsa iyiydi ama gizemli bir hava yaratmak için bilinçli olarak çabalamıştı. Günlük hayatın griliği derilerine kadar nüfuz etmiş tipleri çıldırtmak için bundan daha etkili bir yöntem olamazdı. Bu gri ırkın mensupları, kendileri dışında birilerinin kırmızı, mavi ya da yeşil fark etmez, gri dışında herhangi bir renge sahip olabileceğini düşündüklerinde bile dayanılmaz bir kendinden nefret hissine kapılırlardı.”
Sayfa 71·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Öğretmenler kadar kıskanç bir grup bulmak zor işti. Öğrenciler her sene nehirden akan sular misali kendilerini aşıp giderken, öğretmenler nehrin yatağına gömülmüş taşlar gibi sabit kalmak zorundaydılar. Umutlar başkalarına anlatmak için vardı, kendi hayalleri için değil. Ya kendilerini çöp gibi hissederek yalnız mazoşistlere dönüşüyorlar ya da sonunda, başkalarının ahlaka aykırı davranışlarını rapor edip duran şüpheci erdemliler olup çıkıyorlardı. Özgürlüğe özendikçe özgürce davranışlardan nefret etmekten kendilerini alamıyorlardı.”
Sayfa 59·Kitabı okudu
“Eskiden, yurtta kalırken beslediğim bir sokak köpeği vardı. Böyle tüy yumağı gibi bir şey. Yaz gelince bile kolay kolay tüy dökmüyordu. Bakması bile insanı sinir ediyordu. Ben de sonunda tüylerini kırpmaya karar verdim. Neyse, sıra kırpılan tüyleri atmaya gelince bizim köpek başladı ulumaya. Tüy demetini ağzına aldığı gibi yuvasına koştu. Herhalde tüylerini de kendisinin bir parçası sanıyordu. Bırakıp gitmeye gönlü el vermiyordu.”
Sayfa 52·Kitabı okudu
Roman
“Tam şu anda Tanrı’ya bana yardım etmesi için yalvarıyorum. İhtiyaç duyuyorum. Güçlüyüm ama aynı zamanda yıkıcı da. Ben O’na gitmediğime göre Tanrı bana gelmeli. Bırakın gelsin Tanrı: bunu hak etmesem de. Gelsin. Ya da belki onu en az hak edenler ona en çok ihtiyacı olanlardır. Ben tedirginim, sert ve umarsızım. İçimde sevgi de olsa. Sadece sevgiyi nasıl kullanacağımı bilmiyorum. Bazen bir kanca gibi yırtıyor beni. Eğer içime bu kadar sevgi dolmuşsa ve hâlâ tedirginsem, bu Tanrı’nın gelmesine ihtiyacım olduğundan. Çok geç olmadan gel. Yaşayan her insan gibi ben de tehlikedeyim. Ve bekleyebileceğim tek şey tam da en beklenmedik olan. Ama ölmeden önce huzur bulacağımı biliyorum, o zaman da hayatın hassasiyetini tadacağım. Yerken ve yaşarken -yemeğin tadını fark edeceğim. Sesim senin sessizliğinin uçurumuna düşüyor. Beni sessizlikte okuyorsun. Ama bu sınırsız sessiz alanda kanatlarımı açıyorum ben, özgürce yaşamak için. Yani en kötüsünü kabul ediyor ve ölümün özüne giriyorum, bu nedenle hayattayım. Hissetmenin özü. Sonra beni ürpertiyor IT.”
Sayfa 59·Kitabı okudu
Edebiyat
Tanık
“bu çağa kapanmaz bir fark olarak düştüm bir soru doğdum kendime her geçen gün daha zor”
Sayfa 45·Kitabı okudu
Şiir