Aşık bir insanın yapabileceklerini sınırı nedir sizce? Bu kitapla beraber bir sınırı olmadığını görüyoruz.
Ünlü besteci Bizet’in bu kitaptan ilham alarak yazdığı operası Carmen’i çok severim. Bu sebeple kitaba merağım olarak okumaya başladım.
Carmen büyü demektir. Bu kelime yazarın kendi buluşudur. çingene kadınlarının büyü, muska vs. yapmasından esinlenerek türetmiştir.
Bir onbaşı olan Don Jose, Carmen’in hapisten kaçmasına göz yumarak rütbesinden olur. Sonrasında tekrar tesadüf eseri bir eğlencede karşılaşırlar ve fark eder ki Carmen’i aklından çıkartamaz. Don Jose, bir subayı yaralamasından sonra Carmen’e kaçar ve onunla beraber olmak, ona ayak uydurmak için onun gibi yaşar, onun gibi çalışmaya başlar. Yani önce kaçakçılık, sonra soygunculuk yapar en sonda da cinayet işler. Sevdiği kadın için çok şeye katlanır ve yine sevdiği kadını paylaşamadığı için katil olur. Ama Carmen özgür ruhlu, başına buyruk, dik başlı bir kadındır. Hatta şöyle diyor kitapta, ‘Bana bir şeyi yapma dedin mi, ben hemen onu yaparım.’ Ve artık Don Jose’yi sevmediği için ölmeyi dahi göze alabilecek kadar asi ruhludur.
Bu ikilinin arasındaki aşkı, tutkuyu, toksikliği konu edinen 110 sayfalık, su gibi akıp giden bir eser. Kitabın sonunda da çingenelerin tarihi, dili, coğrafyası, inanışları hakkında ufak bilgilendirmesi vardır. Müthiş etkilendiğim bir kitap değil ama okuduğum için de pişman değilim. Kitapla kalın
Sahip olmadığımız şeylere bakarken, “Benim olsaydı nasıl olurdu?” diye düşünme eğilimindeyizdir ve işte böylece yokluğu hissederiz. Oysa bunun yerine sahip olduğumuz şeyler için sık sık şunu düşünmemiz gerekirdi, “Bunu kaybetsem ne olurdu?”